Düşük Yoğunluktaki Ultrason Beynin Karar Verme Sürecini Etkileyebilir.

     Primatlar üzerinde yapılan yeni çalışma karşıolgusal düşünmenin beynin ön lobunda yer yalan anterior singulat kortex adlı bölge ile bağlantılı olduğunu gösterdi. Ayrıca bilim insanları bu bölgedeki sinir hücrelerini hedef alan düşük yoğunluktaki ultrason dalgalarının karşıolgusal düşünme sürecini etkileyebileceğini kanıtladılar.

     Araştırmaya Plymouth Üniversitesinden Dr. Elsa Fouragnan tarafından öncülük edildi ve araştırma 15 Nisan’da “Nature Neuroscience” da yayımlandı.

     Karşıolgusal düşünme insanların ve hayvanların karar verme sürecinin yalnızca organizmanın güncel deneyimlerine dayanmamasını ve bu sürecin, güncel deneyimlerin mümkün olan diğer alternatifler ile kıyaslanmasını sağlayan önemli bir bilişsel süreç. Normal şartlarda bu alternatifler, kişinin bir süre sonra onlara yönelmesini mümkün kılacak şekilde ulaşılabilir olmalı. Örneğin, eğer dışarıda Güneş parıldıyorsa kişi işini bitirir bitirmez dışarı çıkıp bunun tadını çıkarabilir.

     Eğer anterior singulat korteksteki sinir hücreleri düzgün çalışmıyorsa, alternatif eylemler kişi için en uygun durum olsa bile bu alternatiflere yönelmek imkansız hale geliyor. Bilim insanları bunun insanların işlevsiz alışkanlıklara sıkışıp kaldığı bazı psikiyatrik durumlarda gerçekleşen olay olduğunu düşünüyorlar.

     Bu çalışma, ilk defa zararsız ve çok net bir şekilde ultrason dalgalarının karşıolgusal düşünme ve daha iyi alternatife yönelme yeteneğini etkileyerek beynin işleyişinin nasıl değiştirilebileceğini gösterdi.

     Makak maymunları üzerinde yürütülen çalışma, zararsız ultrason tekniğinin güvenliğini ve bu tekniğin beyin üzerindeki etkilerini belirten önceki araştırmaları takip ediyor.

     Araştırmada Makak maymunlarına çeşitli seçenekler arasından bir ödül bulma görevi verildi. Maymunlar hızlı bir şekilde hangi seçeneğin kendileri için en iyi olduğunu öğrendiler ama bu en iyi seçenek her zaman ulaşılabilir durumda değildi. Bu yüzden, ulaşılabilir olduğu durumda onu elde etmek için bunu akıllarında tutmak zorundaydılar.

     Araştırmacılar, singulat korteksin hangi seçeneğin en iyi olduğunun hatırlanmasında görevli olduğunu gösterdikten sonra davranış üzerindeki etkilerini görmek için singulat korteks üzerinde düşük yoğunlukta ultrason kullandılar. Bu bölgedeki sinir hücreleri aktive edildiğinde, maymunların karşıolgusal düşünmeleri sekteye uğradı.

     Dr. Fouragnan araştırmalarının bulgularının neden önemli olduğunu ve gelecekteki tedaviler için ne anlam ifade ettiğini şöyle açıkladı: ” Bu çalışma iki ana nedenden dolayı önem arz ediyor. İlki, singulat korteksin daha iyi alternatiflere yönelmede rolü olduğunu bulmuş olduk. İkinci olarak ise, düşük yoğunluktaki ultrason dalgalarının beynin hassas noktalarındaki aktiviteyi değiştirebileceğini gördük.”

     Ultrason çok iyi bilindiği gibi bir görüntüleme yöntemi -örneğin hamilelikte olduğu gibi- ama artık beyindeki aktiviteyi zararsız bir şekilde değiştirerek terapötik bir yöntem olarak da kullanılabilir. Bu yöntemin terapötik olarak kullanılması mümkün çünkü ultrason dalgasının yarattığı mekanik titreşim beyindeki elektriksel sinyallerin aktivitesini arttırabilir veya azaltabilir ve bu sayede beyin eski işlevsel haline dönebilir.

     Dr. Fouragnan son olarak şunları söylüyor:  ” Ultrason ile sinir hücrelerinin uyarılması bu çalışmalar için erken bir evre. Kişiye zarar vermeyen, teknolojik terapötik yöntemlerin, beyin yapılarını milimetrik doğrulukla uyararak milyonlarca hastanın yaşam şartlarını iyileştirme potansiyeli var. Şimdilik, Parkinson ve ağır depresyon gibi hastalıkların tedavisi için uygun nöromodülasyon teknikleri var ama bu kadar titiz olup da kişiye zarar vermeyen bir teknik yok.”

     “Çalışma henüz ilk aşamalarında ve yeni aşamada bu çalışmanın insanlar üzerinde yürütülmesi var ama çalışmanın sahip olduğu potansiyel gerçekten heyecan verici.”

Çeviri: Mustafa Yıldırım

Kaynak: Neurosciencenews

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*