Yaşayan En İyi On Kadın Psikolog

 

Bu yazı ‘The 50  Most Influential Living Psychologist in the World’ metninden, sadece kadın psikologlar baz alınarak çevrilmiştir. Metnin Aslı için tıklayınız.

1) Lisa Feldman Barrett- Biyolojik Psikoloji

Barrett, 1963’te Kanada’nın ikinci büyük şehri olan ve Ontario eyaletinin merkezi olan Toronto’da dünyaya gelmiştir. Lisans eğitimini Toronto Üniversitesi’nde tamamlamıştır. Klinik psikoloji üzerine yaptığı doktorasını ise Ontario’da bulunan Waterloo Üniversitesi’nde tamamlamıştır.  Halen Northeastern Üniversitesi’nde psikoloji profesörü olan Barrett, aynı zamanda Disiplinlerarası Duyuşsal Bilim Laboratuvarı’nın başkanlığını sürdürüyor (DDBL).

Profesyonel çalışmaları her zaman, biyolojik ve bilişsel açıdan duygular üzerine olmuştur. Bununla birlikte, Barrett bu listede yer alan birkaç psikolog gibi, zihni incelemek için disiplinlerarası çabaların değerini görmeye başlamıştır.

DDBL kendini sosyal psikoloji, psikofizyoloji, bilişsel bilim, psikolojik dilbilim ve sinirbilim alt alanlarının kavşağında konumlandırır.

DDBL, sosyal psikoloji, psikofizyoloji, bilişsel bilim, psikolinguistik ve nörobilim alt alanlarının kesiştiği noktada yer alırken, etnoloji ve felsefe gibi insancıl alanlardan ilham alıyor. Barrett duyguların derinden incelenmesi için yeni yöntemler geliştirmeye dahil olmuştur. Özellikle günlük yaşamın kalitesini ölçmek için ‘deneyim örnekleme yöntemi’ onun için vazgeçilmez olmuştur. Ayrıca DDBL en yeni yüksek teknoloji ürünü olan beyin görüntüleme tekniklerini kullanmaktadır.

200’den fazla hakemli makale ve yarım düzine kitap ile birlikte Barrett, 2005 yılında Amerikan Psikoloji Derneği ve 2008 yılında Amerikan Bilim Geliştirme Derneği’ne üyeliği sonucunda geniş bir üne sahip olmuştur.

Seçilmiş Kitaplar:

  • Duyguda Bilgelik: Duygusal Zekada Psikolojik Süreçler (2.ed. Guilford Press,2002)
  • Duygu ve Bilinç (Guilford Press,2007)
  • Duyguların Psikolojik Yapısı (Guilford Press,2014)
  • Duyguların El Kitabı (ed. Guilford Press,2016)
  • Duygular Nasıl Yapılır: Beynin Gizli Yaşamı (Houghton Mifflin Harcourt,2017)

2) Leda Cosmides- Evrim Psikolojisi

Cosmides 1957 yılında Pensilvanya’da doğmuştur.1979 yılında Radcliffe Üniversitesi’nden mezun olmuş ve 1985 yılında Hardvard Üniversitesi’nde doktorasını yapmıştır.

Harvard’da ünlü evrimci Robert L. Trivers ile yakından çalışmıştır. Şuan Santa Barbara Kaliforniya Üniversitesi’nde Psikolojik ve Beyin Bilimleri Bölümü’nde profesördür. Kariyeri boyunca kocası antropolog John Tooby ile ortaklaşa çalışan Cosmides, evrimsel psikoloji olarak bilinen alt disiplinin kurucularından biridir.

Evrimsel psikoloji bilişsel bilimi, insan evrimini, avcı toplayıcı çalışmaları, nörobilim, psikoloji ve evrimsel biyoloji ile birlikte, insan aklının ve beyninin haritasını anlamaya ve haritalamaya çalışır.

Araştırmalarını oldukça geniş bir yelpazede yaparak; işbirliği ve koalisyon psikolojisinden olan tehdit yorumu, otizm, görsel dikkat, istatiksel akıl yürütme ve benzeri konuları evrimsel bir bakış açısıyla analiz etmiştir. Cosmides, böyle geniş bir ağı kullanmanın bir nedeninin, evrimsel analizlerin nasıl verimli olabileceğini göstermek olduğunu belirtmiştir.

