Beden İmajı

Beden imajı, kişinin kendi bedeninin zihinsel temsilidir. Muth ve Cash (1997) ise, beden imajını, bireyin fiziksel özelliklerine göre edindiği her türlü duygu, düşünce ve davranışların temsili boyutu olarak tanımlamıştır. Her bireyin kendi bedeni hakkında olumlu veya olumsuz düşünceleri vardır ve bu düşüncelere dayalı olarak bireyin zihninde bir beden imajı belirir. Daha sonra bireyin birçok tutumu, davranışı, düşüncesi ve duygusu bu beden imajı ekseninde şekillenir (Aslan, 2017). Thompson ve ark. (1999) beden imajının bilişsel, algısal ve davranışsal boyutlardan oluştuğunu belirtmiştir. Bu nedenle beden imajı, dışarıdan görülen fiziksel özelliklerden ziyade daha öznel bir yapıya sahiptir.

Beden imajı aynı zamanda bireyin benlik saygısını da etkileyebilmektedir. Buna ek olarak, bireyin yalnızca kendine bakış açısı değil, dış dünyaya bakış açısı da oluşturduğu beden imajından etkilenebilmektedir. Özellikle, olumsuz bir beden imajına sahip olmak, dış dünyadaki olayları da yanlı bir şekilde yorumlamaya sebep olabilmektedir. Beden imajı, aile, arkadaşlar, okul, kültür ve toplum gibi sosyal ortamlardaki ipuçlarından etkilenir (Aslan, 2017). Özellikle çocukluk ve ergenlik döneminde şekillenen beden imajı, bedene yönelik çevreden gelen olumsuz eleştiri ve tutumlarla olumsuz yönde gelişebilmektedir. Ergenlerde alay edilme, eleştirilme, yargılanma ve dışlanma kaygısı göz önüne alındığında, bu yaşlar özellikle olumsuz beden imajı oluşumu için riskli yaşlar olabilmektedir. Ayrıca işlevsiz otomatik düşünceler ve fiziksel uyaranların yanlış yorumlanması da ergenlik döneminde olumsuz beden imajı oluşumuna neden olabilmektedir (Aslan, 2017). Caccavale ve ark. (2012) kilolu ergenlerin beden imajının daha olumsuz olduğunu ve bu ergenlerin beden imajı daha olumlu olanlara göre daha fazla sosyalleşmekten kaçındıklarını bildirmiştir. Sosyal kaygı düzeyinin oluşumunda, bireyin kendisi ile ilgili düşüncelerinin ve duygularının da etkili olduğu göz önüne alındığında, olumuz beden imajının sosyal kaygı düzeyinin artmasında bir rolü olabileceği çıkarımı yapılabilir.

Literatürdeki çalışmalar da buna paralel yönde bulgular ortaya koymuştur. Örneğin, Eren Gümüş (2000), sosyal kaygı ile beden imajı arasında negatif yönde anlamlı bir ilişki bulmuştur. Eriş ve İkiz’in (2013) ergenlerle yaptığı çalışmada ise, olumlu beden imajına sahip ergenlerin sosyal kaygı düzeyleri anlamlı olarak daha düşük bulunmuştur. Ayrıca bu ergenlerin benlik saygılarının beden imajı olumsuz olan ergenlere göre daha yüksek olduğu da önemli bulgular arasındadır (Eriş ve İkiz, 2013). Sonuç olarak, sosyal kaygı gibi bireyin günlük yaşamını olumsuz yönde etkileyebilen faktörler ile ilgili araştırmalarda, beden imajının rolü unutulmamalıdır.

Psk. Eda Mat

 

Kaynak:

Aslan, H. (2017). Ortaokul öğrencilerinin beden imajı ve sosyal kaygı düzeyleri arasındaki ilişki ve bu değişkenlerin çeşitli demografik özellikler açısından incelenmesi (Yüksek lisans tezi).

Caccavale, L. J., Farhat, T., & Iannotti, R. J. (2012). Social engagement in adolescence moderatesthe association between weight status and body image. Body Image, 9(2), 221-226.

Eren Gümüş, A. (2000). Üniversite öğrencilerinin yalnızlık ve beden imgelerinden doyum sosyal kaygı düzeyleri ile ilişkisinin incelenmesi. Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi Dergisi, 33(1), 99-108.

Eriş, Y., & İkiz, F. E. (2013). Ergenlerin benlik saygısı ve sosyal kaygı düzeyleri arasındaki ilişki ve kişisel değişkenlerin etkileri. Turkish Studies (Elektronik), 8(6), 179-193.

Muth, J. L., & Cash, T. F. (1997). Body‐image attitudes: What difference does gender make? Journal of Applied Social Psychology, 27(16), 1438-1452.

Thompson, J. K., Heinberg, L. J., Altabe, M. N., & Tantleff-Dunn, S. (1999). Exacting beauty: Theory, assessment and treatment of body image disturbance. American Psychological Association.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*