Antisosyal Kişilik Bozukluğu / Sosyopati

İsim benzerliği nedeniyle asosyallik ve antisosyallik sıklıkla karıştırılabilen kavramlardır. Ancak asosyallik bireyin sosyalleşmeye ilgi veya ihtiyaç duymama hali iken, antisosyallik birazdan anlayacağınız üzere bundan oldukça uzak bir kavramdır. 

Daha önce bu kullanımıyla karşılaşmış olabileceğiniz, halk arasında “sosyopati” olarak da adlandırılan Antisosyal Kişilik Bozukluğu, Amerikan Psikiyatri Derneği’nin Teşhis ve İstatistik Rehberinde şöyle tarif edilmektedir: “Teşhis için temel özellik, çocukluk veya ilk ergenlik çağında başlayıp yetişkinlik çağında da devam eden, diğer insanların hakları ile ilgili daimî bir umursamazlık ve ihlâl seyridir.” Antisosyal Kişilik Bozukluğu görülen kişilerde genel olarak sosyal ve ahlaki normlara uymayan davranışlara rastlanır. Yalnızca bir ceza veya tehditle karşı karşıya kaldıklarında kurallara uyma eğilimi gösterirler. Bu kişiler sıklıkla ciddi suçlar işler ve davranışları için pişmanlık duymazlar. Aynı zamanda çoğunlukla bir bozuklukları olduğunun farkında değillerdir ve genellikle bir yakınlarının ısrarı veya işledikleri bir suç neticesinde mahkeme kararı ile tedaviye başlarlar. 

Bu kişiler sık sık diğer insanların iyi niyetinden faydalanır ve onları manipüle ederler. Bu gibi davranışlar da onları toplumda potansiyel tehlikeli bireyler haline getirir ve dolayısıyla sosyal hayatlarında ciddi zorluklarla karşılaşırlar. İlişkileri genellikle ihmal veya istismar içerdiğinden bu kişilerin başka bir kişiyle yakın ilişki kurma becerileri çok azdır veya hiç yoktur. Çoğu zaman kronik can sıkıntısı, aşırı öfke, psikosomatik semptomlar, patolojik kumar oynama, alkol ve madde bağımlılığı ve çeşitli ruh hali veya anksiyete bozuklukları gibi sorunlar da yaşadıkları ve diğer psikolojik bozukluklara göre intihar riskinin daha yüksek olduğu gözlenmiştir. 

Semptomlar (Belirtiler) 

Antisosyal Kişilik Bozukluğu olan kişilerin ortak özelliklerinin bir kısmı aşağıdakiler gibidir: 

  • Küçük yaşta akranlara ve hayvanlara karşı saldırganlık, yangın çıkarma eğilimi, – Yalan söyleme veya hırsızlık yapmada ısrar, 
  •  Ceza adaleti sistemi ile sürekli sorunlar yaşama,
  •  Diğer kişilerin haklarını veya sınırlarını (mülkî, fiziksel, cinsel, duygusal, hukuksal) ihlâl etme eğilimi,
  • Alkol veya uyuşturucu madde suistimali,
  •  Saldırganca, sıklıkla şiddetli davranış; kavgaya karışma eğilimi,
  •  Sürekli olarak endişe, sinirlilik ve moral bozukluğu hissetme.

Tanı Ölçütleri ve Teşhis

Amerikan Psikiyatri Derneği’nin Teşhis ve İstatistik Rehberine göre Antisosyal Kişilik Bozukluğu teşhisi için aşağıdaki tanı ölçütlerinden en az üçü, kişide 15 yaşından beri süregeliyor olmalıdır: 

  1. Tutuklanmasına yol açan yineleyici eylemlerde bulunmakla belirli olmak üzere, yasal yükümlülüklere uymama.
  2. Sık sık yalan söyleme, takma adlar kullanma ya da kişisel çıkarı ya da zevki için başkalarını dolandırma ile belirli düzmecilik (sahtekârlık). 
  3. Dürtüsellik ya da geleceğini tasarlamama. 
  4. Sık sık kavga dövüşlere katılma ya da başkalarının hakkına el uzatma ile belirli olmak üzere sinirlilik ve saldırganlık. 
  5. Kendisinin ya da başkalarının güvenliğini umursamama. 
  6. Sürekli bir işinin olmaması ya da parasal yükümlülüklerini yerine getirmeme ile belirli, sürekli bir sorumsuzluk. 
  7. Başkasını incitmesi, başkasına kötü davranması ya da başkasından çalması durumunda aldırmazlık gösterme ya da yaptıklarına kendince bir kılıf uydurma ile belirli olmak üzere vicdan azabı çekmeme (pişmanlık duymama). 