Yaklaşık 90 hakemli dergi makalesinin yazarı veya ortak yazarıdır. Bunların yanı sıra adapte olmuş zihin alanında etkin bir eserin ortak editörüdür. Cosmides, Amerikan Psikoloji Derneği üyesidir ve 1998’de Amerikan Psikoloji Derneği tarafından G. Stanley salonu öğretim görevlisi olarak atanmıştır. Bunların yanı sıra birçok onur ödülünün sahibidir. Cosmides, John Tooby ile birlikte Santa Barbara’da bulunan Evrimsel Psikoloji Merkezi’ni kurmuştur.

Seçilmiş Kitaplar:

  • Uyarlanmış Zihin: Evrimsel Psikoloji ve Kültür Nesli (Oxford Üniversitesi,1992)
  • Evrimsel Psikoloji Nedir (Yale Üniversitesi, 2005)

3)Carol Gilligan- Gelişim Psikolojisi

Gilligan 1936 yılında New York’ta doğmuştur. 1958 yılında Swarthmore Üniversitesi’nden İngiliz edebiyatı lisansını, 1961 yılında Radcliffe Üniversitesi’nden klinik psikoloji yüksek lisansını ve 1964 yılında Harvard Üniversitesi’nden sosyal psikoloji yüksek lisansını almıştır. Şuanda New York Üniversitesi Psikoloji Bölümü’nde Beşeri Bilimler ve Uygulamalı Psikoloji Profesörü ve aynı zamanda Hukuk Fakültesi’nde üniversite profesörü olarak görev yapmaktadır.

Chicago Üniversitesinde birkaç yıl öğretim yaptıktan sonra, 1971 yılında Harvard Üniversitesi Eğitim Enstitüsü’ne Doçent olarak dönmüştür. Orada, gelişim psikologları Erik Erikson ve Lawrence Kohlberg ile yakın işbirliği yapmıştır. Ancak kısa süre sonra, Kohlberg’in erkek denekler üzerinde yapılan araştırmalara dayanan ahlaki gelişim evreleri kuramından hoşnut kalmamıştır. Gilligan kız ve kadınların farklı bir yol ile ahlaki olgunluğa ulaştığını hissetmiş; daha da önemlisi, kadınların genel olarak ahlaki kararlarının erkekler tarafından daha “farklı bir sesle” gerçekleştiğini savunmuştur. Fikirlerini geliştirirken, erkek ahlakını ele alırken birincil kurallı temele dayanarak karakterize etmiş; hak ve görevlerin birincil taşıyıcısı olan bireye odaklanmıştır. Kadınlarda ise, empati ve şefkat ile ilgili ihtiyaçları, ilişkileri ve grup çıkarları odaklı bir ‘bakım perspektifi’ kullanarak ahlaki gerekçeler düzenlemiştir. Gilligan’ın 1982’de ‘Kadının Farklı Sesi’ adlı kitabında yayınlanan çalışmaları daha sonrasında onun tarafından geliştirilmeye devam edilmiştir

Gilligan’ın fikirleri son derecede etkili olmuştur fakat tabi ki eleştiriden uzak kalmamıştır. Bazı eleştirmenler eserinin yeterli deneysel kanıtlardan yoksun olduğunu iddia etmişler ve bir taraftan esasçılıkla suçlamışlardır. Gilligan, 100 hakemli makalenin, 9 akademik kitabın ve bir romanın yazarı, ortak yazarı veya editörlüğünü yapmıştır. Bunların yanı sıra sayısız ödülün de sahibidir.

Seçilmiş Kitaplar:

•   Farklı Bir sesle: Psikolojik Teori ve Kadın Gelişimi (Harvard University Press,1982)

•   Etik Alan Haritalama: Kadın Düşüncesinin Psikolojik Teorisi ve Eğitime Katkısı (Harvard            University Press,1989)

  • Kadın Psikolojisi ve Kızların Gelişimi (Harvard University Press,1992)
  • Ses ve Sessizlik Arasında: Kadınlar ve Kızlar, Irk ve İlişkiler (Harvard University Press,1997)
  • Zevkin Doğuşu: Aşkın Yeni Haritası (Knopf,2002)
  • Kyra: Bir Roman(Random House,2008)
  • Derinleşen Karanlık: Ataerkillik, Direniş ve Demokrasinin Geleceği (Cambridge University Prss,2009)
  • Direnişe Katılma (Polity Pres,2011)

