Panik Bozukluğa Bilişsel Davranışçı Terapi Yaklaşımı

Bilişsel Davranışçı Terapi

Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT), psikolojik sorunlarda yaygın olarak kullanılan önemli terapi türlerinden biridir (Türkçapar ve Sargın, 2012). Bilişsel terapi ve davranışçı terapi BDT’de harmanlanmıştır. BDT, bireylerin düşünce ve davranışlarını değiştirerek işlevsel olmayan tepkilerde değişiklik yapmayı amaçlar (Kayahan, 2020). BDT kısa vadeli, problem odaklı ve kanıta dayalı bir yaklaşımdır (Özdel, 2015). Bilişsel ve davranışsal terapiden farklı teknikler kullanır. Günümüzde birçok sorunda sıklıkla kullanılmaktadır (Avşar, 2019). BDT, bilişlerin bireyin yaşamını etkilediğini savunmaktadır (Türkçapar ve Sargın, 2012). BDT ile otomatik olumsuz düşünceler belirlenir, kanıt aranır, işlevsiz davranışlar değiştirilir ve böylece birey daha işlevsel hale getirilmeye çalışılır (Kayahan, 2020). İşlevsel olmayan biliş, davranış ve duyguları değiştirerek birey yaşamda daha işlevsel hale gelir (Özdel, 2015).

Panik Bozukluk

Panik bozukluk, yaşam kalitesini olumsuz etkileyen bir kaygı bozukluğu türüdür (Yetkin ve ark. 2014). Vücutta panik bozukluğunun göstergesi, çevresinde tehlike olmamasına rağmen vücudun adrenalin salgılamasıdır (İskifoğlu, 2016). Panik bozukluk, beklenmeyen panik ataklar olarak tanımlanabilir (APA, 2013). Panik ataklar, ani korku ataklarıdır. Bu nöbetler çarpıntı, terleme, nefes darlığı, el ve ayaklarda titreme, ölme hissi gibi belirtiler olarak tanımlanmaktadır (APA, 2013). Panik bozuklukta nöbetlerin yarattığı korku ve kaygı vardır. Bu korku, ölüm veya kontrol edilemez olma korkusudur. Bu korkunun ardından birey kaçınma davranışı gösterir. Bu belirtiler aniden ortaya çıkmakta ve saniyeler içinde zirveye ulaşmaktadır (Sapmaz ve ark. 2017). Panik bozukluktan ilk olarak DSM-III’de bahsedilmiştir (Kaya, 2020). DSM-IV’te panik bozukluk, agorafobili veya agorafobisiz olarak tanımlanır. Ancak DSM 5’te bu tanım değişmiş ve agorafobi ayrı bir bozukluk olarak tanımlanmıştır (Kaya, 2020). DSM-5’e göre panik bozukluğun tanı ölçütleri, tekrarlayan panik ataklar, tekrarlayan panik ataklardan korkma, panik atakların olabileceği yerlerden kaçınma ve başka herhangi bir madde, fizyolojik durum veya psikolojik bozukluk nedeniyle açıklanamayan panik bozukluktur. Panik bozukluğun yaşam boyu yaygınlığı %1,4 ile %3,8 arasındadır (Kaya, 2020). Panik atağın yaşam boyu yaygınlığı ise %3-4’tür (Karamustafalıoğlu ve Yumrukçal, 2011). Panik bozukluk tanısı konan kişilerde sıklıkla başka bir komorbidite de vardır. Bu tanılar arasında en sık görülen eş tanı %91 ile agorafobidir (Kaya, 2020). Panik bozukluğun nedenleri tam olarak bilinmemektedir (Pompoli ve ark., 2016). Bu nedenle panik bozukluğun tek bir nedenden değil, farklı nedenlerin birleşiminden kaynaklandığı düşünülmektedir. Genetik, nörokimyasal ve psikolojik faktörler vardır (Kaya, 2020). Psikolojik faktörler psikodinamik, davranışsal ve bilişsel gibi farklı yaklaşımlarla açıklanmaktadır. Şu anda, panik bozukluğu tedavi etmenin farklı yolları vardır. Bu tedavi yaklaşımları tek başına veya birlikte kullanılır. Tedavide psikoterapiler, BDT ve psikodinamik terapiyi içerirken, psikofarmakoloji benzodiazepinler ve antidepresanları içerir (Kaya, 2020).

Panik Bozukluk Etiyolojisine Davranışsal ve Bilişsel Yaklaşım

Davranışsal yaklaşım, panik bozukluğun etiyolojisinde klasik koşullanma ile ilgilenir. Buna göre birey kaygıyı olumsuz bir olay olarak yaşar ve ardından terleme, hızlı nefes alma gibi belirtiler hisseder. Daha sonra bu fizyolojik belirtilerin tehlikeli olduğunu düşünmeye başlar. İlk panik atağı yaşar ve atakların tekrarı ile durum panik bozukluğa dönüşür. Birey korkmayı öğrenir ve bu durumdan kaçmaya başlar. Kaçtığında ise bu davranışı korkuyu azaltarak pekiştirilir (Kaya, 2020). Ayrıca birey ilk panik atağın yaşandığı uyaranları korkuyla eşleştirir. Ve bu uyaranların bulunduğu her yerde korkmaya ve kaçınmaya başlar (Kring ve ark., 2015).

Bilişsel yaklaşım, panik bozukluğu, bireylerin panik atak sırasında yaşadıkları semptomları tehlikeli olarak yorumlamak olarak ele alır. Böylece panik atak nedenleri aramaya başlayan bireyin düşünceleri bir kısır döngüye girerek semptomların artmasına ve yeni panik ataklara neden olur (Tamam, 2009). Panik bozukluğu olan birey, günlük hayatta herkesin başına gelebilecek korku ve buna bağlı fizyolojik belirtileri yanlış yorumlar. Örneğin, kişi kalp çarpıntısını veya hızlı nefes almayı kalp krizi olarak değerlendirebilir (Fava ve Morton, 2009).

