Sakladığınız Sırlar Neden Size Zarar Veriyor?

Keep silence concept woman shows index finger quietly Person closed his mouth Shut his lip Shh gesture Stop talk please theme Mute

Sır saklamak zarar verir. Gizlilik, daha düşük refah, daha kötü sağlık ve daha az tatmin edici ilişkiler ile ilişkilidir. Araştırma, gizlemenin artan kaygı, depresyon, sağlıksızlık belirtileri ve hatta hastalığın daha hızlı ilerlemesi ile ilişkilendirdi. Bu zararların görünüşte bariz bir açıklaması var: Sırları saklamak zor iştir. Dediklerinize dikkat etmelisiniz. Sakladığınız sırla ilgili bir şey sorulursa, kaçırmamaya dikkat etmelisiniz. Bu bahane bulmayı veya kandırmayı gerektirebilir. Sürekli uyanık olma ve gizlenme yorucu olabilir.

Ancak yeni araştırmalar, sırların zararının aslında saklanmaktan kaynaklanmadığını gösteriyor. Sır saklamanın asıl sorunu, onu saklamanız değil, onunla yaşamanız ve düşünmeniz gerektiğidir.

Gizlilik kavramı, bir kişinin diğerinden aktif olarak gizlendiği, sohbet eden iki kişinin görüntüsünü çağrıştırabilir. Ancak, böyle bir gizlenme aslında nadirdir. Sırlarımızı uzun uzun düşünmek çok daha yaygın. Huzur için en zararlı görünen sırlarımıza kafa yorma eğilimimizdir. Basitçe bir sır hakkında düşünmek bizi gerçek dışı hissettirebilir. Zihne tekrar tekrar gizli bir dönüş yapmak yorucu olabilir. Bir sır düşündüğümüzde, bu kendimizi soyutlanmış ve yalnız hissettirebilir.

Retro Pop Art style Comic Style Book panel gossip girl whispering in ear secrets with pink cheek, rumor, word-of-mouth concept vector illustration

Gizliliğin zararlarını daha iyi bilmek için Micheal Slepian ve arkadaşları insanların hangi sırları ne sıklıkla sakladıklarını anlamaya koyuldular. İnsanların yüzde 97’sinin herhangi bir zamanda en az bir sırrı olduğunu ve insanların ortalama olarak 13 sırrı olduğunu buldular. 5.000’den fazla kişiyle yapılan bir anket, ortak sırların tercihleri, arzuları, ilişkiler ve cinsellik ile ilgili sorunları, aldatmayı, sadakatsizliği ve başkalarının güvenini boşa çıkarmayı içerdiğini buldu.

Çeşitli araştırmalarda, katılımcılardan başkalarıyla sohbet ederken sırlarını ne sıklıkla sakladıklarını ve ayrıca sosyal etkileşimlerin dışında ne sıklıkla düşündüklerini tahmin etmeleri istendi. İnsanların sırları hakkında ne kadar sık düşünürlerse, huzurlarının o kadar bozulduğu bulundu. Bununla birlikte, başkalarıyla etkileşime girerken aktif olarak gizlenme sıklığının, huzur ile hiçbir ilişkisi yoktu.

 

Bu araştırmayı takip eden yeni bir makale, sırlar hakkında düşünmenin neden bu kadar zararlı olduğunu ortaya koyuyor. Bu sorunun tam tersini, sır vermenin sonuçları incelendi. Bir kişinin üçüncü bir kişiye bir sırrı vermesi, bu sırrı hala başkalarından ne sıklıkla gizlenmek zorunda olduklarını azaltmadığı bulundu.

Bir sır verme eylemi, duygusal olarak iyi ve rahatlatıcı hissettirebilir. Ancak sadece bu arınma yeterli değildir. Aslında bir sırrı açarken yardımcı olacak görüşler yazımızın devamındadır. İnsanlar, bir sırrı başka biriyle paylaşırken, genellikle duygusal destek, faydalı rehberlik ve faydalı tavsiye aldıklarını bildiriyor. Bu destek biçimleri, insanların sırla başa çıkma konusunda daha özgüvenli ve kabiliyetli hissetmelerini sağlar. İnsanlar sırları hakkında daha sağlıklı bir düşünce yolu bulduklarında, sırları üzerinde daha az kafa yorarlar ve huzur bulurlar. Araştırmalar, önemli olanın başka biriyle bir sır hakkında konuşmak olduğunu gösteriyor. Tek bir konuşma daha sağlıklı bir bakış açısına ve akla yol açabilir.

Bu yeni gizlilik bilimi hem iyi hem de kötü haberler getiriyor. Kötü haber şu ki, sırlarımızı saklamadığımız zamanlarda bile, hala bizimle birlikteler ve hala bize zarar verebilirler. İyi haber şu ki, hala bir şeyi gizli tutmayı seçtiğimizde bile, başka biriyle konuşmak dünyayı değiştirebilir. Sırların onlar kadar canımızı yakmasına gerek yok.

 

Feyza Nur Yavuz

 

https://www.scientificamerican.com/article/why-the-secrets-you-keep-are-hurting-you/

 

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*