Bitkin Düşüren Online Görüşmelere Karşı Nasıl Daha İyi Hissedebiliriz?

Online görüşmeler dünyada yaygınlaştı, her meslekte ve her sosyal grupta. Şimdi hem kişisel olarak hem profesyonel olarak şehrin diğer ucundaki patronlarla ya da dünyanın diğer ucundaki torunlarla bağlantı kurulabiliyor. Sanal görüşmeler ev rahatlığında planlamada ve katılmada kolay. Kulağa gayet kullanışlı geliyor. Sadece yarı giyinmek (üst taraf), saç taramak ve düzgün görünüşlü bir “yüz” oluşturmak (diğer herkes bunu görecek) bütün yapılması gereken.

Kısa hazırlanma süreci göz önünde tutulursa (en azından gerçek görüşmelere kıyasla) neden online görüşmeler çok
yorucu?

Online Görüşmeler Zihinsel Olarak Külfetli

Julia Sklar, National Geographic’teki bir makalede “online görüşme yorgunluğu” olarak tanımlanan şeyde payı olan etmenleri açıkladı. Hangi sanal platformun kullanıldığı fark edilmeksizin ister FaceTime ister Skype ya da Google Hangouts olsun, COVID-19 pandemiği sırasında yaygınlaşmasının nüfus düzeyinde sanal etkileşimlerin beyin için son derece zor olabileceğini gösteren gayrı resmi bir sosyal deney başlattığını da söyledi.

Çoğumuz saatlerce hazırolda oturup uygun bir şekilde başımızı sallayarak, garip bir şekilde gülümseyerek ve bilgisayarımızın küçük kamerası ile göz temasını sürdürerek sanal görüşmenin nezaket kurallarına uymaya çalıştığımız durumu biliriz. Gözlerimiz birçok insanın seçtiği galeri görünümlü ekranda dolaşırken, bizimle aynı “dikkatli olma” göreviyle uğraşan çok sayıda arkadaş ve meslektaş görürüz.

Fakat gerçek görüşmelerin aksine onları sadece görüyoruz, duyamıyoruz. Ya sessizce otururlar ya seslerini kaparlar ya da kareleri bir sahne ışığı gibi parlamasın, onlara dikkat çekilmesin diye gürültüyü azaltmaya çalışırlar. Herkesin onlara bakmasından korkar bir şekilde bir akvaryumda oturmaları zaten yeterince kötü. Ayrıca istenmeyen bir gürültü çıkararak toplantının en unutulmaz kısmı olmayacaklarından emin olmak istiyorlar.

Sklar, galeri görünümünün zihinsel karışıklıklarına ışık tutuyor. Bu “Brady Bunch tarzı” ekran seçeneği, beynin merkezi görmesini “aynı anda birçok insanı çözmeye zorlamasıyla kimsenin, konuşmacının bile anlamlı bir şekilde geçmemesine sebep oluyor.”

Ayrıca, bir seferde sadece bir “sohbet” etkili bir şekilde gerçekleşebileceğinden ve diğer katılımcıların davranışlarını fark edemediğimizden dolayı, görüntülü grup görüşmelerinin daha az işbirlikçi olma riski taşıdığını söyledi.

Sklae ayrıca bazı online görüşme katılımcıları için dikkatin uzun süren bölünmesinin, bir şey yapmadan bitkin düşme hissini oluşturduğunu açıkladı. “Beyin, bulamadığı sözel olmayan ipuçlarını aramaya aşırı odaklanırken alışılmadık aşırı uyaranlara boğulur.”

Bu, online görüşmelerle geçen bir günün ardından ne hissettiğimiz açıklayabilir mi? Belki de şu daha iyi bir sorudur: Neden en başından günümüz online görüşmelerle dolu?

Online Görüşme Yorgunluğuna Karşı Savaşma: Az Ama Öz

Bazı iş kuruluşları ve sosyal gruplar gereğinden fazla iletişim kuruyor. Önceden e-posta ya da kısa mesajla uygun bir şekilde görüşülebilecek olan sorunlar üzerinde konuşmak için sanal görüşmeler düzenleniyor. Birçok kişi haftalık (belki de günlük) bilgilendirme ya da kontrol için herkesi bilgisayar ekranına toplamanın bir nedeni olmadığını düşünüyor.

Daha kısa süreli ya da daha az sıklıkta görüşme yapmak, önemli bilginin az ama öz ve elverişli iletilmesinin kolaylığından yararlanılarak video konferanslarını daha değerli yapabilir. Ve birden fazla bölümü olan şirketler için alt gruplar oluşturarak ek işler yürütülebilir. Daha az insan daha az baskı demektir. Bu da insanların kendilerini daha rahat hissetmelerini ve özgürce konuşmalarını sağlayabilir. Daha küçük sanal gruplar genellikle daha fazla uyum sağlar, bu da dayanışmayı arttırır.

Nicelik Değil, Nitelik

İşle alakalı sanal görüşmeler devam edecekse şirketler çalışanlarının iyi olsa da çok şeye maruz kalmasını önlemek için bir yol bulmak zorunda kalacaklar. Aşırı bilgi yüklenmesini önlemek için ne tür etkileşimlerin sanal olarak gerçekleşmesi gerektiğini ve ne tür bilgiye e-posta gibi eski yöntemlerle daha iyi dikkat verildiğini dikkatli bir şekilde hesaba katmak gerekir.

Aynı mantık sosyal online görüşmeler için de geçerli. Sonuçta bütün sosyal etkinlikler eğlenceli olmalı, yorucu değil.Sonsuz bir sanal etkinlik akışının aktif bir şekilde pazarlanmasıyla (şimdiye kadar çoğunluklaücretsiz) giderek daha çok insan seçimlerinde daha sağ görülü hale geliyor. Sosyal zenginliklerin sanal utancıyla karşı karşıya kalan birçok insan, tercihen belirli bir arkadaş grubuyla sosyal açıdan zengin vakit geçirmeyi seçiyor. İster inanın ister inanmayın bazı insanlar telefon kullanmaya geri döndüler.

 

Kaynak: Psychology Today

Çeviren: Zeynep Şevval Bayraktar

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*