Erken Çocukluk Döneminde Bilişsel ve Sosyal Bilişsel İşlevler

Zihin kuramı çocukların fiziksel dünyaya somut davranışlarını ve zihinsel halleri arasındaki bağlantıları kavramaları için oldukça önemlidir. Bu kavrayışta zihnin değişimi algısı gözlenmektedir. Zihin kuramı gelişimi erken çocukluk döneminde oldukça önemlidir. Kişi isteklerini niyetlerini zihinsel durumlarını farkına varması ve bunları zihinsel olarak temsil edebilmesi diğer kişilerin kendisininkinden farklı bir zihne sahip olduğunu anlaması önem taşır. Çocuklarda bu zihin gelişimi ile birlikte gerçekliğin zihinde temsil edilen bir şey olduğunu ve bu gerçekliğin insanların zihinlerinde değişik şekillerde temsil edilebileceği görülür. Bu beceri sayesinde çocuklar kendi eylemlerini açıklayabilmekte, neyi istediklerine bakarak istekleri karşısında harekete geçebilmelerini sağlamaktadır. Zihin kuramını edinen çocuk insanların zihinsel temsil ile gerçeklik arasındaki farklı anlayabilirler. Metafor ve ironiyi anlama becerileri konuşulanın gerçek anlamının ötesini düşünebilmeyi gerektirir. İkinci düzey zihin kuramı becerilerinin gelişmesiyle metafor ve ima anlamayı başarabilirler. Zihinsel gelişimi olan çocuk , yardım istendiği durumlarda kişinin bilgi durumunu alabilir ve durumu anlatabilir. Çocukların zihinsel gelişimlerinde dil becerileri sayesinde konuşmalarında zihinsel durumlara ilişkin fiilleri sık sık kullanan ebeveynlerin çocukları daha az kullananlara göre zihin kuramı becerisi daha eken yaşlarda edindiği bulunur.

Çocukların zihinsel durumlarının ölçmek için dil kullanılmaktadır. Zihinsel fiilleri anlayabilmemiz için karşılıklı oluşan konuşmalara bakılmaktadır. 2 yaşından itibaren doğal konuşmalarında “düşünmek, bilmek ve hatırlamak” gibi zihin fiillerini kullanmaya başlarlar. Bu fiillerin ortaya çıkması, çocukların beyinlerinde zihin teorisinin olduğuna kanıt olarak gösterilebilmektedir. Çocuklar zihinse fiilleri bilmek, düşünmek, hatırlamak, unutmak, hayal etmek, iddia etmek gibi fiillerin sözlük anlamlarını 3-4 yaşlarında kavramaya başlıyor. Ve baktığımızda inançlarından önce isteklerini ve duygularını dile getirmeye başlıyorlar. Çocuklar zihinsel fiilleri kullanırken, özetle zihin teorilerinin olduğunu ve sosyal anlamda kendilerini daha iyi ifade ettiklerini söyleyebiliriz. Zihinsel fiiller bilişsel süreci içermektedir. Bilinç, kendimizi ve çevremizi algıların, anıların ve düşüncelerin farkına varmamızı; kendimizi ve çevremizi anlamamızı; davranışsal ve bilişsel faaliyetleri başlatabilmemizi ve sona erdirmemizi sağlar. Zihinsel fiiller bu sebeple bilinçli yapılan eylemleri ifade etmektedir. Çocuklar bu sayede zihinsel fiilleri ile bilişsel olarak duygularını, algılarını, zihinde şekillendirmektedirler. Ve bu fiilleri anlamlandırma süreci algıyla başlar. Çocuklar Algılama, öğrenmenin ve bütün zihin faaliyetlerinin önemli işlemlerini bu sayede gerçekleştirirler.

Ayrıca erken çocuklukta bu zihinsel fiilleri ve bilişsel işlevlerin etkisi de sosyal bilişsel gelişimi açısından öneme sahiptir. Çocuklar bunları yaparken sosyal çevrelerinden birçok şeyi öğrenmektedirler. Ortak dikkat yoluyla kurulan sosyal etkileşimler çocuk nesne hakkında kendisinin ve diğerinin perspektifini temsil etmektedir. Bu yol ile fiziksel olanı ve zihinsel olanı ayrımları yapabilmektedir. Bu ayrımı yaparken çocuklar zihinsel kuramı kullanırlar. Ayrıca sosyal etkileşimsel olarak çevreden edindikleri gibi birçok şeyi dil becerisi ile tamamlanır. Sosyal etkileşim yolu ile kurulan zihinsel arası bu diyalog içsel ve dışsal konuşmaya dönüşmesi zihin kuramında etkili olabilmektedir. Hem bilişsel hem sosyal gelişimsel olarak zihinsel faaliyetler büyük bir etkileşim içerisinde olup çocukların algılarında zihinlerinde sosyal hayatlarında önem taşımaktadır.Zihin kuramından da söz edilecek olursa, zihin kuramında ve başkalarının zihinsel durumlarından(düşünceler inançlar istekler ve niyetler)anlam çıkarma bu bilgiyi onların ne söyleyeceklerini yorumlamada kullanabilme nasıl davranacaklarını sezebilme ve bir sonra ne yapacaklarını tahmin edebilme becerisi olarak bilişsel esnekliğin payı büyüktür. Zihin kuramı, sosyal bir varlık olan insanın, karşısındakinin davranışlarını anlayıp tahmin ederek onun inanç, istek gibi zihinsel durumlarına ulaşmasını sağlamaktadır. Yani, zihinsel durumlarını anlarken zihnin kendisi değil davranışlar referans noktası olarak alınmaktadır. Bilişsel esneklik çalışma belleği ve inhibasyon birbirleriyle ilişkili kavramlardır. İnhibisyon becerisi olan bir çocuk baskın cevabı tutabilmektedir. Ve bu şekilde farklı cevaplar arasında kolaylıkla geçiş yaparak bilişsel esneklik gösterebilmektedir.

 

Son olarak, normal gelişim gösteren bebek doğduğu andan itibaren dünyaya dair temel bir bilgi edinmeye başlar. Yeni doğan bebek basit olarak zaman, uzay ve nedensellik kavramlarının farkındadır. Normal gelişim gösteren bebek doğduğu andan itibaren dünyaya dair temel bir bilgi edinmeye başlar. Zihin kuramı gelişimi ve dil gelişimi arasındaki ilişkinin incelenmesi ile dil becerilerinin, çocukların daha sonraki zihin kuramı performanslarını öngörmede etkili olduğu gösterilmiştir. Çocuklarda hem bilişsel ve hem de sosyal etkenler, dil, sosyal yaşamlarında ve zekalarında doğduğundan itibaren geliştirmeye veya değiştirmeye başlaması adına önemlidir.

 

ALEYNA ELMAS

 

Kaynakça

Berkan Şahin, A. B. (2018). Zihin Kuramı: Gelişimi, Nörobiyoloji, İlişkili Alanlar ve. Dergipark.

Ecenur Ünal, Ö. B. (2020). Zihinsel Durumların Dilde ve Bilişte Temsili. Dilbilim Araştırmaları Dergisi.

Rüstem ORHAN, S. A. (2018). PSİKO-MOTOR VE GELİŞİM KURAMLARI AÇISINDAN. Kırıkkale Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi .

ŞAHİN, S. (2012). MENTAL FİİL KAVRAMI VE TÜRKMEN TÜRKÇESİNDE MENTAL FİİLLER. dergipark.

Türkoğlu, S. (2019). Çalışma Belleği ve Nörogelişimsel Hastalıklar. Çocuk ve Gençlik Ruh Sağlığı Dergisi, 57-58.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*