4)Alison Gopnik-Gelişim Psikolojisi, Bilişsel Psikoloji

Gopnik 1955 yılında Pensilvanya’da dünyaya gelmiştir. 1975 yılında McGill Üniversitesi’nden psikoloji ve felsefe lisansını ve 1980 yılında ise Oxford Üniversitesi’nden deneysel psikoloji doktorasını almıştır. Şuanda Kaliforniya Üniversitesi’nde Psikoloji Profesörüdür.

Gopnik, gelişim psikolojisi ve bilişsel bilimler üzerine çalışmıştır. Özellikle, kariyerinin erken dönemlerinde; bebeklerin, çevrelerindeki dünyayla başarılı bir şekilde etkileşim kurmayı öğrenecek şekilde geliştirmeye çalıştığı matematiksel modellerin; Bayesian şebekelerine benzer bir grafik teorisinin olasılık teorisine uygulanmış olduğunu belirtmiştir. Bu, en azından iki nedenden ötürü son derece önemli bir gözlemdi:

Birincisi; Bayesian ağlarının gerçekten bilimsel akıl yürütme hakkında önemli bir şey yakalamış olduğuna dair birtakım deneysel doğrulama sağladı, ve ikincisi; bebeklerin bu tür deliller olmadığı halde hayal edebileceğinden çok daha sofistike keşif yöntemleri kullanabilecek durumda olduklarını güçlü bir şekilde gösterdi.

Gopnik’ in 2009’da yazdığı, bunları ve daha birçok bulguyu popüler bir kitleye bildiren geniş kapsamlı ‘Felsefi Bebek’ adlı bir kitabı vardır.

Gopnik altı hakemli derginin yazarı olmakla beraber altı kitabın da yazarı veya ortak yazarıdır. 2013 yılında birçok ödül, hibe, burs, ders verme ve onursal derece alan Gopnik, Amerikan Sanat ve Bilim Akademisi Üyesi olarak seçilmiştir.

Seçilmiş Kitaplar:

• Sözler ,Düşünceler ve Teoriler (MIT Press, 1996)

• Beşikteki Bilim İnsanı: Erken Öğrenmenin Zihin Hakkında Bize Açıkladığı Nedir? (William           Morrow, 1999)

• Bebekler Nasıl Düşünür: Çocukluk Bilimi (Weidenfeld and Nicolson, 2000)

• Nedensel Öğrenme: Psikoloji, Felsefe ve Hesaplama (Oxford University Press, 2007)

• Felsefe Bebek: Çocukların Zihinleri Gerçeğe, Sevgiye ve Hayatın Anlamı Hakkında Anlatıyor    (Farrar, Straus ve Giroux, 2009)

• Bahçıvan ve Marangoz: Çocuk Gelişimi Biliminin Yeni Biliminin Bize Ebeveynler ve Çocuklar Arasındaki İlişki Hakkında Söylenmesi (Farrar, Straus ve Giroux, 2016)

5) Marsha M. Linehan -Kişilik Psikoloji, Klinik Psikoloji

Linehan 1943 yılında Oklahoma’da dünyaya gelmiştir. 1968 yılında Loyola Üniversitesi’nden psikoloji lisansını, 1971 yılında da aynı üniversiteden sosyal ve deneysel kişilik psikolojisi doktorasını almıştır. Halen Washington Üniversitesi’nde Psikoloji profesörü ve aynı zamanda Psikiyatri ve Davranış Bilimleri Profesörüdür. Üniversitenin Davranış Araştırma ve Terapi Klinikleri Direktörü olarak görev yapmaktadır.

Linehan’ ın araştırmalarının birincil alanı Borderline (sınır) kişilik bozukluğu olmuştur. (BDP)Borderline kişilik bozukluğundan mustarip hastalar, son derece uçucu duygulara ve rahatsız edici düşüncelere sahiptirler. Borderline kişilik bozukluğuna göre bu hastalar tam anlamıyla şizofreniye geçiş yapmazlar, yani nevroz ve psikoz arasında bir ‘sınır çizgisi’ oluşturdukları fikrini sunarlar. Bunun yanı sıra bu bozukluk; klinik depresyon, bipolar bozukluk, kendine zarar verme, madde kullanımı ve intihar düşüncelerini içerir.

