Erken Doğum Ergenlik Döneminde Öz Değeri Etkilemiyor

 

  • Erken doğan (hamileliğin 37. haftasından önce) bebekler; sağlık, bilişsel ve davranış sorunları açısından yüksek risk altındadır.
  • Erken doğan çoğu bebek normal ve sağlıklı bir yaşam sürmeye devam ederken, çok erken doğanlar bazen daha içine kapanık olup akranlarıyla daha çok sorun yaşıyor.
  • Bakım verenler ve öğretmenlerden gelen doğru destek, çok erken doğanların güçlü akran bağları oluşturmasına ve sosyal becerilerini geliştirmelerine yardımcı olabilir.

 

Normal uzunlukta gerçekleşen bir doğum yaklaşık 40 hafta sürer, fakat bazı bebekler daha erken doğar. Erken doğum, bebeğin hamileliğin 37. haftasından önce doğmasıdır. Her yıl dünya çapında her 10 bebekten 1’den fazlası erken doğmakta ve aileleri etkilemektedir.

Erken doğan bebeklerin çoğu sadece birkaç hafta erken doğar fakat bazı bebekler normal uzunlukta süren bir hamileliğin yarısından biraz daha fazla olan 23 haftalık kadar erken doğar ve hayatta kalır.

Doğumdan sonra, zamanında doğan bebekler anneleriyle beraber normal bir doğum servisine giderler ve bir kaç gün içinde evlerine taburcu edilirler. Buna karşılık, erken doğan bebeklerin, özellikle çok erken doğanların (gebeliğin 32. haftasından önce, vb.), birkaç hafta veya ay boyunca yenidoğan yoğun bakım ünitesinde kalma oranları yüksektir.

Böylece, bazı erken doğan bebekler, zamanında doğan bebeklere kıyasla çok farklı bir hayata başlarlar.

Erken Doğumun Uzun Vadeli Etkileri

Erken doğan bebeklerin, özellikle çok erken doğanların, beyinleri ve diğer organları tam olarak gelişmediğinden dolayı fiziksel sağlık sorunları ve bilişsel bozulmalar riskleriyle karşı karşıya kalırlar. (Twilhaar et al., 2018)

Bu problemlere ek olarak, erken doğmuş çocukların, dikkat ve duygusal sorun riskini arttıran fakat saldırgan ya da suçlu davranış riskini azaltan bir ‘’davranışsal fenotip’’ gösterdikleri ifade edildi. (Johnson & Wolke, 2013).

Ayrıca, çok erken doğan çocuklar sosyal anlamda içe kapanık olmaya ve risk alma davranışları göstermemeye daha yatkınlardır.Buna bağlı olarak, akran ilişkileri gibi sosyal ilişkilerde zorluk yaşamaları daha muhtemeldir. (Ritchie, Bora, & Woodward, 2015). Bir bebek ne kadar erken doğarsa, bu zorlukları yaşama riski o kadar yüksek olur.

Hepsi kötü haberler mi?

Tüm bu bulgulara bakmak ebeveynler için oldukça endişe verici olabilir; ancak bu bulgular, tüm erken doğan bebeklerin bu problemleri yaşayacağı anlamına gelmez. Bu bulgular, yalnızca genel olarak artan bir riski gösterir, gerçek risk ancak kişiden kişiye farklılık gösterir. Birçok erken doğan çocuk, bu sorunların hiçbiri olmaksızın hayatını yaşar.

Örneğin, akran ilişkisi söz konusu olduğunda, erken doğan ergenlerin geliştirdiği ilişkiler, zamanında doğan ergenlerin geliştirdikleri kadar iyi olduğu gösterilmiştir (Sullivan, Barcelos Winchester, Parker, & Marks, 2012).

Dahası, bilişsel veya duygusal zorluklar açısından artan bir riskin her zaman bir kişinin mutluluğunu ve refahını etkilemediğinin farkına varmak önemlidir. Bu nedenle erken doğmuş bireylerin kendileri ve yaşamları hakkında ne düşündüklerini dikkate almak önemlidir.

Erken doğum ayrıca öz-değeri ve refahı da etkiler mi?

