Çocukluk Yıllarında Yaşanan Sıkıntılar ve Şiddete Maruz Kalma Beyni Değiştirebilir Mi?

Çocukluk yıllarında şiddete ve sıkıntıya maruz kalmak gelişmekte olan beyin üzerinde
olumsuz etkilere sahiptir. Nörogörüntüleme, çocukluk döneminde sıkıntı ve şiddet yaşayan
bireylerin ergenlik döneminde amigdala ve prefrontal korteks arasındaki bağlantılarının
azaldığını ortaya koymaktadır. Bununla birlikte, sosyal destek bir tampon görevi görebilir ve
erken yaşam stresinin olumsuz etkilerini azaltabilir.

Çocuklukta yaşanan sıkıntılar Amerika’da özellikle yoksulluk içinde büyüyen çocuklar için önemli bir sorundur. Yoksulluk yaşayan çocukların; şiddete maruz kalma, daha yüksek diyabet, kanser ve diğer hastalıkların da dahil olduğu uzun vadeli olumsuz sonuçlara yol açabilecek sorunlardan muzdarip olma riski çok daha yüksektir.

Michigan Üniversitesi'nden Christopher Monk ve Leigh Goetschius ve arkadaşları
tarafından yapılan yeni bir araştırmaya göre, çocuklukta sıkıntılara maruz kalan insanların
ergenlik döneminde, var olan bir tehdide karşı tepki verdiklerinde beyin bölgelerinde farklı
değişiklikler görülme olasılığı daha yüksek olabilir. Bununla birlikte, sosyal destek tampon
görevi görebilir ve erken yaşam stresinin olumsuz etkilerini azaltabilir.

Araştırmacılar, doğduklarından bu yana veri toplanan bir çalışmaya katılan 15-17 yaş arası 177 gençten toplanan verileri analiz ettiler. İncelenen katılımcıların yaklaşık yüzde 70’i
Afrikalı-Amerikalı ve neredeyse yarısı yoksulluk sınırının altında yaşıyordu. Araştırmacılar,
çalışmada yer alan katılımcıların beyinlerini MRI ile taradılar ve birkaç kilit alan arasındaki
beyaz madde bağlantısına odaklandılar: korku ve duygu işlemede rol oynadığı bilinen
amigdala ve prefrontal korteksin (PFC) belirli bölgelerine odaklandılar. Bu araştırma ekibinin
daha önce yaptığı çalışmalarda, bu iki beyin bölgesi arasındaki bağlantının azalmasının,
amigdala tarafından tehditlere karşı artan bir yanıtla bağlantılı olduğu tespit edildi.

Taramalar şiddete maruz kalma ile çocuklukta sosyal yoksunluk arasında bir bağlantı
olduğunu düşündürmektedir. Çalışmadaki çocuklar daha fazla şiddet (istismar, yakın partner şiddetine veya mahalle şiddetine maruz kalma) ve sosyal yoksunluk (çocuk ihmali, mahalle uyum eksikliği ve anne desteği eksikliği) yaşadığında, bu bireylerin ergenlik döneminde
amigdala ve prefrontal kortex arasındaki bağlantının azaldığını gözlemlediler.

Her iki değişken de tek başına beyin değişiklikleriyle bağlantılı değildi. Bir çocuk şiddete maruz kaldığında ve aynı zamanda sosyal desteğe sahip olduğunda bağlantının azalması belirgin değildi. Aynı şey, bir çocuk sosyal yoksunluk yaşadığında şiddet içermiyorsa da geçerliydi. Araştırmacılardan Monk “Bunun anlamı, sosyal yoksunluğun, bu beyaz madde bağlantıları söz konusu olduğunda çocuklukta şiddete maruz kalmanın etkilerini daha da kötüleştirebileceğidir. Sosyal destek ise tampon görevi görebilir ”diyor.

Araştırmacılar, beyin değişiklikleri ile depresyon veya anksiyete gibi akıl sağlığı sorunları arasında hiçbir bağlantı bulamadıklarına şaşırdılar. Ancak, akıl sağlığı sorunları sıklıkla ergenlik döneminden 20’li yaşlara geçiş sırasında ortaya çıktığından, bu bireylerin akıl sağlığını izlemek ve şiddete maruz kalma, sosyal yoksunluk ve beyin değişiklikleri arasındaki ilişkilerin devam edip etmediğini belirlemek için çalışma katılımcılarla devam etmeyi planlamaktadır.

 

Çeviren: Şevval Özkaya

Kaynak: Neurosciencenews

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*