Linehan kendisinin bir ergen gibi oldukça sorunlu olduğunu ve BDP’ye maruz kaldığına inandığını, bununla beraber iki yıl boyunca zihinsel bir hastanede geçirdiğini ve daha sonra mevcut olan kaba tedavilere başvurduğunu açıklamıştır. Bu deneyim, kendi durumunu bilimsel olarak incelemek yönündeki kararlılığının köküne dayanmıştır.

Linehan kendisinin yaşadığı bu durumu yıllar sonra şu cümlelerle ifade etmiştir:

‘Cehennemdeydim… Ve bir yemin ettim: çıktıktan sonra, geri gelip başkalarını buradan çıkaracağım…’

Linehan başlangıçta Bilişsel-Davranışçı Terapiye başvurmuştur.(CBT) Hastaların çatışmalarını daha gerçekçi bir şekilde yeniden çerçevelemelerine yardım etmeyi vurgulamış, duygularını daha iyi gönüllü kontrol altına alacak kadar iyi bir ayrılma elde etmelerini sağlamaya çalışmıştır. Bununla birlikte, kısa sürede başka bir bileşene ihtiyaç duyulduğunu hissetmiştir – dini inanç. Linehan, Katolik inancının kendi nihai toparlanmasında da önemli bir rol oynadığı daima vurgulamıştır.

Zen Budizm’inin meditasyon uygulamaları üzerine yaptığı çalışmada, Hristiyan duası ile birçok özellik paylaştığı görmüştür; bu da, dünyaca ünlü haline geldiği ve ” Diyalektik Davranış Terapisi’ ismini verdiği terapi yönteminin oluşmasına yol açmıştır. Bu unsurlar kendini ve insanın şimdiki gerçekliğini radikal bir şekilde kabul ediyordur. Bu iki özellik, kendi duygularını gelip giderken, hareket etmeden, gözlemlemenin yolunu oluşturur. Diyalektik teriminin kaynağı olan bir başka element ise düşünce ve davranışların zıt olarak karşılıklı yollar tarafından, çarpıtılmış düşüncelerin ve zarar verici duyguların dengelenmesidir.

Kanıta dayalı bir tedavi olduğundan dolayı diyalektik davranış terapisi, birçok uzman tarafından oldukça etkili bir yöntem olarak kabul görmüştür.

Linehan, yaklaşık 240 hakemli dergi makalesinin yazar veya ortak yazarıdır. Bunun yanı sıra birçoğu yabancı dillere tercüme edilmiş 7 kitabın da yazar veya ortak yazarıdır. Sayısız ödüle, bursa, onursal dereceye sahip olan Linehan, 2001 yılında Amerika Psikoloji Birliği üyesi olan bir Klinik Psikoloji Bilimi Topluluğu tarafından verilen Seçkin Bilim İnsanı Ödülü’nü almıştır.

Seçilmiş Kitaplar:

• Borderline Kişilik Bozukluğunun Bilişsel Davranışsal Tedavisi (Guilford Press, 1993)

• Borderline Kişilik Bozukluğunun Tedavisine Yönelik Yetenek El Kitabı (Guilford Press,                1993; 2. Baskı 2014)

• İntihar Ergenleriyle Diyalektik Davranış Terapisi (Guilford Press, 2006

• Diyalektik Davranış Terapisi: Pratik Bir Kılavuz (Guilford Press, 2011)

• DBT® Becerileri Eğitim El Kitapları ve Çalışma Sayfası, İkinci Basım (Guilford Press,                 2014)

• DBT® Eylem Esasları: Kabul, Değişim ve Diyalektik (Guildford Press, 2016)

6)Elizabeth F. Loftus- Bilişsel Psikoloji

Loftus, 1944 yılında Los Angeles’ta doğmuştur. 1966 yılında lisans eğitimini Kaliforniya Üniversitesi’nden almış, matematik psikolojisi alanında ise hem yüksek lisansını hem de doktorasını Stanford Üniversitesi’nden tamamlamıştır. Halen Kaliforniya Üniversitesi’nde Sosyal Ekoloji alanında saygın bir profesördür ve burada Bilişsel Bilim Profesörü ve Hukuk Profesörü olarak atamalarda bulunmaktadır. Ayrıca Loftus, Öğrenme ve Hafıza Nörobiyolojisi Merkezi’nin bir üyesidir.

