Başka Kim ?

     Şiddetin en önemli görünümlerinden biri olarak bilinen cinsel şiddet; kültür, dini inanç, sosyo-ekonomik düzey ve rejim farkı olmaksızın bütün toplumlarda işlenebilmektedir. Bu suç; bireyin mahremiyetine, kişiliğine, beden ve ruh sağlığına çok ağır darbeler vurmaktadır.

     Cinsel şiddet; toplumun her seviyesinde evde, okulda, iş yerinde ve pek çok ortak yaşam alanında gerçekleşebilmektedir. Bu suçların en ağırı olan tecavüz (ırza geçme), en eski hukuk sistemlerinden günümüze kadar cezalandırılmış olsa da asla önü alınamamıştır, sona erecek gibi de görünmemektedir.

 

     Psikolog Seren Öztoprak, yaş kaç olursa olsun cinsel istismarın en zorlayıcı travmalardan biri olduğuna dikkat çekiyor. Bizler her türlü istismara karşı net bir tavır almakla birlikte özellikle daha korunmasız ve savunmasız gördüğümüz çocuklara karşı ayrı bir duyarlılık göstermeliyiz. Çünkü onların yaşadıkları yıkım korkunç boyutlarda olabiliyor.Peki, kendini çeşitli nedenlerden ötürü yeterince veya hiç ifade edemeyen bu çocukların durumlarını nasıl fark edebiliriz?

     0-4 yaş aralığındaki çocuklarda tuvalet eğitiminde bozulmalar, cinsel içerikli sözcük kullanımında artma, uyku bozuklukları; 4-6 yaş aralığındaki çocuklarda yetişkinlerden aşırı derecede korkma, cinsel ilişkiyi ayrıntılı bilme, cinsel içerikli sözcük kullanımında artma; 7-16 yaş aralığındaki çocuklarda okul başarısında düşüş, depresif belirtiler, evden kaçma, intihar girişimleri gibi olgular görülmektedir.

     Her yıl ülkemizde binlerce çocuğun cinsel istismara uğradığı bir gerçek. Bu konuda hem anne babaları, hem çocukları bilinçlendirmeliyiz. Nelerin taciz olduğunu ve taciz karşısında ne yapmaları gerektiğini çok iyi anlatmalıyız. Yalnız ve savunmasız olmadıklarını göstermeliyiz.

     Hepimiz görüyoruz ki sosyal medyanın gücü önüne geçilemeyecek kadar etkili. Bu gücü öyle iyi kullanalım ki her insan cinsel istismara, bir diğer adıyla tecavüze karşı bilinçlensin.

     Tecavüz olaylarının hepsini devamlı olarak gündemde tutalım ve insanların görebileceği, dikkatlerini çekecek şekilde paylaşalım. Kimse gördüklerine gözlerini kapamasın, sırtını dönemesin. Çok şükür, benim çevremde böyle şeyler olmuyor diyemesin.

     Her çocuk bizim çocuğumuz. Her çocuk bizim kardeşimiz, akrabamız, komşumuz, canımızdan bir parça çünkü.

Yazan: İrem Yağcı

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*