Anormal Uyku Düzeni ve Bilişsel Performans Arasındaki İlişki

Yeni bir araştırma, doğal uyku alışkanlıklarındaki farklılıkların beyin yapısındaki farklılıklarla ilişkili olduğunu kanıtladı. Human Brain Mapping’de yayınlanan araştırma, anormal uyku düzeninin beynin belirli bir bölgesinde bulunan beyaz madde bütünlüğündeki azalma ile ilişkili olduğunu ortaya koydu.

Çalışmanın yazarı ve Muenster Üniversite Hastanesi’nde Nöroplastisite ve Nöromodülasyon Araştırma Grubu üyesi olan tıp öğrencisi Pascal Grumbach; “Genellikle beyaz madde lif bağlantılarındaki mikroyapısal değişikliklerle ilgileniriz. Bu bağlantılar, beynin farklı bölgeleri arasında oluşan bilgi alışverişi ile ilişkilidir.” diyor.

“Bu çalışmada bireyler arası davranışsal farklılıkların (uyku süresi gibi) sağlıklı insanlarda beyaz maddedeki değişikliklerle ilişkili olup olmadığı sorusuyla yola çıktık. Bu cevapsız sorunun üzerinde çalışmak için halka açık olan Human Connectome veri setinden yararlandık.”

Veri 1,065 sağlıklı genç yetişkinin beyin taramasını içeriyordu. Katılımcılar, bilişsel işlevlerini ölçecek test bataryasını çözdüler. Ayrıca uyku kaliteleri ve süreleri hakkında bazı soruları yanıtladılar.

“Beyaz madde bütünlüğünün görüntülemesini ve analizini sağlayan difüzyon tensör görüntülemesi ile elde edilen verilerle çalışıyoruz. İnsan beyninin sözde konnektomuna ilişkin içgörüler, beyin yapısının daha yüksek beyin işlevini nasıl mümkün kıldığını ortaya çıkarmak için günümüzün bilişsel sinirbiliminin önemli bir araştırma alanıdır. Bu çalışmada, psikiyatrik hastalıklarda konnektomun nasıl değiştiğine ve gelecekteki tedavilerin bu değişiklikleri nasıl ele alabileceğine odaklandık.” dedi Grumbach.

Araştırmacılar, uyku süresinin -subjektif uyku kalitesinin değil- bilişsel performansla ilişkili olduğunu buldu. Bu ilişki, kısmen beynin belirli bir bölgesindeki beyaz madde mikroyapısıyla açıklandı.

“Çalışmamız, daha kısa uyku süresinin superior longitudinal fasciculus (SLF) adı verilen bir ana lif kanalında azalmış beyaz madde bütünlüğüyle ilişkili olduğunu ortaya koydu. Bu beyaz madde bölgesi çalışma belleği (bir telefon numarasını akılda tutmak gibi mesela) ve beyindeki dil işleme açısından önemlidir.” diyor ve ekliyor Grumbach; “Bu, elde ettiğimiz sonuçlarla vurgulandı çünkü SLF’deki beyaz madde mikroyapısı bilişsel performans ile ilişkilendirildi. Daha da yakından baktığımızda hem çok kısa uyku süresinin hem de alışılmadık
derecede uzun uyku süresinin daha kötü bilişsel performansla ilişkili olduğunu gördük.” “Bir birey için en uygun uyku süresini hesaplayamasak da en iyi bilişsel performansın ortalama 7-8 saat uyuyan kişiler tarafından sergilendiğini gördük.” dedi Grumbach. Bulgular, SLF’deki beyaz madde bütünlüğü ile anormal uyku düzenleri arasında bir ilişki bulan önceki araştırma ile uyumludur. Grumbach ve meslektaşları ayrıca yaş, cinsiyet ve vücut kitle indeksini incelediler. Fakat diğer bütün araştırmalar gibi bu yeni araştırmanın da bazı noktalarına dikkatle yaklaşılmalı.

“Sonuçlarımız sadece bir ilişki gösteriyor, yani uyku ve beyin sağlığı arasında bir bağlantı gözlemledik. Uyku süresinin beyin yapısı ve işlevi üzerinde nedensel bir etkisi olduğunu iddia edemeyiz. Bunun için randomize edilmiş kontrollü çalışmaların yapılması gerekir.” “Bununla birlikte, hayvan modellerinde yapılan önceki araştırmalara ve sonuçlara dayanarak özellikle çok az uykunun beyin kimyasında beyindeki beyaz madde bütünlüğünün bozulmasına sebep olan değişikliklere neden olabileceğini tahmin ediyoruz.”

*“Uyku süresi beyaz madde mikroyapısı ve sağlıklı yetişkinlerde bilişsel performans ile ilişkilidir.” çalışması
Pascal Grumbach, Nils Opel, Stella Martin, Susanne Meinert, Elisabeth J. Leehr, Ronny Redlich, Verena Enneking, Janik Goltermann, Bernhard T. Baune, Udo Dannlowski ve Jonathan Repple tarafından yapılmıştır.

Çeviren: Zeynep Şevval Bayraktar

Kaynak: Psypost.org

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*