Hayatı Hatırlamak: Otobiyografik Belleğe Bilimsel Yaklaşımlar

Sıkıntılı ve bitmek bilmeyen bu dönemde, her şey planladığımız gibi gitmemiş olabilir. Yapılmak istenen stajlar, gönüllülük projeleri, kurslar ve benzeri tüm planlarımız bir bir suya düşmüş olabilir fakat hala kendimizi geliştirebileceğimiz birkaç yol var. Bunlardan biri de kitap okumak. Eğer otobiyografik bellek ile ilgileniyorsanız bu kitap tam size göre.

‘’Hayatı Hatırlamak: Otobiyografik Belleğe Bilimsel Yaklaşımlar’’

Kitap on üç bölümden oluşuyor. Kitabın önsözünde anlattığı gibi her bölümü size kısaca anlatacağım. Birinci bölüm diğer bölümleri daha iyi anlayabilmek için otobiyografik belleğin tanımıyla başlıyor. İkinci bölümde otobiyografik bellek araştırmalarında hangi yöntemlerin kullanıldığını anlattıktan sonra üçüncü bölümde yaşadığımız olayları nasıl hatırladığımızı ve unuttuğumuzu kuramsal bir şekilde değinerek dördüncü bölümde neden hatırladığımızı ve unuttuğumuzu işlevsel bir bakış açısıyla anlatıyor. Beşinci bölümde ise yaşamımızdaki her dönemi iyi bir şekilde hatırlamadığımızı, bazı dönemleri daha az, bazı dönemleri ise daha çok hatırladığımızdan bahsediyor. Altıncı bölümde hatırlama süreçlerinin kültürel bağlama göre farklılıklar gösterip göstermediği sorusuyla devam ederek yedinci bölümde istemsiz bir şekilde hatırlanan anıların da üstünde durup sekizinci bölümde birinci ve üçüncü şahıs perspektifiyle bir olayı zihinde canlandırmanın otobiyografik bellekte nasıl bir rolü olduğunu anlatıyor. Dokuzuncu ve onuncu bölümde, zamanda zihinsel yolculuk yapma ve anıları zihinde canlandırmayı ele alıp on birinci bölüm bağlanma ve hatırlama ilişkisine değiniyor. On ikinci bölümde majör depresyon gibi psikolojik rahatsızlıkların belleğimizi nasıl etkilediğini anlatıyor. On üçüncü bölümde ise toplumsal olaylar ve otobiyografik bellek arasındaki ilişki inceleniyor.

Kitapta en çok ilgimi çeken kısım beşinci bölümde bulunan Anı Tümseği’nin (Reminiscence Bump) anlatıldığı kısımdı. Bölümü daha okumadan önce bize bir egzersiz yapmamızı öneriyor. Ailemizde veya tanıdık çevremizde bulunan 50 yaş ve üzeri bir yetişkine yedi anı hatırlamasını ve anlattığı anılarda kaç yaşında olduğunu öğrenmemizi istiyor. Hepsini not aldıktan sonra yaşların genel dağılımına baktığımızda belirli bir yaş dağılımı göreceğimizi belirtiyor. Araştırmalara göre, insanlardan anılarını anlatmaları istendiğinde, hatırladıkları anıların çoğunun 16-30 yaş arasında olduğu bulunmuş. Neden 16-30 yaş aralığındaki anılarımızı daha iyi hatırlıyoruz sorusunu da birkaç kurama dayandırıyor. Bunlar; Bilişsel Kuram, Bilişsel Beceriler Kuramı, Benlik/Kimlik Kuramı, Yaşam Taslağı Kuramı ve Yaşam Öyküsü Kuramı.

Bilişsel Kurama göre, 16-30 yaş aralığındaki olayların büyük bir kısmı o insan için yeni ve farklı olduğundan, üniversiteye veya işe başlamak gibi anıları daha iyi hatırlama eğilimindeyiz.

Bilişsel Beceriler Kuramına göre, 16-30 yaş aralığında insan biyolojik ve bilişsel gelişim açısından diğer yaşlara göre tam gelişmiş olması, yaşanılan deneyimlerin ve öğrenilen bilgilerin daha derin ve güçlü bir şekilde kodlanmasını sağlıyor ve bu yüzden bu yaş aralığındaki anıları daha iyi hatırlıyoruz.

Benlik/Kimlik Kuramına göre, insanların 16-30 yaş aralığında yaşadığı olaylar benlikleriyle daha çok ilişkili olduğundan, o olaylar için derin ve güçlü bir kodlama gerçekleşir ve daha iyi hatırlarız.

Yaşam Taslağı Kuramına göre, 16-30 yaş aralığındaki anıları daha iyi hatırlamamızın sebebi, insanlar anılarını hatırlarken kendi kültürlerine göre normal bir yaşam süresinde olması düşünülen olayların bulunduğu bir yaşam taslağı kullanırlar. Yaşam taslağı, kültüre göre şekillenir. Lise- üniversite- iş- evlenme gibi süreçler bir çok kültüre göre 16-30 yaş aralığındadır.

Son olarak Yaşam Öyküsü Kuramında ise; yaşam öyküleri, insanların kendi yaşamış olduğu önemli olayları barındırır, bu nedenle de yaşam taslakları gibi bir kültürü temel olarak almaz, bireye özgüdürler. 16-30 yaş aralığında insan artık kendi hayatını kontrol etmeye başlar, böylelikle bu gelişimsel görevlerin daha iyi hatırlanmaya neden olur.

Kitapta her bir bilginin çalışmaya dayandırılması ve kitabın sonunda değil de, her bölümün sonunda kaynakça verilmesi ve üstüne üstlük kitabın sade bir dille yazılmış olması biz araştırmaya meraklı insanlar için çok yararlı olduğunu düşünüyorum. Herkese bol araştırmalı tatiller diliyorum.

 

Yazan: Zeynep Tuna Bozkır

Kaynak:

Hayatı Hatırlamak: Otobiyografik Belleğe Bilimsel Yaklaşımlar, KÜY Yayınları

Derleyenler: Sami Gülgöz, Berivan Ece, Sezin Öner

 

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*