4 Yaşından Küçük Çocuklar, Erkekleri Kadınlardan Daha Güçlü Görüyorlar.

Özet: Dört yaşından küçük çocuklar, yeni çalışma raporlarına göre gücü erkeklikle
ilişkilendiriyorlar.

4 yaşına kadar çocuklar, Norveç gibi daha eşitlik taraftarı olduğu düşünülen ülkelerde bile
gücü erkeklikle ilişkilendiriyorlar. Marc Jeannerod Bilişsel Bilimler Enstitüsü (CNRS /
Université Claude Bernard Lyon 1)’nden bilim adamları, 7 Ocak 2020’de Sex Roles
dergisinde yayınlanan bir çalışmada Oslo (Norveç), Lozan ve Neuchâtel (İsviçre)
Üniversiteleri ile işbirliği yaptılar. Ayrıca, bazı durumlarda güç-erkeklik ilişkisinin kızlarda
ortaya çıkmadığını gösterdiler.

Erken çocukluk döneminde görülen güç ve cinsiyet etkileşiminin nasıl temsil edildiğini az
çok hepimiz biliyoruz. Marc Jeannerod Bilişsel Bilimler Enstitüsü (CNRS / Université
Claude Bernard Lyon 1)’nden araştırmacılar, Oslo (Norveç), Lozan ve Neuchâtel (İsviçre)
Üniversiteleri ile işbirliği içinde Fransa’da, Lübnan’da ve Norveç’te 3 ve 6 yaş arasında olan
çocukların erkeksi figürlere kadınsı figürlerden daha fazla güç atfedip atfetmediğini
araştırmak istedi.

İlk deneyde, çocuklara iki cinsiyetsiz bireyden oluşan bir fotoğraf gösterdiler. Bunlardan biri
baskın fiziksel bir duruş sergiliyor iken, bir diğeri ise bir alt duruşu sergiliyordu. Çocuklar
önce, bu iki bireyden hangisinin bir diğeri üzerinde güç kullandığını tahmin etmek
zorundalardı. Daha sonra, her bireye cinsiyet atfetmek zorundalardı ( Hangisi kadın, hangisi
erkek gibi). Sonuçlar, 4 yaşından itibaren çocukların büyük çoğunluğunun, baskın olan bireyi
erkek olarak düşündüklerini ortaya çıkardı. Güç-erkeklik ilişkisi hem kızlarda hem
erkeklerde, Lübnan’da da, Fransa’da ve Norveç’te olduğu kadar gözlendi. Ama bu durum 3
yaşındaki çocuklar için kayda değer değildi.

İkinci deneyde, bu sefer Fransa’da 4 ve 5 yaşlarında ve okula giden çocuklar, kendilerini
resimde hayal etmek ve diğer kişiyi bir kız veya oğlan olarak hayal etmek zorundalardı.
Çocuklar, kendileri ile aynı cinsiyette olan kişiyle güç ilişkilerini düşünmek zorunda
kaldıklarında, hem kızlar hem erkekler büyük ölçüde baskın karakterle tanımladılar. Fakat
karşı cinsiyetten biriyle güç ilişkilerini düşünmek zorunda kaldıklarında, erkeklerin baskın karakterle daha sık özdeşleşirken, kızların karakterlerden biri veya diğeri ile daha fazla
özdeşleşmediği görüldü.

Son olarak, üçüncü deneyde, Lübnan ve Fransa’dan 4 ve 5 yaşlarında çocuklar, biri kız, biri
oğlan olmak üzere bir tahta arkasında duran iki kuklanın arasındaki bir dizi değişimi izlediler.
Bir durumda, kuklalar oyun oynamaya hazırlanıyordu ve çocuk, kuklalardan birinin
seçimlerini diğerine dayattığını duydu. Diğer bir durumda, bir kukla dondurma almak için
diğerinden daha fazla paraya sahipti. Fransa ve Lübnan’daki erkek çocuklarının çoğu,
seçimlerini dayatan veya daha fazla paraya sahip olan kuklanın erkek olduğunu düşündü.
Ama iki ülkedeki kızlar da, baskın karakteri bir veya diğer bir cinsiyete atfetmedi.

Sonuçlar, çocukların cinsiyet hiyerarşisine karşı erkenden duyarlılığa sahip olduğunu
göstermektedir, fakat bazı durumlarda, kızlar gücü ve erkekliği ilişkilendirmemektedir. Bilim
adamları artık kadınsı figürlere hangi güç biçimlerini atfettiklerini ve yapılan bu atıflarla
cinsiyetçi gücün ifadesinin meşrulaştırılıp meşrulaştırılmadığını tartışıyorlar.

Not: Tahta arkasına saklanmadan önce gösterilen kuklalar, aynı konuşmacı tarafından
manipüle edildi ve bir karikatürde olduğu gibi aynı seste konuştu. Yani, tahtanın arkasından,
onları seslerine göre ayırt edebilmek mümkün değildi.

 

Çeviren: Yaren Günay

Kaynak: Neurosciensenews

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*