Bağımlılığın Nörobiyolojisi

Merhaba Değerli Okurum,

İlk yazımı okuyacak olduğunuz için heyecan ve mutluluk duyuyorum. Umuyorum ki beğenirsiniz. 😊

Bu ayki temamız bağımlılık ve içeriğimde sizlere bağımlılık ve bağımlılığın biyolojik mekanizmalarından bahsedeceğim. Aşağıya konuyla ilgili bir video linki bırakıyorum.

İyi okumalar dilerim.

http://www.khanacademy.org.tr/video.asp?ID=7174

Anahtar kelimeler; Dopamin, nukleus akumbens, ödül ceza mekanizması, amigdala, dopaminerjik yolak.

Bağımlılık, bir maddenin amacı dışında ve o maddeye karşı geliştirilen tolerans sonucu, zamanla artan miktarlarda alınması ve kişinin yaşamında sorunlara neden olduğu halde kullanımı azaltıldığında ya da bırakıldığında yoksunluk belirtilerinin ortaya çıkmasına neden olan bir durumdur. Bağımlılık yapıcı maddelerin ortak özelliği, beyindeki ödül ceza mekanizmasını tetikleyerek keyif, haz alınmasını sağlamak ve haz hissinin sürekli pekiştirilmesi isteğini oluşturmasıdır. Bağımlı kişi bağımlı olduğu maddeye karşı bir obsesyon (takıntı) oluşturur ve kompulsiyonlarla yani maddeyi alımıyla rahatlamaya ulaşır. Bu obsesyon ve kompulsiyonlar döngüsüyle devridaim ve sürekli artan bir haz duyumu yaşanır. Aslında bağımlılığı bu haz duyumunun sürekliliğini istemek olarak da açıklayabiliriz.

Yukarıda bağımlılığı tanımladık, biyolojik alt mekanizmasından bahsedecek olursak yazıda sıkça ödül ve ceza mekanizması ve ana nörotransmitteri ‘Dopamin’e değineceğiz.

 

Dopamin, insan beyninde nöronların arasında iletici nörotransmitter olarak görev görür. Beyinde çok sayıda dopamin yolağı bulunmaktadır. Bunlar bellek, ödül ve motivasyon gibi birçok işte görev alır. Ödül beklentisini ve ödüle ulaşmak çoğu zaman beyinde bu molekülün miktarını arttırır. Bazı uyarıcı ve bağımlılık yapıcı maddeler dopaminin nöronlar arasından (sinaps) alınımını engelleyebilir ya da daha fazla salınmasını tetikleyebilir. Dopamin çoğu bağımlılık yapan ilacın da hedef aldığı nörotransmitterdir. Bu nörotransmitter beynin kendi kendini ödüllendirmesini sağlar. Bu yüzden çoğu uyuşturucu ve keyif verici madde bu nörotransmitterin salınımını arttırır.

Bağımlılık yapıcı maddelerin tümü ve doğal ödüller, insan beyninin ödül yolağı olarak nitelendirilebilen mezokortikolimbik alandaki ekstrasellüler dopamin seviyesini arttırarak aktivite göstermektedir. Ventral tegmental alandan başlayarak nükleus akumbens ve prefrontal kortekse giden dopaminerjik innervasyonlar insan beynindeki ana ödül yolağını oluşturur ve bu yolağın uyarılması ile ödül tecrübesi yaşanır. Doğal ödüllere evrimsel açıdan bakıldığında, bir insanın kendi türünün hayatta kalması için besin bulması, üremesi ve avcı gibi tehditlerden kaçabilmesi de ödül ilişkili dopamin salımına ve dolayısıyla ödül ilişkili hedonik (haz sağlayan) duyguların tecrübe edilmesine sebep olduğu söylenebilir.

