Göz Kırpmanın Görsel Algı Üzerindeki Şaşırtıcı Faydaları

Yapılan yeni bir araştırma, göz kırpmanın ardından görsel işlemde bir artışı beraberinde getirdiğini gösteriyor.

Göz kırpma, tipik olarak her iki ila 10 saniyede bir veya dakikada yaklaşık 10 kez meydana gelen, en sık gerçekleştirilen insan faaliyetlerinden biridir. Göz kırpmanın gözler için koruyucu etkileri olduğu, göz küresinin kurumasını önlemek için kayganlaştırıcı bir etki sağladığı ve ayrıca gözü çevredeki tahriş edici maddelerden koruduğu uzun zamandır biliniyor.

Bununla birlikte, araştırmalar, göz kırpmanın gözleri korumanın ötesinde başka amaçlara da hizmet ettiğini göstermektedir. Bunun bir kanıtı, kırpma oranlarının görevler arasında önemli ölçüde değişmesinden kaynaklanır. Okuduğumuz esnada çok daha az sıklıkla göz kırparız- dakikada dört kez civarında- bir sohbet içerisindeysek daha sık göz kırparız- dakikada yaklaşık otuz kez-.  Göz kırpma oranlarının farklı görevler arasında büyük fark göstermesi, göz kırpmanın faydalarının yanı sıra bilişsel maliyetlerinin de olabileceğini göstermektedir.

Görsel sistem içinde göz kırpmanın maliyetli olduğu açıktır. Kendiliğinden gerçekleşen göz kırpma sırasında, göz bebeklerimiz yaklaşık 300 ms boyunca kısmen veya tamamen kapanır ve bu kapanma, geçen zaman aralığında meydana gelen herhangi bir görsel girdiyi kaçırmamıza neden olur. Bu bağlamda, normalde görsel içeriği sadece 60 ms’de işleyebiliyorken, bir göz kırpma sırasında meydana gelen beş farklı görsel olayı gözden kaçırabiliriz. Buna rağmen,beyin göz kırpma sırasında görsel girdide meydana gelen büyük değişiklilkeri algılamak için gereken dikkati bastırdığından, göz kapaklarının açılıp kapanması ile gerçekleşen bu görsel aksamaların bilincinde değiliz. Yine de, görsel sistem içinde göz kırpma esnasında oluşan maliyet kayda değer ölçüdedir.

Öte yandan yeni araştırmalar, göz kırpmanın göz kırpma tamamlandıktan hemen sonra gözlemlenebilecek faydaları olabileceğini öne sürüyor.

Yakın tarihli bir makalede, araştırmacılar Jit Wei Ang ve Gerrit Maus, bir göz kırpmanın hemen ardından görsel işlemede ölçülebilir faydalar olup olmadığını araştırdılar. Bunu test etmek için, katılımcıların her 60 ms de bir sunulan bir dizi çeldirici arasından bir hedef ögeyi saptamaları gereken bir hızlı seri görsel sunum (HSGS) görevi geliştirdiler; örneğin, harfler arasında sayısal bir rakam veya manzara resimleri arasında bir hayvan resmini fark etmeleri beklenir.Farklı koşullardaki katılımcılardan ya (1) bir bip sesiyle gönüllü bir göz kırpma başlatmaları istenmiş, (2) deklanşör gözlükleri tarafından üretilen “yapay bir göz kırpma” olacağına dair bir bip sesi ile hatırlatılarak göz kırpmaları veya (3) uyaran verilip, hiç göz kırpmamaları istenmiş. Örneğin, Deney 1’de, her 60 ms’de bir harf dizisi gösterilir ve tek bir rakam dizide rastgele bir yerde görünür. Dört saniyelik denemeden sonra, katılımcılar hangi basamağın gösterildiğini belirlemeleri gerekir, böylece performans doğru tanımlama yüzdesi olarak ölçülebilir.

Göz kırpma olmadan yapılan denemelerde katılımcılar, Deney 1’deki sayı hedeflerinin yaklaşık 75%’ini belirleyerek görevde oldukça başarılı oldular. En önemlisi, araştırmacılar hiçbir uyaran atfedilmeyen hem doğal hem de yapay göz kırpmaların ardından kayda değer bir performans artışı buldular. Spesifik olarak numara tanımlama performansının, doğal bir göz kırpmayı takip eden kısa bir zaman aralığında yaklaşık 86%’ya yükseldiğini ve en yüksek performansın göz kırpmanın bitiminden yaklaşık 180 ms sonra gerçekleştiğini buldular. Yapay göz kırpma durumunda, performansta daha küçük ama aynı zamanda önemli bir artış olduğu gözlemlendi ayrıca deklanşör camlarının neden olduğu göz kırpma sonrasındaysa, performansın yaklaşık 82%’ye yükseldiği kaydedildi.

Benzer şekilde Deney 2 de, göz kırpmanın olmadığı koşulda hayvan şeklinin ayırt edilmesi beklenildiği durumda performans 58% iken, normal göz kırpmanın 180 ms. sonrasında performans 67% ye yükseldi. Deklanşör camlarının tetiklediği yapay göz kırpmalarındaysa böyle bir artış gözlenmedi.

Bu sonuçlar doğrultusunda, Ang ve Maus göz kırpmanın, gerçekleştiği anı takip eden kısa bir zaman aralığında önemli algısal artışlara yol açabileceği sonucuna vardılar. Bu bulgular, insanların görsel girdinin değerine yanıt olarak, göz kırpmalarını stratejik olarak değiştirebildiklerini, aynı zamanda hedef olayın ortaya çıkma olasılığı daha düşük olduğunda daha sık göz kırptıklarını gösteren önceki bulgularla tutarlıdır (Hoppe ve diğerleri. 2018). Ayrıca elde ettikleri sonuçlar, daha önce Nakano ve ark. tarafından yapılan (2009) insanların, bir film izlerken anlamlı eylemlerin gerçekleşmediği film sahnelerinde daha sık göz kırptıklarını gösteren araştırmanın sonuçlarlarıyla da tutarlıdır

Ang ve Maus’un çalışmaları “gönüllü” göz kırpmalarını (bilinçsizce oluşturulan göz kırpmalarının aksine) incelemesine rağmen, sonuçların genelleştirilmesi gerektiğini savunuyorlar. Bunun nedeni ise, istemli ve istemsiz göz kırpmalarının zamansal dinamiklerinin neredeyse aynı olmasından kaynaklanıyor.

Araştırmacıların bulguları doğrultusunda,belirli zamanlarda, önemli bir görsel olay meydana gelmeden hemen önce göz kırpmanın günlük faydaları olduğunu söylemek yanlış olmaz. Gözlerimizi nemli tutmanın ve çevredeki tahriş edici maddelerden korumanın yanı sıra, göz kırpmanın görsel sistemi sıfırlama ve kırpmanın hemen ardından gelen bilgilerin görsel olarak işlenmesini kolaylaştırma gibi işlevleri olduğunu söylemek doğru olacaktır.

Çeviren: Şeyma Kalender

Kaynak: Psychologytoday.com

 

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*