Gençler, biyolojik, sosyal ve duygusal değişikliklerin olduğu ergenlik döneminde düşük öz değere (self esteem) ve esenliğe sahip olma konusunda özellikle savunmasız olma eğilimindedir. Erken doğumla ilişkili riskler göz önüne alındığında, erken doğan ergenlerin öz değer ve iyilik hallerinin özellikle zamanında doğmuş ergenlere kıyasla daha düşük olduğu görülebilir. Ancak şimdiye kadar bu konuda sınırlı bir odaklanma oldu.

Yakın tarihli bir çalışmada (Bilgin ve diğerleri, 2021), İngiltere, Almanya ve İsviçre’de doğan ve ergenlik dönemine kadar izlenen yaklaşık 14.000 kişiden elde edilmiş verileri kullandık. Erken doğan ergenlerin, zamanında doğan ergenlerle benzer seviyede öz değer ve iyilik hali gösterdiklerini ortaya koyduk.

Bulgular oldukça cesaret verici, ve buradan anlayabiliriz ki erken doğan ergenler kendileri ve yaşamları hakkında genel olarak mutlular.

Genel refahın yanı sıra, erken doğan ergenlerin yaşamlarının farklı yönlerinde esenliğe bakmakla da ilgileniyorduk; örneğin ebeveynleri ve akranları ile ilişkilerindeki iyilik hali, okuldaki iyilik hali, çevre ve fiziksel görünümleriyle ilgili iyilik hali gibi.

Erken doğan ergenlerin; aile, okul ortamı ve fiziksel görünümle olan ilişkileri açısından zamanında doğanlarla benzer düzeyde iyi oluş bildirdiklerini bulduk.

Bunun tek istisnası, akran ilişkilerinde düşük iyilik hali bildiren çok erken doğan gruptu (yani, hamileliğin 32. haftasından önce doğanlar). Bu, içinekapanık kişiliklerinden kaynaklanıyor olabilir. Bu nedenle, çok erken doğan çocukların bakım verenlerinin ve öğretmenlerinin bu durumun farkında olmaları, çocukların arkadaş edinme ve akran gruplarına dahil olmalarına destek olmaları önemlidir.

Erken doğumla bağlantılı sağlık, davranışsal ve sosyal ilişki sorunlarının risklerinin farkında olmak önemli olsa da, çoğu mutlu ve üretken hayatlar yaşayan, kendi öz değerleri hakkında iyi hisseden erken doğan bireylerin dayanıklılığını kabul etmek de aynı derecede önemlidir.

Referanslar:

Bilgin, A., Brylka, A., Wolke, D., Trower, H., Baumann, N., & Lemola, S. (2021). Subjective well-being and self-esteem in preterm born adolescents: An individual participant data meta-analysis. Journal of Developmental & Behavioral Pediatrics, E-publication ahead of print. doi: 10.1097/DBP.000000000000094.

Johnson, S., & Wolke, D. (2013). Behavioural outcomes and psychopathology during adolescence. Early Human Development, 89(4), 199-207. Doi: 10.1016/j.earlhumdev.2013.01.014.

Ritchie, K., Bora, S., & Woodward, L. J. (2015). Social development of children born very preterm: A systematic review. Developmental Medicine and Child Neurology, 57(10):899–918. doi: 10.1111/dmcn.12783.

Sullivan, M. C., Barcelos Winchester, S., Parker, J. G., & Marks, A. K. (2012). Characteristic processes in close peer friendships of preterm infants at age 12. Scientifica, 657923. Doi: 10.6064/2012/657923.

Twilhaar E. S., Wade, R. M., de Kieviet, J. F., van Goudoever, J. B., van Elburg, R. M., & Oosterlaan, J. (2018). Cognitive outcomes of children born extremely or very preterm since the 1990s and associated risk factors: A meta-analysis and meta-regression. JAMA Pediatrics, 172(4): 361–367. doi:10.1001/jamapediatrics.2017.5323.

 

Çeviren: Zeynep Tuna Bozkır & Şeyma Kalender

Kaynak: psychologytoday.com

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*