Çevremizde Yardıma İhtiyacı Olan Birine Neden Seyirci Kalırız?

1964 tarihinde Catherine Susan ‘Kitty’ Genovese adındaki kadın işten çıkıp eve dönerken Winston Moseley tarafından takip edilmeye başlanıyor. Oturduğu apartmana vardığında dışarıda arabayı park ederken Moseley bir avcı bıçağı ile birlikte kendi arabasından iniyor. Genovese onu takip eden yabancıyı fark ediyor ve korkup kaçmaya başlıyor. Moseley genç kadını yakalıyor ve sırtından iki kere bıçaklıyor. Birkaç komşu sesi duyuyor ve komşulardan biri pencereden çıkıp “Kızı yalnız bırak!” diye bağırıyor. Saldırgan kızı bırakıp uzaklaşıyor. 10 dakika sonra geri dönerek ağır yaralı halde apartmanın girişinde yatan Genovese’ye son bıçak darbelerinde bulunuyor, tecavüz ediyor ve bir miktar parasını çalıp kaçıyor. Olay üzerine komşularından kimse Genovese’ye yardım etmek için hiçbir şey yapmıyor. Polis yaptığı araştırmalar sonucunda Kitty Genovese’ye yardım etmeyen 38 kişiyi gözlem altına alıyor. Neden böyle davrandıkları sorusuna verdikleri cevap şaşırtıyor. “Olaya dâhil olmak istemedim…” O dönemde büyük şok yaratan bu olay ve çevredekilerin kayıtsızlığı sosyal psikoloji alanında cevabı aranan sorulardan biri haline geliyor. Bu olay ile beraber “seyirci etkisi” denilen Genovese Sendromu ifadesi ortaya çıkıyor.

 

     Olayın basındaki yeri

Genovese Sendromu, toplumların yaşanan olaylara karşı duyarlılığını kaybetmesi durumudur. Özellikle kalabalık şehirlerde yardıma ihtiyaç duyulan bir durumda, çevrede olaya tanıklık eden kişi sayısı ne kadar fazla ise müdahale eden kişi sayısı da o oranda düşüyor. Olası bir yardım ihtiyacı durumunda, etrafta çok sayıda tanık varsa, her bir tanık orada bulunan diğerlerinin müdahale edeceğini düşünerek duruma kayıtsız kalıyor ve bu durum hiç kimsenin müdahale etmemesi gibi sonuçlara yol açabiliyor. Yaptıkları toplumsal araştırmalar sonucunda bu açıklamaları yapan Bibb Latane ve John Darley adında iki psikolog bu sosyal problemin ortaya çıkmasını aşağıdaki temellere dayandırmışlardır.

Toplumun gözü önünde bir suç işlenirken;

• Orada bulunan herkes aslında hiç kimsenin yardım etmediğini görüyor.

• Oradaki herkes, mağdur olan kişiye kendisinden daha etkili olabilecek birinin yardım etmesini bekliyor.

• Olaya müdahale etmek için utanıyorlar ve özgüven eksikliği yaşıyorlar.

 

Yapılan Deneyler

Bunların ardından John Darley bir deney grubu oluşturuyor ve insanların yardıma ihtiyacı olan insanlara nasıl tepki verdiklerini ölçüyor. Deneyde insanlar %85 yalnızken, %62 iki kişiyken ve %31 dört kişiyken tepki veriyorlar. Yapılan deneyler sonucunda gruptaki kişi sayısı arttıkça tepkisiz kalan insan sayısının arttığı görülüyor.

Seyirci etkisini araştırmak için yapılan deneylerden en meşhuru ise ‘Duman’ deneyidir. Deneyde odaya alınan bir kişi tek başına otururken odaya bir yangının işareti olan duman veriliyor. Odadaki kişi dumanı yetkililere ihbar ediyor. Odadaki kişi sayısı arttığı zaman dumana verilen önemin ve yetkililere ihbar etme oranının düştüğü görülüyor. Deneylerin sonucunda uzmanlar, yardımın hızlı gelmesini sağlamak için “yardım edin lütfen!” demek yerine toplumdaki bir kişiyi işaret ederek yardım istemeyi –örneğin “sarı şemsiyeli lütfen yardım edin!” demek- öneriyor. Böylelikle seyirci etkisi yenilmiş oluyor ve yardım çok daha çabuk geliyor.

Maalesef günümüz toplumunda da böyle düşünenlerin sayısı hiç de az değil.

Ecem Kozan

Kaynak: https://yasinilker.com/

               https://onedio.com/

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*