İnstagram’da Çok Fazla Özçekim Paylaşan Kullanıcılar Az Beğenilir Ve Daha Az Güvensiz Olarak Değerlendiriliyor

Hangi tür insan instagram hesabından birçok özçekim atar? Denilene göre daha narsist insanlar… Fakat bir araştırmaya göre bu sonuçlar yetersiz. