Kimyasal Hadım Bir Çözüm mü Yoksa Bir Sorun mu?

     Şiddeti Önleme ve Rehabilitasyon Derneği’nin “2016 Çocuk İstismarı Raporu”na göre Türkiye’de son on yılda çocuk istismarı vakaları yüzde yedi yüz arttı. Bu durumda çözüm önerileri ortaya atılmaya başlandı. Bunlardan biri de kimyasal hadım etmek oldu.

     Kimyasal hadım çeşitli kimyasallar kullanılarak belirli aralıklarla mahkumlara ilaç verilerek yapılan, testosteron hormonunu azaltarak östrojen hormonunu artırarak cinsel istek ve arzuyu azaltmaya veya ortadan kaldırmayı amaçlayan hadım etme yöntemidir. Literatürdeki ismi ise “kastrasyon” dur. Eskiden beri kullanılan bir yöntem olarak tarihte ilk defa cinsel suçlara karşı hapishane veya idam kararına alternatif bir çözüm olarak uygulanmaya başlanmıştır. Kimyasal hadım; Birleşik Krallık, Polonya, Moldova, Estonya, Amerika Birleşik Devletleri, Arjantin, Avustralya, Hindistan, İsrail, Rusya, Güney Kore gibi ülkelerde yakın zamanlarda çeşitli cinsel saldırı vakalarında kullanıldı. Kimyasal hadımın ülkemizde uygulanmasına yönelik adımlar birçok tartışmaya neden olmuştur.

  • Kimyasal hadım eğer cinsel isteği öldürüyorsa yani artık bunu istemiyorsa ceza olur mu?

  • Kimyasal hadım olanların tedavisinin sonlanacağına nasıl karar verilecek?

  • Suçlular cinsel istismarı ve pedofiliyi sadece cinsel haz duymak için mi yaparlar?

  • Cinsel istismarcılar kimyasal hadımı kendi hastalıklarının çözümü olarak görüp suçlarını mazur görebilirler mi?

  • Kimyasal hadımın geçici olduğunu bilen bir toplum için ne kadar caydırıcı bir yöntemdir?

  • Pedofili eğer bir hastalıksa cezalandırılması ne kadar doğrudur?

  • Kimyasal hadıma maruz kalan bireylerin topluma açtığı zarar yön değiştirebilir mi? Bunun gibi soruları doğurmuştur. Bu tartışmalara herkes kendi uzmanlık alanına göre cevaplar bulmaya çalışmıştır.

  •      Kimyasal hadımın etik ve sağlıksız olduğunu düşünen birçok psikolog, hukukçu ve sağlıkçı bulunmaktadır fakat aynı zamanda iyi bir çözüm yöntemi olduğunu düşünenler de bulunmaktadır. Uludağ Üniversitesi Hukuk Fakültesi Kamu Hukuku Ana Bilim Dalı’nda görevli Yrd Doç. Dr. Zeynep Burcu Akbaba, “Kimyasal hadım sayesinde sapkın olan kişi cinsel hissiyatlarından ya da dürtülerinden kurtuluyor. Tedavi sürecinin ardından normal birey gibi cinsel faaliyette bulunabilecek duruma geliyor” dedi. Akbaba, yaptığı yurt dışındaki araştırmalar sonucunda: Kimyasal hadımın uygulanış biçiminde herhangi bir aksaklık bulunmadığı takdirde aynı zamanda ilaç tedavisinin yanında uygun psikoterapiler ve psikolojik ilaçlarla desteklendiğinde cinsel istismarın tekrarlanmasının önüne geçeceğini yönünde bulgular tespit etmiştir. Bunun yanında kesinlikle böyle bir yöntemi kabul etmediğini insan haklarına aykırı olduğunu belirten hukukçularımız da bulunmaktadır. Bu sorunu aydınlatılmış onam ile çözülebileceği düşünülmektedir, mahkumun rızasıyla yapıldığı takdirde insan hakları engeline takılmamaktadır. Yani kimyasal hadım yapılacaksa ise sürecin doğru bir şekilde ilerleyebilmesi için burada doktorlara, hakimlere, savcılara, psikologlara büyük rol düşmektedir.