Teşhis, kişinin yaşam öyküsüne dayanarak bir ruh sağlığı uzmanı tarafından konulur ve teşhis için kişinin en az 18 yaşında olması şartının yanı sıra 15 yaşından önce de davranış bozukluğu olduğuna ilişkin kanıtlar olmalıdır. Ayrıca, antisosyal davranışlar şizofreni ya da bipolar bozukluğu ile ilişkili olmamalıdır. 

Kimlerde görülür? 

Bozukluğun görülme sıklığı erkeklerde kadınlardan daha fazladır. Toplumda yaklaşık olarak tüm erkeklerin % 3’üne ve tüm kadınların % 1’ine teşhis konuluyor. Antisosyal Kişilik Bozukluğu olan kişiler suç işlemeye yatkın olduklarından hapishanelerde bu kişilere sıkça rastlandığı da gözlenmiştir. 

Nedeni Nedir? 

Antisosyal Kişilik Bozukluğunun nedeni tam olarak bilinmese de birkaç farklı faktörün kombinasyonu sonucu ortaya çıktığı düşünülmektedir. Uzmanlar genetik faktörlerin ve çocuk istismarı gibi çevresel faktörlerin bu bozukluğun gelişmesine katkıda bulunduğunu düşünüyor. Antisosyal davranışlara eğilim gösteren veya alkolik bir ebeveyni olan kişiler de yüksek risk altındadır. 

Aynı zamanda Antisosyal Kişilik Bozukluğu olan kişilerde beynin yargılama ve plan yapmadan sorumlu bölgesi olan frontal lobun işlevinde de birtakım farklılıklar olduğu gözlenmiştir. Bu farklılıklara sahip insanlar dürtülerini kontrol etmekte zorluk çekebilir ve bu durum onları daha agresif bireyler haline getirebilir. Ancak beynin işlevindeki bu farklılıklar kişinin yaşam deneyiminin sonucu olarak da meydana gelmiş olabileceğinden kesin bir neden sonuç ilişkisi kurmak oldukça zor.

Tedavi 

Antisosyal Kişilik Bozukluğu veya diğer herhangi bir kişilik bozukluğu için özellikle etkili belli başlı bir tedavi yöntemi yoktur. Tedavi yöntemine genellikle kişinin içinde bulunduğu koşullar ve ihtiyaçları göz önünde bulundurularak karar verilir. 

Psikoterapi, bu bozukluğu olan bir kişinin empati yeteneği geliştirmesine, yıkıcı davranış kalıpları yerine daha yapıcı yeni sosyal beceriler edinmesine ve sağlıklı ilişkiler kurabilmeyi öğrenmesine yardımcı olabilir ve kişinin hedefleri ve amaçları hakkında sosyal olarak kabul edilebilir ve üretken düşünme yollarını teşvik edebilir. Bilişsel terapi sosyopatik düşünme biçimlerini değiştirmeye çalışırken, davranış terapisi iyi ve uyumlu davranışı teşvik etmek amaçlı ödül ve ceza yönteminden faydalanır. Aile ve grup terapilerinin de önemli ölçüde faydaları olduğu görülmüştür. 

Antisosyal Kişilik Bozukluğunun tedavisinde, tercih edilen tedavi yönteminden bağımsız olarak hızlı ve tam bir iyileşme pek mümkün olmadığından, en iyi sonucu alabilmek adına uzun süreli tedavi oldukça büyük bir önem taşır.

 

Yazan: Hilal Baltacı

Kaynak:

health.harvard.edu

Acıbadem.com (PDF)

wikipedia.org

Amerikan Psikiyatri Birliği, Ruhsal Bozuklukların Tanısal ve Sayımsal Elkitabı, Beşinci Baskı (DSM-5), Tanı Ölçütleri Başvuru Elkitabı’ndan, çev. Köroğlu E, Hekimler Yayın Birliği, Ankara, 2013. 

 

 

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*