Esnemek Neden Bulaşıcıdır ?

Metnin aslı:  https://www.psychologytoday.com/us/blog/neurologic/201601/why-is-yawning-contagious

     Sanılanın aksine esneme bir efsaneden ibaret değil, hepimizin yaşadığı bu durum oldukça gerçek ve bilimsel olarak ispat edilebilir. Bir başkasının esnediğini gördüğümüzde biz de esneriz. Aslına bakılırsa bizi esnemeye iten esnerken çıkan sestir. Görünüşte oldukça basit olan bu eylem türler arasında bile bulaşıcı bir şekilde yayılır. Yapılan araştırmalarda diğer primatların esnediği videoları izleyen şempanzelerin de esnemeye başladığı görülmüştür.

     Bir başka araştırmada ise köpeklerin de aynı şekilde bulaşıcı esneme durumuyla karşılaştığı hatta bir insanın esnemesine karşılık olarak dahi esnedikleri ortaya çıkmıştır. Şu an bu makaleyi okurken siz de esniyor olabilirsiniz ve bunun sebebi büyük ihtimalle sizin uykulu veya sıkılmış olmanız -umarım sıkılmamışsınızdır!- değil.Peki ya neden? Neden esnemek bulaşıcı bir eylem?

     2013 yılında Zürih’teki bilim insanları fMRI’a bağlı olan 11 gönüllüye belirli videolar izlettiler. (fMRI / eş zamanlı olarak beyin aktivitesini izlemeye yarayan bir yöntem.) Videolarda esneyen, gülümseyen ya da herhangi bir ifadesi olmayan insanlar gösterildi. Araştırma sonucunda araştırmacıların da beklediği gibi deneklerin yarısından fazlası esneme eylemine tepki olarak esnedi. Ayrıca yine beklenildiği gibi katılımcılar esnemeye verdikleri tepki kadar bir tepkiyi gülümseyen ya da ifadesiz suratlara vermedi. fMRI sonuçları oldukça etkileyiciydi, denekler “bulaşıcı esneme” durumunu deneyimledikçe inferior frontal girusun’da bir fMRI sinyali parlıyordu. (eng: inferior frontal gyrus / eylemin zihinsel temsilinin yaratılmasına yardımcı olan, ayna nöron ağının parçası olduğunu bildiğimiz bir alan.) Esneme durumunun aksine, denekler gülümseyen veya ifadesiz suratlar gördüklerinle ayna sisteminde (mirror system) herhangi bir hareketlenme görülmedi.

     Bilim insanlarının oluşturduğu teoriye göre bizler bir başkasını esnerken izlediğimizde ayna nöronlar zihinlerimizde aktivitenin taklidini yaparlar. Bu taklit sonucu davranışlarımız değişebilir. Zihinsel imgelemeyi kullanarak zihninizde esnemeyi taklit edin. İyice odaklanın. Büyük ihtimalle kendinizi esnerken bulacaksınız. Benzer şekilde gözlemlenen bir esnemenin taklit edilmesi ayna nöronlar sebebiyle bizi esnetecektir, bu şekilde gördüğümüz bir durumu taklit etmiş oluruz.

     Esmenin ciddi bir bilimsel sorgunun hedefi haline gelmesi saçma gözükebilir. İç görüden yoksun olmayan bu araştırma aslında görünüşte anlamsız olan esneme davranışı ve insan doğasının temel bileşenleri arasında bir takım olası bağlantıları su yüzeyine çıkardı.

     Esneme durumunu her gözlemleyişimizde sonsuz bir esneme zincirine girmeyiz. Yaşanan imitasyon bazı durumlarda diğer durumlara kıyasen daha fazla olur. Aşağıdaki araştırmaya bakalım; İtalya’daki nörobilimciler hayvanat bahçesindeki geniş bir oyuk içerisinde yaşayan 21 kişilik bir babun grubu üzerinde 4 ay boyunca çalıştı. Bu 4 ay içersinde araştırmacılar günlük olarak sabah 6’dan akşam 10’ kadar babunları gözlemledi ve babunların şahit oldukları esnemeleri, kesin esnemiş olan maymunu ve esnemenin gerçekleştiği saati kaydetti. Ayrıca hayvanların sergilemiş olduğu uyuma, yürüme, beslenme ve tımarlanma (hayvanın kendisini temizlemesi) gibi diğer birçok davranışı da not ettiler. Nörobilimciler babunların arasındaki etkileşimin esneme modellerini nasıl etkilediğini merak ediyordu.

     Babunların birbirlerini tımarladığı süre zarfı içersinde diğer faaliyetlerine kıyasen bulaşıcı esneme durumunun daha sık görüldüğü ortaya çıktı. Hayvanlar arası yakınlık bağı etkisi deneyciler tarafından kontrol altına alındığında dahi hayvanlar tarafından bu eğilim sürdürüldü. Öyleyse sadece birinin diğerinin yanında olmasının ötesinde karşılıklı tımarlama davranışı da esnemenin yayılmasına sebep oluyordu. Çıkarılan bu sonuç oldukça önemli çünkü primatlar arasındaki tımarlama davranışı pratikten ziyade sevecen sosyal ilişkilerin bir gösterimidir. Babunlar karşı tarafa yakınlık duyduğu zaman birbirlerini tımarlama davranışını sergiler. Ne kadar fazla tımarlama varsa yakınlık hissi de o kadar fazladır. Ne kadar fazla yakın hissederlerse esnemeleri o kadar bulaşıcı hale gelir. Eğer bu araştırmanın sonuçları bir doğruluk ve kesinlik bildiriyorsa şu sonuca varabiliriz:“Duygusal yakınlık bulaşıcı esnemenin gerçekleşme olasılığı ile doğrudan ilişkilidir.”

Bu ne anlama geliyor?

     Biyolojik açıklamaya bakılırsa muhtemelen ayna nöronlar esnemenin yayılmasında bir etkiye sahip. Eğer bu doğruysa ve sosyal yakınlık esnemeyi daha bulaşıcı bir hale getiriyorsa sosyal yakınlığın ayna nöronların aktivesi ile bağlantılı olduğu sonucu ortaya çıkar. Günümüzde birçok nörobilimci ayna nöronların aracılığıyla bir başkasının yaptığını taklit etmenin karşı tarafın ne deneyimlediğini anlama ve deneyimleme konusunda yardımcı olduğuna inanıyor. Bu taklit kişinin çevresindeki bireylerin hislerini, davranışlarını anlayabileceğimiz bir bağ oluşturma konusunda bizlere rehberlik ediyor. Kısacası, primatların sosyal ilişkileri ve esneme davranışı arasındaki ortaklık, ayna nöronların empati duygusu için temel oluşturduğunu iddia eden bir araştırma bütünü için büyük bir katkıda bulunur.

Çeviren: Semih Erenoğlu

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*