     Çoğu psikolog kimyasal hadımı desteklememektedir. Bunun nedenlerinden biri olarak ise psikolojinin babası olarak bilinen Freud’un aslında sömürünün, şiddetin farklı bir görünümü olduğu düşüncesidir. Freud cinsel sömürünün güçler arasındaki dengesizliğe dayandırır. Kimyasal hadım ise cinsel arzuyu, isteği azaltmaya yönelik bir çalışmadır fakat kişinin cinsel istediğini azaltmak suçlunun zihniyetini, düşünme biçimini değiştirmez. Bu nedenle çoğu psikolog kimyasal hadımın etkili olmayacağını düşünmektedir.

     Psikologların değindiği en önemli konulardan biri de kimyasal hadımın caydırıcı olmadığı düşüncesidir. Ceza olarak uygulandığında oran artırılarak cinsel arzunun tamamen ortadan kaldırılması sağlanır. İlaç uygulamasına son verildiğinde ise ilacın etkisi geçer. İlaç uygulaması bittikten sonra tekrar eski haline döneceğini bilen suçlu için kimyasal hadım ne kadar caydırıcı bir yöntem olabilir?

     Kimyasal hadım, çocuklara duyulan cinsel arzuyu azaltır ama pedofili olan kişi bunun bir rahatsızlık olduğunu kabul etmezse tedavi başarılı olmaz ve yapılan çalışmalar pedofilinin bir tedavi edilemeyen rahatsızlık olduğunu göstermektedir. Bu da pedofili eğer bir rahatsızlıksa suçlunun cezalandırılması ne kadar doğrudur tartışmasını doğurmuştur.  Hatta cinsel arzuları azaltılan kişiler daha öfkeli ve saldırgan olabileceği yönünde bulgular bulunmuştur.

     İstismarcıların birçoğu çocukluklarında ya cinsel istismara uğramışlardır ya da ev içerisinde şiddet olgusu vardır. (Aktepe, 2009, s.1) Bu da istismarcıların kimyasal hadım gibi bir cezalandırma yöntemine mazur bırakmak ne kadar doğru olur tartışmasını doğurmuştur.

     Kimyasal hadım yönteminde birçok soru işareti bulunmaktadır. Aynı zamanda kimyasal hadımın uzun süreli etkisi hala bulunamamıştır. Kimyasal hadımla pedofiliye çözüm bulmaya çalışılırken, uzun süreli sorunlar ortaya çıkabilir. Bu nedenle birçok psikolog, hukukçu, sağlıkçı pedofilinin önüne geçmek için kimyasal hadım yöntemini doğru bulmamaktadır.

     Kimyasal hadım yerine gelebilecek çözüm önerileri de tartışmalar devam ederken bir yandan da düşünülmektedir. Psikologlar, pedofilinin önlenmesi için hiç şüphesiz en önemli unsur çocuklara verilecek eğitimi görmektedir. Aynı zamanda psikologlar, çocukların söylediklerini dikkate almak gerektiğini ve cinsel istismarın genelde yakın çevre tarafından yapıldığını belirterek bu konuda gerekli hassasiyeti ebeveynlerin göstermesi gerektiğini söylemektedir. Kimyasal hadım yerine başka çözüm önerileri de geliştirilmeye devam etmektedir.

 

Yazan: Rümeysa Kazmacı

Faydalanılan Kaynaklar:

BİR CEZA HUKUKU YAPTIRIMI OLARAK ZORUNLU KASTRASYONUN ANAYASA HUKUKU AÇISINDAN İNCELENMESİ/ Tevfik Sönmez KÜÇÜK/ Gazi Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi C. XIX, Y. 2015, Sa. 4

KİMYASAL HADIM YÖNTEMİNİN ANAYASAYA UYGUNLUĞU -I /Zeynep Burcu AKBABA/ TBB Dergisi, Sayı 81, 2009

CİNSEL SUÇLULAR İÇİN KİMYASAL KISIRLAŞTIRMA SORUNU -TOPLUMSAL CİNSİYETE DAYALI ETİK BAĞLAMINDA- /Yrd. Doç. Dr. Özge Yücel/ 2015

Çocukluk Çağı Cinsel İstismarı/ Evrim Aktepe/2009 sayfa1

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*