Doğal, yarı-sentetik ve sentetik bağımlılık yapıcı maddelerin ekstrasellüler (hücre dışındaki)dopamin seviyesini arttırma mekanizmaları değişiklik gösterebilmektedir. Örneğin, kokain dopamin artışını presinaptik (sinirsel iletimi ileten) nöronda bulunan dopamin geri alım taşıyıcılarını bloklayarak sağlarken amfetamin bu artışı sinaptik vesiküllerden dopamin salınımını tetikleyerek sağlar. Bunun yanında uzun süreli madde kullanımının hücresel, moleküler ve yapısal düzeyde uzun dönemli ve kalıcı nöroadaptasyonlara (uyumsanmalara) sebep olduğu gösterilmiştir.  Bu değişiklikler içinde reseptörlerin hassasiyetini kaybetmesi (desensitizasyon), özümsenmesini, genetik düzeyde reseptör proteinlerinin üretiminin azaltılması veya durdurulması sayılabilir; ve tüm bu nöroadaptasyonlar maddenin ilk kullanıldığındaki kadar haz verememesine yol açarak tolerans oluşumuna sebep olup kişiyi daha yüksek dozlarda madde kullanmaya itmektedir. Bağımlılığın nörobiyolojik alt yapısı bu şekilde gelişmektedir.

Son olarak madde bağımlılığı ve insan evrimi üzerine okuduğum bir makaleden alıntılama yapacağım;

‘Beynin doğal motivasyonel sistemlerinin, insanın çevreye olan adaptasyonuna katkısının çok büyük olması ile birlikte, hayatta kalımına sağladığı katkı da inkar edilemez derecede büyüktür. Motivasyonel sistemlerin evrimsel faydaları şu şekilde örneklendirilebilir: insan organizması yiyecek-su, eş, barınak ve benzeri aramak için veya kendi türüne karşı tehdit oluşturabilecek çevresel durumlardan ve avcılardan kaçmak için bu sistemler tarafından motive edilir. Bu sayede ise, adaptasyon şansını arttırarak doğal seçilim mekanizması ile evrimleşmek üzere hayatta kalmaya devam eder. Doğal motivasyonel sistemler insan beyninin ödül mekanizması üzerine kurulu olup, ana olarak mezokortikolimbik dopamin yolağını ve dopamin nörotransmitterini içermektedir. Mezokortikolimbik yolak farklı birçok yaşamsal türün beslenme, üreme, pozitif sosyal ilişkiler kurma ve yavruya duyulan bağlılık gibi adaptif davranışları üzerine etki ettiğinden, evrimsel açıdan çok eski olduğu düşünülmektedir.’

‘Davranışsal psikolojide sıkça bahsedilen bir kavram olarak pekiştiriciler, insanoğlunun evrimsel sürecinde de ciddi bir rol üstlenerek; onun hayatta kalımını sağlayacak olan davranışlarını pekiştirmiştir. Madde bağımlılığının psikolojik boyutunda pekiştiriciler çok büyük öneme sahiptir, ve insanoğlunun evrimsel süreci ile de ilişkilendirilebilir. Şöyle ki; kokain kullanımı sonucu hissedilen öfori, insanın yiyecek, barınak ve eş bulma gibi hayatta kalımına katkı sağlayacak olan davranışları sonrası hissetiği duygulara benzetilebilir ve her ikisi de pozitif pekiştiricilere örnektir. Öte yandan; opioid kullanımı sonucu ağrı hissinin uzaklaştırılması da insanoğlunun avcı ve diğer çevresel tehditlerden kaçması-uzaklaşması sonrası hissettiği rahatlama ve güven hissi ile ilişkilendirilebilir ki bunlar da negatif pekiştiriciler olarak gösterilebilir. Her iki pekiştirici çeşidinin insanın çevreye adaptasyonu açısından evrimsel olarak bir anlama sahip olduğu görülmektedir.’

 

Kaynakça;

Bağımlılık Dergisi – Journal of Dependence | 2018; 19(1):17-22 (Evrimsel açıklama)

Fizyolojik Psikoloji, Neil Carlson, Psikofarmakoloji bölümü.

Aslınur Kara

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*