Alzheimer

Demans türlerinde en çok görülen hastalık türü Alzheimer’dır. Alzheimer, MSS’nin yani, merkezi sinir sisteminin nörodejeneratif bir hastalığıdır. Hastaya hem bilişsel hem bellek hem de günlük yaşam problemleri yaşatan bir tür hastalıktır. Alzheimer gibi nörodejeneratif hastalıklarda sinaps kaybı yaşanır ve sinaps kaybı da nöral ölüme sebep olur. Hastaların klinik tabloları, bozulan işlevleri ve fizyolojik-psikolojik durumları hastalığın evrelerine ve
beyindeki tutum bölgelerine göre değişiklik gösterir.

Bireyin, sekiz alanından en az ikisinde bozulma olması durumunda “Muhtemel Alzheimer” tanısı alır. Bu sekiz alan, bellek, lisan(dil), uzamsal algı, dikkat, yürütücü işlevler, oryantasyon, problem çözme yetisi, işlevsellik olarak tanımlanabilir. Bu tanı, DSM ve NINCDS-ADRDA (National Unstitue of Neurological and Communicative Disorders Association) ’ya göre belirlenir. Aynı zamanda Dünya Sağlık Örgütü’nün küresel halk sağlığı sorunu olarak gördüğü bir hastalıktır.

Erken Alzheimer evrelerinde bireyin en baştaki problemi bellektir. Bu dönemde hasta, günlük rutinlerini ve işlerini yerine getirebilse de daha zorlayıcı aktivitelerde zorlanmaktadır. Hastalık daha da ilerleyip orta evreye gelindiğinde, kognitif defisitler artar. Kognitif defisitlere örnek olarak afazi, apraksi gibi durumlar verilebilir. Hasta, bu durumda evin içindeki işlerinde gittikçe zorlanmaya başlamakta ve dışarı hayatında gerçekleştireceği
aktiviteleri yapamaz hale gelmektedir. Alzheimer’da ileri seviyeye gelindiğinde motor işlevlerinde problemler, yürümede, postürde, inkontinansta bozukluklar görülmektedir. Hastalık yedi evre bulundurur ve bir sonraki evreye geçildikçe dikkat ve yürütücü işlevler, düşünce ve davranış, apraksi, dil ve görsel-uzamsal konularda bozukluk meydana gelir. Hastalığın beşinci evresinde bazı hastalarda agnozi gözlemlenmiştir. Tarak gibi bilinç
düzeyine çağırılması basit araçları tanıyamaz duruma gelmişlerdir. Altıncı evreye gelindiğinde akışkan ve anlık konuşmada kayıp gözlenebilmektedir. Bu bağlamda kişisel görüş bildirmem gerekirse, insan beyninin kelimelerle ve konuşma ile ilgili bölümünün sol taraf olduğundan yola çıkarak, ileri safha Alzheimer hastalarının beyinlerinin sol kısmında kısmi lezyonlar ya da işlevsizlikler oluştuğunu söyleyebilirim.

Alzheimer Tedavisi, Farmakolojik Tabanlı Tedaviler ve Terapi Kökenli Tedaviler 

Alzheimer tedavisi için farmakolojik ve farmakolojik olmayan tedaviler uygulanmaktadır. Farmakolojik tabanlı tedavilerin, yani ilaçların hastalığı geri çevirmediği ve hastalığın ilerlemesini durdurmamakta olduğu bilinmektedir. Son dönemlerde Alzheimer hastalığı için bilişsel temelli terapiler gündeme gelmektedir. Bu terapiler bilişsel eğitim ve bilişsel rehabilitasyon olarak ikiye ayrılmaktadır. Bilişsel uygulamalar sayesinde nöronal iletişimde ve sinaptik düzeyde beyin fonksiyonlarının değiştirilebileceği saptanmıştır. Bu noktada, terapilerin kişiye odaklı ve gerçekçi hedeflere sahip olması önemlidir. Bilişsel rehabilitasyon yönteminde hem Alzheimer hastasının hem de Alzheimer hastasına bakım veren kişilerin yaşadığı zorluk ve problemler ele alınır. Bilişsel rehabilitasyon sürecinin yararlı etkisi nöroplasitite ile açıklanır. Nöroplastite sayesinde, nöronlar arası bağlantılar güçlenir. Bunun dışında duyusal terapilerin de Alzheimer hastaları için uygulanabilecek terapi yöntemleri arasındadır. Müzik ve sanat gibi terapiler hastanın duyularını uyarabilir, hafızasında gelişmeler kaydetmesine olanak sağlayabilir. Geriatri anlamında uzmanlık kazanmış psikologların terapi yöntemleri de önemlidir. Son olarak belirtmekte yarar var ki, Alzheimer tedavisi için sadece terapi yöntemi veya ilaç kullanmak yerine çoklu tedavi önerilmektedir. İlaç ve terapilerin paralel uyumda gittiği tedaviler daha hızlı gelişim kaydedilmesine olanak sağlamaktadır. Uygulanacak terapilerin de kişiye özel olması bu anlamda önem arz
etmektedir.

 

Yazan: Sıla Ayyıldızoğlu

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*