Loftus insan hafızası üzerine yoğunlaşmıştır. 1970’li yıllardan başlayarak, olayın ardından konuya verilen çelişik bilgiler ışığında son olayların hafızasındaki istikrarı ortaya çıkarmak için tasarlanmış bir dizi deney gerçekleştirmiştir. Ona göre, ‘Yanlış Bilgi Efekti’ olarak adlandırdığı bir fenomen sayesinde, insanları anılarının hatalı olduğuna ikna etmek kolaydır. Loftus, laboratuvar çalışmalarından genellediği sonuçlarla birlikte, insan belleğinin sürekli olarak yapılandırıldığı sonucuna varmıştır. Araştırmasının görgü tanığı ifadelerine yansımaları açık ve rahatsız edicidir. Loftus ve çalışmaları, 1990’ların başında, “Bastırılmış Hafıza” denilen olayla ilgili bir dizi dava vasıtasıyla bilirkişi ifadelerini sundular O zaman, travmatik olayların hafızasının bastırılması ve sadece yıllar sonra bile uzmanların sorgulanması fikri halkın hayal gücünü ele geçirmişti. Önemli vakalar arasında toplu çocuk tacizleri ve şeytan ritüeller de vardı.

Loftus, yanlış anıların insanların zihinlerine yerleştirildiğine ilişkin bulgularını açıklayarak, bu tür durumlarda haksız sanıklar için adaletin sağlanmasında önemli bir rol oynadı ve kitlesel histerinin bu rahatsız edici bölümünü yakın bir zamana getirdi.

Loftus, 600’e yakın hakemli makalenin ve 20 kitabın yazarı veya ortak yazarıdır. Birçok onursal ödüle layık görülen Loftus, Ulusal Bilimler Akademisi (NAS) ve Amerikan Sanat Bilimleri Akademisi’nin üyesidir.

Seçilmiş Kitaplar:

•İnsan Belleği: Bilginin İşlenmesi (Erlbaum Associates, 1976)

•Bilişsel Süreçler (Prentice-Hall, 1979, 2. baskı, 1986)

•Görgü Şahitliği (Harvard Üniversitesi Yayınları, 1979, 2. baskı, 1996)

•Bellek: Nasıl Hatırladığımız ve Neden Unuttuğumuza Dair Şaşırtıcı Yeni Araştırmalar (Addison-Wesley, 1980)

•Psikoloji (Knopf, 1981, 5. baskı, 1999)

•Görgü tanıklığı-Psikolojik Perspektifler (Cambridge University Press, 1984)

•Görgü tanıklığı: Sivil ve Suçlu (Kluwer, 1987, 4. basım, 2008)

•Savunma Tanığı: Sanık, Görgü Tanıkları ve Belleği Duruşmaya Vardıracak Uzman (St. Martin’s Press, 1991)

•Bastırılmış Hafıza Efsanesi (St. Martin’s Press, 1994)

7)Elenaor H. Rosch- Bilişsel Psikoloji

Rosch 1938 yılında New York’ da doğmuştur. Reed Üniversitesi’nden Felsefe diplomasını ve Harvard Üniversitesi’nden bilişsel psikoloji doktorasını almıştır. Şu anda Kaliforniya Berkeley Üniversitesi’nde psikoloji profesörüdür.

Rosch, beynin dünya hakkındaki bilgileri nasıl organize ettiğini ve yapılandırdığını araştıran bilişsel bilim alanında çalışmaktadır. İnsanlarda, zihinsel sınıflandırmanın hem doğuştan (biyolojik) hem de edinilen (öğrenilmiş) yönlere sahip olduğunu söylemiştir.