Bilişsel Davranışçı Terapinin Panik Bozukluğa Etkisi

BDT’nin panik bozukluk dahil tüm anksiyete bozukluklarında etkili olduğu görüşü desteklenmektedir (Cuijpers ve ark., 2016). BDT tedavisi hem bilişsel hem de davranışsal müdahaleleri içerir. Bilişsel yeniden yapılandırma ve maruz bırakma teknikleri en yaygın olanlarıdır (Kaya, 2020). Bu nedenle panik bozukluk tanısı alan birey korku ve kaçınmaya neden olan işlevsel olmayan düşüncelerin gerçek ve yanlış kanıtlarını arar (Smits ve ark., 2012). Panik bozukluğu olan bireylerin yaşadıkları olumsuz duygu ve düşünceler nedeniyle kasları gergin olabilir. Bu nedenle BDT seanslarında gevşeme ve nefes egzersizleri de sıklıkla kullanılmaktadır (Kaya, 2020). Ayrıca bazı durumlarda bireyler vücutlarındaki normal tepkileri yanlış yorumlayabilirler. Dolayısıyla vücudun fizyolojik ve psikolojik tepkileri hakkında psikoeğitim verilmesi de BDT seanslarının etkisini artırabilir (Kaya, 2020). Sonuç olarak, panik bozukluğa müdahale için BDT’nin etkileri kanıtlanmıştır (Haug ve ark., 2015).

 

 

Yazan: Eda Mat

 

Kaynak: American Psychiatric Association [APA]. (2013). Diagnostic and statistical manual of mental disorders (5. ed.).

Avşar, V. (2019). Bilişsel davranışçı terapiye dayalı bireysel psikolojik danışmanın sosyal kaygı, özyeterlik ve psikolojik iyi oluş üzerindeki etkisi (Doktora tezi).

Cuijpers, P., Gentili, C., Banos, R. M., Garcia-Campayo, J., Botella, C. ve Cristea, I. A (2016). Relative effects of cognitive and behavioral therapies on generalized anxietydisorder, social anxiety disorder and panic disorder: A meta-analysis. Journal of Anxiety Disorders, 43, 79-89

Fava, L. ve Morton, J. (2009). Causal modeling of panic disorder theories. Clinical Psychology Review, 29(7), 623-637.

Haug, T., Nordgreen, T., Öst, L. G., Kvale, G., Tangen, T., Andersson, G., Carlbring, P., Heiervang, E. R. ve Havik, O. E. (2015). Stepped care versus face-to-face cognitive behavior therapy for panic disorder and social anxiety disorder: Predictors and moderators of outcome. Behaviour Research and Therapy, 71, 76-89.

İskifoğlu, T. Ç. (2016). Kaygı bozukluğun bir türü olan panik bozukluğun aile terapi yöntemleriyle beraber incelenmesi. Turkish International Journal of Special Education and Guidance & Counselling (TIJSEG), 5(2), 1300-7432.

Karamustafalıoğlu, O. ve Yumrukçal, H. (2011). Depresyon ve anksiyete bozuklukları. Şişli Etfal Hastanesi Tıp Bülteni, 45(2), 65-74.

Kaya, M. S. (2020). Panik bozukluk tanısı almış bireyler ile sağlıklı bireylerin bazı psikodinamik yapılarının objektif ve projektif testler ile karşılaştırılması (Doktora tezi).

Kayahan, A. (2020). Panik bozukluğun bilişsel davranışçı terapisinin internet ortamına uyarlanması ve uygulanması (Uzmanlık tezi).

Kring, A. M., Johnson, S. L., Davidson, G. ve Neale, J. (2015). Abnormal psychology (13. ed.). John Wiley & Sons.

Özdel, K. (2015). Dünden bugüne bilişsel davranışçı terapiler: Teori ve uygulama. Türkiye Klinikleri J Psychiatry-Special Topics, 8(2), 10-20.

Pompoli, A., Furukawa, T. A., Imai, H., Tajika, A., Efthimiou, O. ve Salanti, G. (2016). Psychological therapies for panic disorder with or without agoraphobia in adults: Anetwork meta‐analysis. The Cochrane Library.

Sapmaz, Ş. Y., Erkuran, H. Ö., Öztürk, M., Ergin, D., Şen Celasin, N., Karaarslan, D., Köroğlu, E. ve Aydemir, Ö. (2019). Validity and reliability of the Turkish version of the DSM-5 separation anxiety disorder severity scale-child form. Psychiatry and Clinical Psychopharmacology, 29(2), 197-203.

Smits, J. A. J., Julian, K., Rosenfield, D. ve Powers, M. B. (2012). Threat reappraisal as a mediator of symptom change in cognitive-behavioral treatment of anxiety disorders: A systematic review. Journal of Consulting and Clinical Psychology, 80(4), 624-635.

Tamam, L. (2009). Panik bozukluk. Actual Medicine Dergisi, 32-38.

Türkçapar, M. H. ve Sargın, A. E. (2012). Bilişsel davranışçı psikoterapiler: Tarihçe ve gelişim. Bilişsel Davranışçı Psikoterapi ve Araştırmalar Dergisi, 1(1), 7-14.

Yetkin, S., Erdamar, A., Yokuşoğlu, M., Özgen, F. ve Aydın, H. (2014). Panik bozukluk hastalarında uykuda kalp hızı değişkenliği. Journal of Turkish Sleep Medicine, 1, 28-32.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*