Kelimelerin Gücü

Hipnoz ’un güncel kullanımı.

 

Anahtar Noktalar

  • Duygu yükü taşıyan kelimeler, tüm canlı hücreler gibi suyu da etkiler.
  • Hipnoz, kelimelerin zihni nasıl etkilediğine ve zihnin de bedeni nasıl etkileyebileceğine bir örnektir.

Zihin, maddeden üstündür. 1990’lar boyunca, Japon yazar, araştırmacı, fotoğrafçı ve girişimci Dr. Masaru Emoto, kelimelerin, duaların, müziğin ve çevrenin suyun kristal yapısı üzerindeki fiziksel etkisini gözlemleyen bir dizi deney yaptı. Emoto, suyu farklı değişkenlere maruz bıraktı ve ardından kristal yapıların oluşması için dondurdu.

Emoto bir dizi deneyde suyla dolu kaplara hem olumlu hem de olumsuz farklı kelimeler bantladı. Üzerinde olumlu sözcükler bulunan su kabı, olumsuz sözcüklerle, koyu renkle damgalanmış kaplardaki sudan daha simetrik ve estetik kristaller üretmiştir. Emoto’ya göre su zihnin aynasıdır. Emoto’nun araştırması, insan titreşim enerjisinin: konuşulan veya yazılan kelimeler, duygular ve müziğin suyun moleküler yapısını etkilediğini gösteriyor. Ancak düşüncelerimizin ve duygularımızın etkileyebileceği yalnızca su değildir. Araştırmalar, kalp kasılmalarının bile düzensiz öfke veya hayal kırıklığı gibi olumsuz duygularla tutarsız hale geldiğini gösteriyor. Aksine, sevgi veya takdir gibi olumlu duygular, pürüzsüz, düzenli ve tutarlı bir modelle ilişkilendirilir.

İki arkadaşım da dahil olmak üzere birçok insan Emoto’nun pirinç deneyini tekrarladı. Piyanolarının üstüne iki adet etiketli pişmiş beyaz pirinç kavanozu birbirlerine çok uzak olmayacak şekilde aynı ışık ve oda sıcaklığına vb. sahip olmaları için koydular! Sağdaki pirinç kabına doğru, ‘’Güzel olan sensin!”, soldaki pirinç kabına doğru, “Seni aptal! Kokuyorsun!’ diye seslendiler. Üç ay sonra birinci kavanozdaki pirinç biraz griyken ikinci kavanozdaki pirinç neredeyse siyahtı ve çürümeye başladı. Üç ay sonra, birinci kavanozdaki pirinç hala oldukça iyi durumdayken, ikinci kavanozdaki pirinç (kokuşmuş) tamamen ayrışmıştı ve kesin olarak kokuyordu.

Su, vücudumuzun yanı sıra pirincin de yüzde 80’ini oluşturur. Duygu yüklü sözcüklerin insanlar üzerinde nasıl bir etkisi vardır? Sözcüklerin gücüne dair pek çok psikolojik kanıt olsa da bu konuda biyolojik araştırma kıtlığı var. Eski yaklaşım, bir San Diego psikoloğu ve Doğum Öncesi ve Perinatal Psikolojinin ilk öncülerinden biri olan David Chamberlain’in araştırmasına örnektir. Chamberlain’e göre, iç görü odaklı psikoterapi sırasında ortaya çıkan doğum anıları, bebeklerin “Kafasında ne var” veya “Vay canına, bu hastalıklı bir şeye benziyor.” gibi kaba sözlerle on yıllarca nasıl zehirlenebileceğini gösteriyor.

HİPNOZ

Kelimelerin zihni nasıl etkileyebileceğine ve zihnin de bedeni nasıl etkileyebileceğine dair bir başka örnek de hipnozdur. Hipnoz en iyi gevşeme, meditasyon veya uykuya benzer şekilde değişmiş bir bilinç durumu olarak tanımlanır. Geleneksel olarak, psikologlar ve sinirbilimciler hipnoza şüpheyle bakıyorlar ve katılımcıların belirli önerileri takiben algıdaki derin değişikliklere ilişkin öznel raporlarına güvenmiyorlar. Bununla birlikte, bilişsel sinirbilimin ortaya çıkışı ve nöron görüntüleme yöntemlerinin hipnoza uygulanması, katılımcıların hipnoza verdiği sübjektif tepkilerin doğrulanmasını sağladı. Bu nedenle, 1958’de Amerikan Tabipler Birliği’nin hipnozun tıp fakültelerinin müfredatına dahil edilmesini önermesi ve 1960’ta Amerikan Psikologlar Birliği’nin hipnozun psikologlar tarafından terapötik kullanımını resmi olarak kabul etmesi şaşırtıcı değildir.

Kronik ağrı, hassas bağırsak sendromu ve TSSB’den mustarip bireyler hipnozdan faydalanmıştır. Psikoterapistler ayrıca hipnozu yaş gerilemesi ve geçmiş travmaların ortaya çıkarılması hizmetinde başarıyla kullanmışlardır. Hipnozun bize öğrettiği şey, özne tarafından belirli güçlere sahip olarak algılanan bir kişinin sözlerinin bedensel hareketi değiştirebilmesidir (“Kolunuz tüy gibi hafif hisseder, tavana doğru yükselmesine izin verir”) veya ağrılı prosedürler için analjezi sağlar.

Merve Güncü

Kaynak

https://www.psychologytoday.com/intl/blog/explorations-the-mind/202112/the-power-words

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*