Rosch, özellikle kategorileri karakterize etmek için prototiplere olan bağımlılığımız gibi deneysel temelli bazı katkılarla bilinir. Buradaki fikir, kategorinin sınırlarını çizmede daha merkezi bir rol olan, kategorideki belirli ögeleri vermek için doğuştan gelen bir eğilimimiz olduğu yönündedir. (Örneğin; kızıl gerdan ve devekuşu denildiğinde kızıl gerdanın kuş kategorisine daha çabuk sokulması eğilimimiz gibi)

Deneysel çalışmalarından elde edilen bir başka sonuç, hiyerarşik olarak cinsine göre sınıflandırılmış yapıların (örneğin, “sandalye / mobilya”) rastgele olmadığı, ancak en temel unsurların alt tabakasından oluşturulduğu fikridir. Son olarak, Rosch, sınıflandırma fikrini felsefi bir seviyede açıklığa kavuşturmaya çalışan oldukça etkili teorik çalışmalar yapmıştır. Rosch, çalışmalarına iki temel ilke varsayarak başlamıştır: Birincisi, kategori sistemlerinin görevi, en az bilişsel çaba ile maksimum bilgi sağlamak; İkincisi, algılanan dünya keyfi veya öngörülemeyen nitelikler yerine yapılandırılmış bilgi olarak gelir. Bu iki temel ilkeyi bir argümanda kullanarak;  ‘Zihinsel kategoriler, algılanan dünya yapısını olabildiğince yakından haritalandırırsa, kategorileştirme sistemlerinin görevinin yerine getirildiğini çıkarabilir.’ Sonucuna ulaşmıştır. (maksimum bilgi, en az bilişsel çabayla elde edilir).

Rosch’ un çalışması, bilişsel psikoloji, antropoloji, felsefe, mantık, bilgisayar bilimleri, teorik biyoloji ve eleştirel teori gibi çok geniş bir akademik alt alan yelpazesinde olup, daha sonraki çalışmaların da temelini oluşturmuştur. Bazı durumlarda, nesne odaklı ontoloji gibi tamamen yeni entelektüel hareketlere bile ilham kaynağı olmuştur.

Bilim adamları tarafından çok çeşitli bilimsel ve felsefi bakış açılarından ele alınmış olan Rosch’ un kendi eserlerini kesin bir biçimde kategorize etmek zordur. Bununla birlikte, kesin olan bir şey vardır: Akademik etki bundan çok daha büyük değildir.

Rosch, birçok hakemli dergi makalelerinin ve kitap bölümlerinin yazarı ya da ortak yazarıdır. Ayrıca iki kitabın ortak yazarı ya da editörüdür.

Seçilmiş Kitaplar:

• Biliş ve Sınıflandırma (Lawrence Erlbaum, 1978)

• Gömülü Zihin: Bilişsel Bilim ve İnsan Deneyimi (MIT Press, 1991, 2. baskı, 2017)

8)Marianne Schmid Mast –Sosyal Psikoloji, Örgüt Psikolojisi

Schmid, 1965’te İsviçre’nin Olten kentinde doğmuştur. Başlangıçta iş ve ekonomi okuduktan sonra bir süre bilgisayar şirketinde çalışmış, sonrasında ise Zürih Üniversitesi’nde tıp fakültesine girmiştir. Bununla birlikte, 1996 yılında psikoloji lisans derecesi almış ve 2000 yılında Zürih Üniversitesi’nde ve psikoloji alanında da bir doktora derecesi almıştır. Halen Lausanne Üniversitesi’nde Örgütsel Davranış profesörüdür.

Schmid Mast ın araştırmasında, üstünlük hiyerarşisindeki bireylerin birbirleriyle nasıl etkileşim kurduklarını, sosyal etkileşim ortaklarını, ‘yukarıda, aşağıda ve onlarla aynı hiyerarşik düzeyde’ nasıl iletişim kurduklarını, sözlü ve tarafsız olarak nasıl iletişim kurduklarını incelemektedir.

Daha dar hedefli araştırmalarda, ilk izlenimlerin kişilerarası etkileşimler üzerindeki etkilerini, örgütsel hiyerarşiler içindeki insanların birbirlerini nasıl değerlendirdiklerini ve bu tür yapılar içindeki konulardaki izlenimlerin doğruluğunu incelemiştir.

