Oksitosin Beynimizin Başkalarına Yardım Etme Öğrenişini Değiştirebilir Mi?

İnsanlar olarak, sıkça bize doğrudan yarar sağlamayacak ama diğer insanlar üzerinde olumlu sonuçlar doğuracak kararlar veririz. Başka bir bireye veya gruba fayda sağlama amacıyla gerçekleştirilen bu gönüllü davranışlara prososyal davranış denir ve sosyal dayanışma ile refahımızın sürebilmesi açısından önemli bir role sahiptir. Neden ve nasıl prososyal davranışlar sergilediğimiz ise hala birçok bilim insanının hararetle çözmeye çalıştığı bir gizem niteliğindedir.

Bir çıkarımız olmadığı halde neden başkalarına yardım ettiğimizin sebepleri sıkça tartışılmaya devam edilse de çoğu bilim insanı prososyal davranışlar sergileyebilmemiz için verdiğimiz kararların başkalarının üzerindeki etkilerini anlayıp öğrenebilmemiz konusunda hemfikirdir.

Araştırmalar, bu prososyal öğrenmenin verdiğimiz kararların sonuçlarının bizi etkilediği benzer temel öğrenme süreçlerine (öz yönelimli öğrenme) dayandığını gösteriyor. Yaşa göre değişiklik gösterebilmesine rağmen, insanlar genellikle başkalarına fayda sağlayacak kazanımlar yerine kendilerine fayda sağlayacak kazanımları öğrenmede daha iyidir. İlginçtir ki, prososyal ve öz yönelimli öğrenme bazı temel beyin sinir ağlarını ortaklaşa paylaşsa da prososyal öğrenme, subgenual anterior singulat korteks gibi insanlara ve diğer primatlara özgü ve sosyal davranışla ilişkili olan beyin bölgeleriyle etkileşimde bulunur.

İnsanların nasıl prososyal davranış sergileyeceklerini öğrenirken kullandıkları beyin sinir ağlarını ve algoritmalarını haritalamada başarılı olduysak da hala cevap bekleyen önemli sorular bulunmakta. Özellikle beyindeki hangi moleküller prososyal öğrenmeyi değiştiriyor? Hangi eylemlerin diğer insanlara fayda sağladığının öğrenilişini değiştirebilmek adına, bir kişiye potansiyel olarak kimyasal müdahalede bulunabilir miyiz? Yeni araştırmalar, yaygın olarak ‘’aşk/bağlılık hormonu’’ olarak da bilinen oksitosin hormonunun, beynimizin başkalarına yardım etmeyi öğrenmekle alakalı kısımlarını anlayabilmek adına önemli olabileceğini ileri sürüyor.

Oksitosin Prososyal Öğrenmedeki Kayıp Halka Mı?

Londra King’s Koleji’nde Dr. Yannis Paloyelis’in öncülüğündeki araştırma ekibimiz, birkaç yıl boyunca insanlardaki oksitosin sistemi üzerine çalışmalar yaptı. En çok doğumdaki, emzirmedeki ve anne-çocuk bağındaki rolüyle bilinen oksitosin, beyinde üretilen bir hormondur. Yirmi yıldır süregelen araştırmalar, oksitosinin insanlar da dahil olmak üzere birçok hayvanda sosyal davranışları düzenleyebileceğine dair bulgular elde etmiştir. Dahası, subgenual anterior singulat korteks gibi beynin prososyal öğrenme sırasında kullandığı bölgelerde oksitosin salınımı yapılmaktadır. Tüm bu çalışmaları bir araya topladığımızda, şunu sormak istedik: Oksitosin prososyal öğrenimi değiştirebilir mi? Ve eğer ki değiştirebilirse, beynin belirli bölgeleri de bu değişime dahil olacak mı?

Bunu cevaplamak adına 24 sağlıklı erkeğe dört farklı günde üç farklı intranazal (burundan) oksitosin dozu veya plasebo verip biz beyinlerini görüntülerken onlardan öğrenmeye dayalı bir görevi gerçekleştirmelerini istediğimiz yeni bir çalışma tasarladık. Katılımcılar, deneme yanılma yöntemiyle hangi iki sembolün sonrasında paraya çevrilmek üzere kendilerine (öz yönelimli) veya ilk kez laboratuvarımıza geldiklerinde tanıştıkları başka bir kişiye (prososyal) ödüller kazandıracağını öğrendiler. Her bir seansta, katılımcılar bu görevi dört kere kendileri için dört kere de tanıştıkları kişi için gerçekleştirdiler. Gelişmiş istatistiksel yöntemler ve beyin röntgenlerinin bir kombinasyonunu kullanarak, farklı oksitosin dozlarının prososyal ve öz yönelimli öğrenmede ve altında yatan beyin mekanizmalarının üstünde nasıl bir etkisi olduğunu inceledik.

