Huylu Huyundan Vazgeçer mi?

Hepimizin hemfikir olduğu bazı konular vardır ki onların biri de normal olmayan bir davranışın düzeltilmesi gerektiğidir. Burda da gözümüze çarpan ilk unsurlardan biri, bir bilim dalı da olan Psikoloji. Psikolojinin bir amacı da şudur; davranışın altında yatan sebepleri saptamak ve bu sayede davranışa anlam kazandırmak ya da diğer bir ifadeyle davranışı öngörmek. Bu nedenledir ki çevremizde ‘olumsuz’ ya da ‘kötü’ davranışlar sergileyen birini gördüğümüzde psikolojik yardım alması gerektiğini düşünebiliriz. Peki, psikoloji kötü davranışları engelleme konusunda ne kadar başarılı?

Davranışlarımızın çoğu öğrenme yoluyla gerçekleşir. Doğduğumuz andan itibaren dış dünyadan aldığımız girdiler sayesinde beynimizde kimyasal ve elektriksel bazı değişiklikler meydana gelir ve bu da öğrenmeyi sağlar. Her bir öğrenme sonrasında da az ya da çok davranış değişikliği mevcuttur. Bizim odak noktamız olan soru da tam bu noktada tekrar karşımıza çıkıyor: Kötü bir bireyin iyiyi öğrenmesi nasıl sağlanır? Bu konuda ilk olarak Pavlov’un klasik koşullanma deneyini ele alabiliriz. Klasik koşullanmanın amacı davranışımızda daha önce etki göstermeyen bir uyarıcının koşullanma yoluyla davranışa etki eden bir uyaran haline gelmesidir. Bunu Pavlov’un köpeklerle yaptığı deneyden daha kolay gözlemleyebiliriz. Klasik koşullanmanın insan üzerinde uygulandığı uç bir versiyonu da ‘Engelleme’ ya da diğer adıyla ‘Aversiyon’ terapisidir. Bu terapide amaç bireyin istenmeyen/kötü davranışını, koşullu öğrenme yoluyla bireyde ‘nefret’ ve ‘iğrenme’ oluşturacak yeni bir davranışa dönüştürmektir. Bu terapi türü, çoğu zaman bağımlılık problemlerinde ve cinsel davranış bozukluklarında kullanılmıştır. Ne yazık ki kullanılan bu yöntem pek de masum değildir çünkü kişinin istenmeyen davranışından tiksinmesi kimyasallar ve elektroşok kullanılarak sağlanmıştır. Bu şekilde istenmeyen davranıştan kurtulmak gerçekten mümkün müdür?

Anthony Burgess’ın yazdığı Otomatik Portakal kitabında buna benzer bir örnekle karşılaşıyoruz. Kitabın ana karakteri olan Alex, kötü davranışlarından kurtulabilmesi için ‘Ludavico Tekniği’ adı verilen tedavide kobay olarak kullanılıyor. Tedavide uygulanan yöntemde Alex’e fiziksel acı verecek bir madde enjekte edilir daha sonra ise Alex’in yaptığı kötü davranışlara benzer görüntüler Alex’e izlettirilerek koşullanma sağlanır. Alex’in beyni fiziksel acı ile kötü davranışları eşleştirir bu nedenle Alex ne zaman kötü bir eylemde bulunsa peşinden hemen büyük bir fiziksel acı çeker. Bu fiziksel acı durumundan ise iyi şeyler düşünerek kurtulur. Yöntem o kadar ızdırap dolu ki; geçmişte engelleme terapisine maruz kalmış kişilerde de akıl sağlığını kaybetme ya da intihara teşebbüs görülmüştür zira bizim karakterimiz Alex de buna dayanamayıp intihara teşebbüste bulunmuştur.

Sonuç olarak her ne kadar engelleme terapisi pratikte başarılı olarak nitelendirilse de iç yüzü çok daha insanlık dışıdır. 1967 yılına kadar kullanılan kimyasal ve şok etkisiyle tiksindirme yöntemi daha sonra ‘covert sensitization’ adı verilen soyut tiksindirme yöntemini almıştır. Engelleme terapisinin yanısıra diğer terapi çeşitlerinde davranışı değiştirmede başarılı sonuçlar elde edilebilir. Yine de yeni davranışın sönmesi söz konusu olabilir, kişinin çevresindeki faktörlerin davranışı üzerindeki etkisini es geçmek söz konusu olamaz. Huylu huyundan vazgeçmiş olsa bile tekrar o davranışa dönmesi olasılık dahilindedir.

Ayşegül BİLGİLİ

 

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*