Başarılar Bizlerin Ama Başarısızlıklar Biz Hariç Herkesin!

Final döneminin de yaklaşmasıyla beraber hepimizde yaygınlaşan sınav kaygısı konusunu ele almak istiyorum.Sınavlar her birimizde bir reaksiyon ortaya çıkarmaktadır. Çoğunlukla bu reaksiyon bizlerde stres faktörüyle kendini belirgin hale getirmektedir. Fakat hiç stres olmamak da doğru mudur? Esasında belli düzeyde stres vücutta yaratmış olduğu psikolojik ve fizyolojik uyanıklık haliyle beraber bizlerin odağını sürdürmesinde oldukça faydalıdır.Bu sebepledir ki minimal bir sınav kaygısı sorun yaratmazken; durum eğer ki fizyolojik veyahut mental sağlığı etkileyecek düzeye gelmiş, korku ve kaygı işlev bozukluklarına mahal verecek halde ise gerçekleştirilmesi beklenen performansın oldukça altında bir sonuç elde edilecek ve kişi kendine daimi bir güvensizlikle sınav kaygısı döngüsünü besleyecektir.

Benim Sınav Kaygı Düzeyim Normal Mi?

Kaygı yaşamak vücutta sağlıklı olarak bazı reaksiyonlara neden olmaktadır. Fakat bu durum aşırı hale geldikçe bedenen ve zihnen zararlar ortaya çıkmaktadır. Sınav kaygısını yüksek düzeyde yaşayan birinde aşağıda sayılacak belirtilerin pek çoğu yakın zaman aralıklarında gerçekleşerek kişinin performansına odaklanmasını oldukça kötü etkilemektedir:

  • Nefes sirkülasyonunda bozukluklar
  • Öfke kontrolüne dair sıkıntılar-patlamalar
  • Mide bulantısı
  • Ağız kuruluğu
  • Uyku düzeninde bozukluk,uykuya dalamama
  • İştahsızlık
  • Dikkati bir noktada toplamada yaşanan güçlük

Bunlara ek olarak psikolojik ve bilişsel de bazı semptomlarla karşılaşılmaktadır:

  • Kendini sürekli eleştiriye maruz bırakma
  • Hiçbir şeyi düzgün yapamadığını düşünme
  • Sınav başlamadan dahi yapamayacağına dair derin düşünceler ve kendini gerçekleştiren kehanet bakış açısıyla başarısızlığı kendi eliyle inşa etme
  • Başarısızlığa yönelik dışsal mazeretler bulmak ve başarısızlığı buna atfetme
  • Yaptıklarından çok yapamadıklarına odaklanıp pes etme

Semptomların bir çoğunun aynı anda görüldüğü sınav kaygısı, kişinin başarısında düşüşe neden olduğu gibi dersler, sınavlar hakkında ertelemeler ve dolayısıyla birikmiş işlerle karşı karşıya bırakmaktadır. Bu maalesef ki öğrenciyi olumsuzluk döngüsünün içinde kalmaya mahkum etmektedir. Ayrıca unutulmamalıdır ki sağlığın bütüncül bir mekanizma olduğunun kabul edildiği üzere psikolojik deformasyonlar fizyolojik bozuklukları ortaya çıkarabilmektedir. Stres vücutta bağışıklık sistemi başta olmak üzere pek çok sistemle ilişkilidir ve işeyişin yapısını olumsuz yönde değiştirebilecek hormonların salgılanmasına neden olmaktadır.

Kimlerde Daha Sık Görülür?

Özellikle rekabetçi kişilik yapısına sahip kişilerde sınav kaygısına sıklıkla rastlanmaktadır. Rekabetçi kişiliğe sahip bireyler hata yapmayı kabullenemeyip sürekli karşı olgusal düşünme biçimi içindelerdir. ”Eğer o soruyu da doğru yapsaydım 100 alabilirdim.”, ”Eğer uyumayıp son konuya bir kez daha baksaydım şu an çok daha iyi bir not alırdım.”şeklinde ifadeler karşı olgusal düşünce içinde sınav kaygısı yaşayan bir kişinin sıklıkla başvuracağı ifadeler arasında yerini almaktadır. Yanı sıra çevrenin kişiden beklentisi de onu bu kaygılı ve rekabetçi yapıya sürükleyebilmektedir.

Başarılar Bizlerin Ama Başarısızlıklar Biz Hariç Herkesin!

Çelişkiye düşüren başarısızlık durumuna bir cevap bulmaya çalışan öğrenci sorunu genellikle kendi alanında değil olumsuz şartlara, sınavı hazırlayan öğretim görevlisine yani kısacası kendi dışındaki etmenlere bağlamaya oldukça hazırdır.Bunu şu tip cümlelerle anlayabiliriz: ”Sorular çok zordu, oysa ki ben yeterince çalışmıştım.Benden kaynaklı değil.”, ”Hoca örneğin benzerini çözmüştü ama bunda farklı bir şey vardı. Yoksa kesin yapardım.”. Burada amaç öğrencinin kendine duyduğu ve insanın iki temel güdüsünden biri olan öz-saygısını korumak istemesidir.

Neler Yapılabilir?

Burada sorulması gereken esas soru başarının bizler için ne anlam ifade ettiğini netleştirmek olmalıdır. Başarı sayıların, sonuçların oldukça ötesinde bir kavramdır. Esasında yapılan sınavları geçmek veyahut iyi notlar almak bizlerin o bilgileri pratiğe dökecek kadar içselleştirdiğimizin her daim kanıtı değildir. Burada başarıdan kasıt bu içselleştirmeyi gerçekleştirmek olmalıdır. Aksi takdirde öğrenilen her bilgi pek çok insanın bildiği gibi zihinde zamanla deformeler geçirmektedir. Ancak pratikle uygulanan bir şey çok daha kalıcı bir bilgiyi bellekte tutmamıza yardımcı olacaktır. Bu noktada sınav kaygısı yaşandığında çeşitli nefes egzersizleri, odağı toplamak için belirli aktiviteler, gerginlik düzeyini azaltabilecek hobiler öğrencilerin başvurabileceği çözüm yollarından yalnızca bazılarıdır.

 

Yazan: Özge Akduman

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*