Düşük Dozda İntranazal Oksitosin Zaman İçerisinde Prososyal Davranışın Azalmasını Engelledi

Katılımcılar verilen görevi tekrar tekrar yerine getirirken, diğer katılımcı adına oynadıkları esnada performanslarının düştüğünü tespit ettik. Fakat, düşük dozda verilen intranazal oksitosin performanslarındaki bu düşüşü engelledi. Başka bir deyişle; az miktarda oksitosin, zaman içerisinde insanların prososyal öğrenimlerini yüksek düzeyde devam ettirebilmelerine yol açtı. İlginçtir ki, zaman içerisinde düşen bu performanslar, katılımcılar kendileri adına oynarlarken gözlemlenmedi. Katılımcılar oksitosin uygulamasından etkilenmeden süreç boyunca yüksek düzeyde performans sergilemeyi sürdürdüler. Sonuçlarımız, düşük dozda oksitosinin başkalarına yardım etmenin öğrenilişine ihtiyaç duyulduğu durumlarda insanların sürekli olarak prososyal davranış sergilemelerine yardımcı olabileceğini göstermektedir.

İntranazal Oksitonin Beyindeki Prososyal Öğrenmeyle İlişkin Sinir Ağlarını Etkiliyor

Geçmişteki araştırmalara dayanarak, başkalarına yardımcı olmayı öğrenmenin beynin subgenual anterior singulat korteks gibi belirli bölgelerini meşgul ettiğini biliyoruz. Bu sebeple, bir sonraki sorumuz şuydu: İntranazal oksitonin prososyal öğrenme sırasında beyindeki bu belirli sinir ağlarının faaliyetlerini değiştirir mi? Düşük dozda intranazal oksitosinin, prososyal öğrenme sırasında subgenual anterior singulat korteksin tepkisini arttırdığını ve daha da önemlisi, bireyin kendisine yönelik olan öğrenmeyi etkilemediğini keşfettik. Bu da sonuçların spesifik olduğu ve oksitosinin öğrenme faaliyetini tümden değiştirmediği anlamına geldiğinden bizim için heyecan verici bir gelişmeydi.

Prososyal davranışın bir ölçütü olarak görülen ve insanların para değiş tokuşu yaptığı ekonomik bir oyun olan güven oyununu kullanan geçmişteki araştırmalar, oksitosin açısından tutarsız sonuçlar göstermişti. Bunun nedeni, oksitosinin ödüle veya diğer insanların ödüllendirmesine karşı olan duyarlılığımızı değiştirebilmesi olabilir. Araştırmamızda bu etkileri ayırabildik ve başka insanların ödüllendirilmesini öğrenmenin subgenual anterior singulat korteks üzerinde belirli bir etkisi olduğunu gösterebildik. Elbette, gelecekteki çalışmalarda tekrardan uygulanabilir olduklarını gösterebilmek adına bu sonuçları takip etmemiz gerekecek.

Patolojik Davranış Bozuklukları ve Yeni Tedavi Fırsatları Üzerine Çıkarımlar

Oksitosinin prososyal öğrenmede potansiyel bir kimyasal modülatörü olduğunu keşfederek insanlarda prososyal öğrenmenin nörokimyasal temeline dair ilk ipuçlarını bulduk. Oksitosin, büyük olasılıkla tek başına çalışmıyor. Dopamin gibi öğrenmeyle büyük ölçüde ilişkili diğer nörokimyasallar, prososyal öğrenmeyi modüle edebilmek adına oksitosinle etkileşime girebilir.

Bir başka önemli soru ise oksitosin sistemindeki bozulmaların, eylemlerimizin diğer insanlar üzerinde doğurduğu olumlu sonuçlarını öğrenmemizi engelleyerek patolojik davranış bozukluklarına katkı sağlayıp sağlamadığıdır. Eğer durum böyleyse intranazal oksitosin, üzerinde en az çalışılan ve tedaviye en dirençli psikiyatrik bozukluklardan bazıları olan psikopati ve davranım bozukluğu gibi anti-sosyal davranışlardan muzdarip insanlar için yeni ve ilgi çekici bir tedavi hedefi sunabilir.

Dilara Seydioğlu

Kaynak: https://www.psychologytoday.com/intl/blog/the-helpful-brain/202203/could-oxytocin-change-how-our-brains-learn-help-others

 

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*