Bulgular oldukça geneldir ve her türlü hiyerarşik organizasyonlara uygulanır; örneğin, yaptığı çalışmalar, hekim-hasta iletişiminin klinik sonuçları etkileyebileceği yolları ortaya koymuştur. Schmid Mast ayrıca, kişiler arası davranış ve iletişimi araştırmak ve sosyal etkileşimlerde dengesiz davranışı analiz etmek için teknolojinin öncü kullanımını da gerçekleştirmiştir. Bunlar sürükleyici sanal çevre teknolojisi ve bilgisayar tabanlı otomatik algılama içerir.2006 yılında  Neuchatel Üniversitesi’nde kendi ‘sanal gerçeklik’ laboratuvarını kurmuştur.

2014 yılından bu yana Lausanne’nin HEC Üniversitesi’nde bulunan laboratuvar, hem insan sosyal etkileşim davranışını hem de kişilerarası beceri eğitimini incelemek için sanal gerçekliği kullanır.

Bu ve diğer teknikler kullanılarak; Schmid’ in çalışmasının,  kendilik algılamanın, fizyolojik uyarılmanın veya ikna edici bir etkinin sosyal bir değerlendirme durumunda nasıl bir etkileşim kurduğuna yoğunlaşılmıştır. (Örneğin; iş görüşmesi gibi gerçek hayatta olan durumlarda)

Ayrıca, bu tür çalışmaların sonuçlarını, kadınları sosyal etkileşimlerde etkileyen “stereotip tehdidi” (toplumsal cinsiyet kalıplarına dayalı olumsuz algılamalar) olasılığını değerlendirmek için kullanmıştır.

Schmid Mast, son on yılda 100’den fazla hakemli dergi makalesi yayımlamıştır ve 3 kitabın yazarı veya ortak editörüdür.

Seçilmiş Kitaplar:

• Baskın Hiyerarşilerde Cinsiyet Farklılıkları (Pabst Science Publishers, 2000)

• Cinsiyet ve Duygu: Disiplinlerarası Bir Perspektif (Peter Lang, 2013)

• Başkalarını Doğru Olarak Algılama Sosyal Psikolojisi (Cambridge University Press, 2016)

9)Elizabeth Z. Spelke- Gelişim psikolojisi, Sosyal Psikoloji

Spelke, 1949 yılında New York’ta doğmuştur. 1971’de Radcliffe Üniversitesi’nden sosyal ilişkiler bölümünden mezun olmuştur. (Jerome Kagan ile çalıştığı yer), 1978’de Cornell Üniversitesi’nden psikoloji doktorasını (Eleanor Gibson’ın altında çalıştığı yer) almıştır. Halen Harvard Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi’nde Psikoloji profesörü olan Spelke, ayrıca Harvard Eğitim Yüksek Okulu üyesidir ve gelişimsel çalışmalar için üniversitenin Laboratuvarı Direktörü olarak görev yapmaktadır.

Spelke’nin çalışmalarında, matematik yapabilme kapasiteleri, haritalar gibi sembolik temsillerin oluşturulması, cins kategorilerin geliştirilmesi ve içinde yaşadıkları diğer toplumsal grupların ve diğer insanların duyguları üzerine düşünülmesi gibi özel insan bilişsel işlevlerinin geliştirilmesine odaklanmıştır. Spelke; insan, bebek ve çocuklardaki kökenleri, insan olmayan primatların kapasiteleri ile ilişkileri ve çeşitli kültürel ortamlardaki tezahürleri de dahil olmak üzere, çok yönlü bir yaklaşım kullanarak bu kapasiteleri araştırmıştır.

Bebeklerle yaptığı çalışmalarda araştırmacıların bebekleri farklı görüntüler taşıyan ve onlara bakmak için harcadığı süreyi ölçen “Tercihli Bakış” olarak bilinen Robert Fantz tarafından geliştirilen bu tekniği yoğun bir şekilde kullanmıştır. (Bu tür çalışmalarda, bebeğin bir nesneye ayırdığı dikkat uzunluğu,  bebeğin kendine özgü ilgisinin bir göstergesidir.)

Spelke, belki de biyoloji ve kültürün modern toplumlardaki matematiksel yetenek ve kazanımdaki toplumsal cinsiyet farklılıklarına olan mukayese edici katkısını saptamadaki çalışmaları ile en iyi olarak bilinir.

