Gage Artık Eski Gage Değil!

Bu ay ele almak istediğim konu daha çok nöropsikoloji temeline dayanıyor. Nöropsikoloji, beyin ve fonksiyonlarının davranış üzerine etkilerine odaklanır. Beyin bölgelerinde yaşanan dejenerasyonun nedenleri, sinir ağına ve davranışlara etkileriyle birlikte sonuçlarını da ele alınır. Beyinle ilgili en önemli çalışmalara beyin hasarı olan bireylerden elde edilen sonuçlardan ulaşıyoruz. Yaşadığı dönemde inme, travma veya kaza geçirmiş birçok hastanın hem hayattayken hem de ölümlerinin ardından yapılan incelemeler literatürde önemli kaynaklardan bazılarıdır. Öyle ki bu verilerden elde edilen sonuçlarla kapalı bir sır kutusu olan beyin aydınlanmaya başlıyor. Bu yazıda alanımız için en önemli vakalardan biri olan Phineas Gage vakasını ve bulgularını anlatacağım.

Bu tarz vakaları okumak hem heyecan verici hem de şaşırtıcı gelir bana. Phineas Gage vakası da fazlaca şaşırdığım bir vaka örneğidir. Olay 1948 yılında yaşanıyor. Gage bir demiryolu şirketinde ustabaşı olarak çalışıyor. Çalıştıkları arazi engebeli ve kayalıklarla dolu. Demiryolu raylarını döşemek için kayaların içine patlayıcılar yerleştiriliyor. Patlayıcı yerleştirilen alanının üzeri kumla kaplanıyor ve ardından Gage tarafından özel olarak yaptırılmış demir bir çubukla, üzerine vurularak kum iyice sıkıştırılıyor. Phineas Gage çok titiz, her şeyi planlayan, çok çalışkan ve iş arkadaşlarına karşı fazlaca saygılı bir kişi. (Arkadaşları ve ailesinden alınan bilgilerle bunu rahatlıkla söyleyebiliriz.)Bu işlemleri düzenlerken arkadan gelen bir ses dikkatini dağıtıyor ve kum daha tam sıkışmadan patlayıcı ateş alıyor, barut yüzüne doğru patlıyor. Elbette çalışan herkes patlamadan çıkan sesle büyük bir şok yaşıyor. Fakat Gage’e yaklaşıp baktıklarında daha korkunç bir manzarayla karşıyorlar. Gage’in özel olarak yaptırdığı demir çubuk onun sol yanağından girmiş ve beynin ön kısmını delip kafatasını kırarak dışarı çıkmıştı. Yerde yatar bir vaziyette olan Gage’in bilinci açıktı. Öyle ki arkadaşları onu yakınlardaki bir otele taşıdıklarında ve ona olayı sorduklarında her şeyi kusursuz bir şekilde anlatacak kadar aklı başındaydı. Hemen kentteki doktorlardan John Harlow arandı. İlk etapta Harlow’un yardımcısı Dr. Edward Williams, Gage ile ilgilendi. Dr. Williams’ın yazılarından da anladığımız üzere o gün ve sonrasında Gage’in aklı başındaydı. Phineas Gage çok kısa bir sürede iyileşti. Elbette o dönemde de, böylesine bir hasardan sonra Gage’in konuşmasında ve motor becerilerinde bir değişim olmamasına fazlaca şaşırıldı. Yalnızca sol gözünde körlük oluştu fakat sağ gözünde bir problem yoktu. Fakat Phineas Gage’in kişiliğinde birtakım değişimler yaşanmıştı. Sonra ki günlerde yazılan gazetelerde ve makalelerde bu kazaya yer verilecek ve Gage tarihe geçecekti. Başlıktan da anladığımız üzere Gage artık eski Gage değildi!

Eskiden sahip olduğu tüm kişilik özellikleri, etik ilkeleri ve değerleri değişmişti. Düşüncesiz, hiç kullanmadığı küfüleri kullanan, saygısız, düzensiz, planlamalarını gerçekleştiremeyen, kararsız ve işini doğru düzgün yapamayan biri haline gelmişti. Öyleki Descartes’ın Yanılgısı’nda Damasio bunu şu şekilde aktarır: “Akıl yetisi ve bunun tezahürleri bakımından bir çocuk gibiyken, kuvvetli bir erkeğin hayvansı tutkularına sahipti. Açık saçık sözleri o kadar kabaydı ki, kadınlara incinmemeleri için onun yanında uzun süre kalmamaları öneriliyordu.”(Damasio, 2006). İlk etapta bu değişikliklerin kalıcı olmadığı düşünüldü. Sonuçta dışardan görünüşte motor becerilerde ve konuşmasında bir bozukluk yoktu. Başka ne hasar olabilirdi ki? Fakat düzelme gerçekleşmedi. Gage’in kişiliği değişmişti ve bundan dolayı hayatının sonrasını fazlaca sıkıntı çekerek, adeta kendine zarar verici eylemlerde bulunarak geçirdi. 1861’de epileptik kasılmalar yaşadı ve hayatını kaybetti.

Bu vaka ile anlaşıldı ki beyinde kişilik, karar verme, planlama ve aslında akıl yürütme ile ilgili konulara ayrılmış bölüm ya da bölümler olmalıydı. Bu bölgelerdeki hasarlanma ile değerler, etik kurallar, kişiliğin parçası haline gelmiş tüm özellikler adeta 180 derece değişebiliyordu. Sonrasında Gage gibi yüzlerce vakalardan elde edilen çalışmlar ve incelemeler ile bugün Gage’in hasarlı olan bölgesinin frontal lob olduğunu söyleyebiliyoruz. Peki neymiş bu frontal lob?

Evrimsel açıdan en son gelişmiş olan beyin bölgesi frontal kortekstir. Plan yapma, karar verme, kompleks düşünme, akıl yürütme ve hareket gibi işlerden sorumlu alanımızdır. Davranışlarımızı nasıl ortaya koyacağımızın yer aldığı tecrübeler ve donanımlar bu alanda yer alır. Özellikle alzheimer ve demans gibi hastalıklada en çok etkilenen bölgedir. Gage vakasıyla birlikte birçok farklı görüş ortaya ortaya atıldı. İlki beynin bir bütün olarak çalıştığı hipotezini ortaya atanlarındı. İkinci hipotez ise beyinde farklı bölgelerden sorumlu birçok alan vardı ve bir şekilde hepsi birbiriyle iletişim halindeydi. O dönem içerisinde kısıtlı imkanlar ve teknolojik gelişimlerdeki azlıktan dolayı uygun sonuçları bulmak çok güçtü. Sonrasında yapılan incelemelerle beyinde kişiliğe de ayrılmış bir bölüm olduğu ve bundan frontal lobun sorumlu olduğu anlaşıldı.

Gage vakası bu şekilde bir ilke imza atmasından ve beyinde özelleşmiş birçok farklı bölge olduğunu göstermesinden dolayı tarihte yaşanmış önemli bir olaydır. Öyle ki bugün hala Harvard Üniversitesi Warren Anatomi Müzesi’nde ,saplanan demir çubuk ve Gage’in kafatası sergilenmektedir.

Yazan: Elif Ateş

Kaynak:
Damasio, A. R. (2006). Descartes’ın Yanılgısı. Varlık.
Solms, M., & Turnbull, O. (2020). Beyin ve İç Dünya (3. bs). Metis.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*