Birbirinden Nadir ve Garip: Munchausen ,Capgras, Othello Sendromları

     Bazıları genetik faktörlerle, bazıları ise çevresel etmenler ya da travmalar sonucu sonradan kazanılan; özel bir bozukluğu gösteren, tıbbi tanının konulmasını kolaylaştıran belirtilerin tümüne “sendrom” deriz. Günlük hayatta sıklıkla karşılaştığımız sendromların yanı sıra, nadiren ortaya çıkan ve bizi oldukça şaşırtabilecek bazı psikolojik sendromlar vardır. Efsane gibi gelseler de bilimsel olarak açıklamaları bulunan birkaç sendromu, belirtilerini ve ilginç yanlarını sizler için derledik.

image1

MUNCHAUSEN SENDROMU

     Yapay bozukluk veya terimsel olarak Fizik Semptomlu Düzmece Bozukluk olarak bilinen Munchausen Sendromu adını Alman Karl Fredrich von Munchausen’dan almış. 18. Yüzyılda yaşamış olan, Rus-Osmanlı savaşlarından döndüğünde anlattığı fazlasıyla abartılı ve yalan hikayeleriyle bilinen Munchausen, savaş hakkında o kadar çok yalan söylüyormuş ki; yalan hastalık öyküleri yaratmakla tanınan bu sendroma onun ismi verilmiş. İlk olarak Munchausen Sendromu 1951’de doktor Richard Asher tarafından onlarca hastane dolaşan ve gerekmediği halde cerrahi müdahaleler uygulatan bir grup hastayı tanımlamak için kullanılmış. Yapay bozukluğa sahip bireyler sağlıklı olduklarını bilmelerine rağmen hasta taklidi yaparak veya kendilerini yaralayarak doktorlardan ve hastane çalışanlarından ilgi görmek istiyorlar. Hatta bazıları belirli bir düzeyde tıp bilgisine sahip oldukları için, birçok doktoru yanıltacak şekilde tahlil sonuçlarını değiştiriyorlar.

     Örneğin istenen idrar numunesine kanlarını karıştırmak, gereksiz yere dijital alarak kalp ritimleriyle oynamak veya boğazlarına kesik açıp kan kusmak gibi. Bu sendromun daha korkunç bir versiyonu ise “Munchausen by Proxy Syndrome” olarak literatüre geçmiş, ilk kez 1977 yılında Roy Meadow tarafından tanımlanmıştır. Ebeveynler, çocuklarına bir hastalık yaratmakta ve “hasta” çocuğu doktora götürmektedir. Bazı olgularda ise anne doğrudan zararlı eyleme neden olabilmektedir (zehirleme, ilaç verme gibi). Bu sendromun ise ülkemizdeki en son örneği bir annenin 7 çocuğuna gerekmediği halde insülin iğnesi yaparak katletmesiyle meydana geldi.Ciddi hastalıklara ve ölümlere bile sebep olabilecek bu psikolojik rahatsızlığın belirli bir tedavi yöntemi bulunmuyor. Ancak yine de birey gerçekten ağır bir hastalığa yakalanır veya hayatta gerçek bir motive kaynağı bulursa tedavi mümkün olabilir.

 

CAPGRAS SENDROMU

     Sanrısal yanlış tanıma ya da Capgras sendromu olarak bilinen bu rahatsızlık Fransız psikiyatr Capgras ve Reboul-lachaux tarafından 1923 yılında “illusion des sosies”  ismiyle tanımlanmış. Başlıca özelliği, kişinin tanıdığı insanların gerçek olmadığına, sahte kişilerin onların yerine geçtiğine ilişkin ütopik bir inanışının olmasıdır. Bu durum Alzheimer hastalığından sonra en sık görülen ‘demans’ tipidir ve şizofreni ile ilişkilendirilebilir.Capgras sendromu, Lewy cisimcikleri dediğimiz proteinlerin beyinde anormal bir biçimde birikmesinden kaynaklanıyor.Bu rahatsızlığa sahip kişilerin gerçeği değerlendirme yetisinin bozuluyor ve yabancılık duyma, güven duyamama ile giden bir paranoid eğilime sahip oluyorlar. Son yıllarda yapılan araştırmalarda, Capgras sendromu’nun beyindeki parietal lob işlev bozukluklarına bağlı olarak ortaya çıkabileceği ileri sürülüyor.Örneğin, Capgras sendromuna sahip kişiler karşılarındaki kişinin kardeşleri olduğunu bilmelerine rağmen onun farklı bir karaktere büründüğünü ya da kardeşlerinin yerine sahte bir bireyin geçtiğini sanıyorlar. Bu konuda iyi sonuçlanan vakalar da bulunmakta; iyileşme süreci sadece eşlik ettiği psikozun tedavisinde elde edilen başarıya bağlı.

 

OTHELLO SENDROMU

     Othello sendromu aslında Shakespeare’in çok sevilen oyunu ve karakteri Othello ile ilişkilendirilmiş. Oyun kıskançlık, kin, hile, kötülük ve iftira üzerine kurulu. Irkçılık, aşk, kıskançlık ve ihanet-  oyunun ana temalarından. En güçlü teması ise “kıskançlık ”. İşte bu nedenle patolojik kıskançlık olarak bilinen ve “İlişkilerde tehlikeli derece kıskançlık,güvensizlik ve saplantılı düşünceler yaşanmasına sebep olan psikolojik rahatsızlık” diye tanımlanan bu sendroma İngiliz psikiyatrist John Todd (1914-1987) tarafından “Othello Sendromu” adı verilmiş. Erkeklerde %60 daha fazla görülen bu rahatsızlık beynin sağ frontal lobunun düzgün çalışmamasıyla birlikte bireyin temelsiz yorumları oluşturmasına ve garip davranmasına neden oluyor. Önce sadece kıskançlık ve korku şeklinde belirtiler gösteren sendrom; zamanla manipülasyonlara, kısıtlamalara ve şiddet eğilimlerine yol açıyor. İlişkilerin ve evliliklerin bitmesine; hatta ve hatta son günlerde mücadele ettiğimiz şiddet veya cinayet konularıyla doğrudan bağlantısı bulunan Othello sendromu, psikolojik tedaviler ile ortadan kaldırılabiliyor.

Yazan: Simay Çomak

Kaynakça:

http://www.dtcfdergisi.ankara.edu.tr/index.php/dtcf/article/view/5426/5311

http://www.aktuelpsikoloji.com/d/file/yapay.pdf

https://adc.bmj.com/content/archdischild/57/2/92.full.pdf

https://academicworks.cuny.edu/cgi/viewcontent.cgi?article=2767&context=gc_etds

http://www.dusunenadamdergisi.org/tr/DergiPdf/DUSUNEN_ADAM_DERGISI_9007a4411cb94df5ad9df7ebcf5729d8.pdf

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*