Farklı Mekanlarda Yapılan Egzersizlerde, Çevre Faktörünün İnsan Psikolojisine Etkisi

     Günümüzde spor egzersizlerine ve sağlıklı yaşam aktivitelerine talep gün geçtikçe artıyor. Özellikle mega kentlerde, popüler alışveriş merkezlerinde büyük yer bulan bu salonlar, müşteriler dışarı çıkmadan yürümek ve koşmak istediklerinde bulundukları yerden birçok aktiviteyi yapmalarına olanak sağlamaktadır. Peki bu egzersizler insan psikolojisinin sağlığı açısından ne derece fayda getiriyor? Doğadan uzaklaşarak bu gibi alternatif çözümlerin insan psikolojisine etkisi nedir?

     Mayıs 2017 yılında journals.plos.org‘da yayımlanan bir makalede, bu konu hakkında çok önemli analizler içeren bir araştırma yayınlanmıştır. Araştırmayı yöneten Martin Niedermeier, Jürgen Einwanger, Arnulf Hartl ve Martin Kopp insanlarda yürüyüş yapmada mekansal farklılıklarının insan psikolojisinde ne gibi bir etkisi olduğunu ortaya koyan bir çalışma yürütmüşlerdir.

 

     Araştırmada, tamamen sağlıklı 42 katılımcının 6 ay boyunca devamlı olarak kontrol edilerek yürümeleri istenmiştir. Bu 42 kişilik katılımcılar, üç gruba ayrılmıştır. Birinci grup, 3 saat boyunca dağ yürüyüşü yapacaktır. İkinci grup kapalı alanda 3 saat yürüyüş bandında yürüyecektir. Üçüncü grup kontrol grubu olarak 3 saat bilgisayar, televizyon ya da dergilere bakarak vaktini geçirmiştir.

     Katılımcılara takılan cihazlar sayesinde kalp ritim hızları bütün süreçte kaydedilmiştir. Katılımcılara,süreç devam ederken ne hissettikleriyle alakalı olarak anket çalışmaları sürekli olarak uygulanmıştır. Araştırma sonucunda ulaşılan verile, ciddi anlamda yaşamımızdaki değişikleri sorgulamamız gerektiğini gösteren cinsten olduğunu belirtmek isterim. Araştırma verileri gösteriyor ki dağ yürüyüşü yapan katılımcıların kalp ritim hızı yüksek olmasına rağmen diğer katılımcılara oranla depresyon, kaygı, derin düşüncelere dalma ve öfke oranının daha düşük olduğu tespit ediliyor.

     Diğer bir yandan dağda yürüyen katılımcılarda harekete geçme (activation), sevinç ve rahatlama oranı; diğer katılımcılara göre daha fazla olduğu tespit edilmiştir.Bu araştırmaya göre, kapalı alanda yapılan yürüyüş bandı egzersizi ya da evde televizyon, bilgisayar, dergi ile ilgilenmenin fiziksel yorgunluğu dağ yürüyüşüne göre fazla olmasa da dağda yürüyen katılımcılar kendilerini daha dinç hissettiklerini belirtmişlerdir.

 

     Bu çalışma gösteriyor ki doğa ile iç içe olan katılımcılar, bu çevreden yoksun insanlara göre daha pozitif etki yaratarak yapılan egzersizden maksimum fayda sağlıyor.

     Günümüzde bu psikolojik problemlerden muzdarip danışan sayısının, her geçen gün artmasının nedenlerinden birine insanın doğadan uzaklaşması diyerek açıklayabilir miyiz? İnsanın toplumla buluşmadan önceki hayatının, doğa ile olan ilişkisinin sonucu olarak bu doğaya olan yatkınlığından söz edilebilir mi? Bu merak konusu olmaya devam edecek. İnsanların son zamanlarda büyük kentlerden uzaklaşarak yaşamını daha küçük yerlerde devam etmesi,insanların doğasına geri dönmesinin bir nedeni olarak söyleyebiliriz.İnsan doğasında olan bireyler arasındaki ilişkilerinin maksimum 150 kişi ile sınırlandırılması bizi doğa ile daha iç içe ve daha sağlıklı ilişkiler kurmamızı sağlıyorsa bu durum psikolojik açıdan daha iyi durumda olmamızı sağlamaya yönelik olabilir mi? (1992 Robin Dunbar)

 

Yazan: Hüseyin Şahin

Faydalanılan Kaynak:

Affective responses in mountain hiking -A randomized  crossover trial focusing on diffirences between indoor and outdoor activity  (DOI:10.1371/journal.pone.0177719)

A Publication of the American Psychological Association * October 2017 ( Page:10 FRESH AIR)

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*