Bir Şizofrenin Yaşamı (Elyn R. Saks)

     “İlk başta gün yeterince aydınlıktır, gökyüzü berraktır, güneş omuzlarınızı ısıtır. Ama çok geçmeden etrafınızda hafif bir sis oluştuğunu fark edersiniz ve hava da artık o kadar ılık gelmez. Bir süre sonra, güneş kalın bir kumaşın ardında kalmış loş bir lamba gibi olur. Ufuk gri bir pusun ardında kaybolmuştur ve akşamüstü karanlığında üşümüş ve ıslanmış halde dururken rutubeti akciğerlerinizde yoğun bir şekilde hissedersiniz…”

​     Uzun zamandan beridir okuduğum en açıklayıcı, bilgi verici ve bunu yaparken de bunaltmayan bir kitaptı diyebilirim. Kitaptan bir alıntıyla başlamak istedim. Tıpkı bunun gibi betimlemelerle içinde bulunduğu psikozu bizlerle paylaşıyor Elyn Saks.

     Elyn ,  Hukuk Fakültesi’ndeki yaşamını anlatarak başlıyor kitabına. İlk başta Felsefe  bölümünü bitirip ardından Hukuk Fakültesi’ne kayıt yaptırıyor. Bu aslında onun, aklını farklı şeylere yönlendirebilmek  için bir kaçış yöntemi. Çocukluğunda semptomlar yaşamaya başlıyor ama ailesi çok fazla üzerinde durmuyor. Elyn için farkedilen bir diğer nokta ise ilaç kullanmaya kesinlikle karşı olması. 18-19 yaşlarındayken merak ettiği için uyuşturucu kullanıyor fakat daha  sonra işlerin kontrolden çıktığını farkedip konuyu ailesine açıyor. Hayatının bir dönemi Rehabilitasyon Merkezi’nde geçiyor. Bu onun için aslında ilginç bir deneyim. Birçok bağımlının içinde gözlem yapma şansı buluyor fakat diğer yandan orada öğrendiği tek şey ‘ilaç kullanmak zararlıdır, seni güçsüzleştirir veya ilaç kullanarak savaşamazsın’  oluyor.  Sonuç olarak Elyn genç yaşta elde ettiği deneyimlerle hem ailesine karşı hem de herkese karşı hiçbir şey söylemeyip, güçlü durması gerektiği algısına kapılıyor.

     Kronik şizofreni tanısı konulan Elyn, hayatının çok uzun bir döneminde farklı akıl hastanelerinde kalıyor ve farklı psikiyatr ve psikologlardan destek alıyor. Kitapta sevdiğim bir başka şey de bunların karşılaştırılıyor olması. Elyn’in muhteşem bir gözlem yeteneği var ve terapistlerini , hastaneleri, semptomlarını vb çok güzel bir şekilde karşılaştırıyor. Bu sayede terapistlerin yaklaşımlarının danışanda  nasıl bir etki bıraktığını gözlemleyebiliyorsunuz.

​     Kitabında yer yer psikolojik terimleri de açıklaması ayrıca sevdiğim bir başka nokta. Kronik şizofreniyi açıklaması bir yana farklı akıl hastanelerinde kaldığı için oradaki hastaları da gözlemleyip açıklıyor. Yani kitabın içerisinde yalnızca şizofreni değil, depresyondan anoreksiyaya kadar birçok şey açıklanıyor.

     İlaç kullanmayı kabul etmesi ve gerçekten düzenli olarak kullanmaya başlaması bir 20 yılı buluyor.  Bu durumun nedeni açıkladığım gibi Rehabilitasyon Merkezin’de yaşadıklarına dayanıyor. Şizofreni ile en çok karıştırılan şey disosyatif kimlik bozukluğu veya diğer tabiri ile çoklu kişilik bozukluğudur. Fakat Elyn’in tabiri ile açıklayacak olursam şizofreni bölünmüş değil parçalanmış zihindir.

     Kitabı okuduktan sonra merak edip Elyn ile ilgili arsştırma yaptım. Aldığı birçok ödül, yazmış olduğu birçok makale mevcut. Birde  TED konuşmasına denk geldim ve gerçekten çok etkileyici bir konuşma. Biraz vakit ayırıp dinlemenizi tavsiye ederim. Elyn şu anki durumunu 3 şeye bağlıyor:

1-) İyi bir tedavi almış olması

2-) Her zaman yanında olan arkadaşları ve ailesi

3-) Çok iyi bir iş ortamının olması

     Elyn kitabı yazmadan önce uzun  bir süre düşünüyor çünkü durumunu birçok kişi öğrenmiş olacak. Öğrencileri, arkadaşları belki danışanlarının ona olan bakışı değişecek ve bu onun gerçekten çok ürktüğü bir durum. Fakat kitap çok fazla ilgi görüyor ve hiç de korktuğu gibi insanların ona olan yaklaşımı değişmiyor. Elyn’in  üzerinde durduğu ve benimde çok hoşuma giden bir sözü var: ‘Söylemeyi arzu ettiğim şey daha çok hepimizin paylaştığı insanlığın, bizde olan yada olmayan bir akıl hastalığından daha önemli olduğudur.’

     Kitabın son kısmında Elyn şu an hangi noktada olduğunu, hastalığının nasıl devam ettiğini açıklamış ve bir güzel nokta ise  Elyn’e ait bir röportajın yer alması. Röportaj bilmediğimiz veya merak ettiğimiz birçok şeye ışık tutuyor.

     Doktorların bir kısmı, hayatının en iyi ihtimalle bir bakımevinde geçeceğini söylüyorlar.  Fakat Elyn şu an USC Gould Hukuk Fakültesi’nde Hukuk, Psikiyatri ve Psikoloji profesörüdür. Kitapta en çok üzerinde durulan bir diğer nokta insanların yargıları. Bir çok kez, geçmiş durumu bilindiği için yapmak istediklerini yapamıyor ve bir şekilde engelleniyor. Elyn’ in geldiği konuma bakıcak olursak yargılarımızı bir kenara bırakmamızın vakti geldi ve geçiyor.

     ‘Zihinsel hastalıklardan muzdarip insanların istediği şeyler herkesin istediği şeylerdir. Sigmund Freud’un sözleri ile: çalışmak ve sevmek’

 Yazan: Elif Ateş

 Kaynakça:​ https://www.ted.com/talks/elyn_saks_seeing_mental_illness?language=tr

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*