Spelke, bilişsel yeteneklerimizin çoğunun doğuştan gelen ya da biyolojik bir temele sahip olduğu fikrini desteklerken, uzun deneysel çalışmadan sonra, erkeklerden kadınlara herhangi bir sistematik biyolojik farklılığın herhangi birine ilişkin bir kanıt olmadığı sonucuna varmıştır. Bu nedenle, cinsiyetler arasındaki matematiksel ilgi ve başarısızlıkta gözlemlenen eşitsizliği açıklamak için sosyal ve kültürel faktörlere bakmalıyız.

Spelke, sayısız hakemli makalenin yazarı veya ortak yazarıdır. Amerikan Sanat ve Bilim Akademisi’nden bir yetkili olarak, Fransa Merkezinde olan Ulusal Repertuar Biliminde “İnsan Bilgisinin Kaynakları” adlı Jean Nicod Konferansına davet edilmiştir.

10)Carol A. Tavris – Sosyal Psikoloji

Tavris 1944’te Los Angeles, California’da doğmuştur. Sosyoloji ve karşılaştırmalı edebiyat diplomasını Brandeis Üniversitesinden almış olup, 1971’de Michigan Üniversitesinde Sosyal Psikoloji alanında doktorasını yapmıştır. Mezuniyetinden sonra, California Üniversitesi ve Yeni Sosyal Araştırmalar Okulunda Psikoloji dersleri vermiştir. Şimdilerde ise bağımsız bir yazar ve öğretim görevlisidir.

Tavris ’in en önemli araştırma konusu, geniş anlamıyla Sosyal Psikolojinin alt disiplini olan cinsiyet kimliği ve eşitliktir. 1980’lerde ilk kez yayınlanan, Carole Wade ile birlikte yazdığı popüler kolej ders kitabı ‘Psikoloji’, toplumsal ve kültürel araştırmalar yapan ilk giriş metinlerden biriydi. Daha sonra serbest yazar olarak kariyeri boyunca geniş bir kitleye sunduğu diğer konular arasında, “pop-psikoloji” mitleri (örneğin, Freud-ilham mitlerinin, kişinin öfkesini ifade etmek, onu kontrol altında tutmaktansa daha iyidir) ve bilişsel ayrışmanın zihinsel ekonomimizde oynadığı rol (çoğu zaman bize, mevcut inançlarımıza uymayan yeni kanıtları reddettirme nedeni) yer almaktadır.

Tavris, yaklaşık 10 kitabın yazarı, ortak yazarı veya editörüdür. Aynı zamanda 300’den fazla hakemli dergi makalesinin, kitap bölümleri, kitap yorumları, denemeler ve diğer popüler yazıların yazarı veya ortak yazarıdır. New York Times, Wall Street Journal, Los Angeles Times, Times Literary Supplement ve Scientific American gibi yayınlar için yazılar yazmıştır.

2014’ten beri Skeptic dergisi için ‘’The Gadfly’’ başlığı altında düzenli olarak köşe yazısı yazıyor. Ayrıca Tavris, 100’den fazla konferans ve açılış konuşmasını yapmış olan aranan bir konuşmacıdır. Amerikan Psikoloji Derneği’nin (APA) ve Amerikan Psikoloji Topluluğu’nun üyesidir.

Seçilmiş Kitaplar:

•En Uzun Savaş: Perspektifte Cinsiyet Farklılıkları (Harcourt Brace Jovanovich, 1977, 2. baskı, 1984)

• Öfke: Yanılgı Duygusu (Touchstone, 1983, 2. baskı, 1989)

• Kadının Uyumsuzluğu (Simon & Schuster, 1992)

• Perspektifte Psikoloji (HarperCollins, 1994; 3. baskı, 2000)

• Psikoloji Dili ve Biobunk (Prentice-Hall, 1997; 3. baskı, 2011)

• Hatalar Yapıldı (Fakat Bana Değil) (Harcourt, 2007; 2. baskı, 2015)

• Bilim Adamları ve Hümanist: Elliot Aronson’un Şerefine Giden Bir Şenlik (Psikoloji Basımı,         2010)

• Psikolojiye Davet (4. baskı, Prentice-Hall, 2014)

• Psikoloji (12. baskı, Pearson, 2017)

kardelen 2_edited.jpg

 

 Çeviren: Ebrar Özdemir

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*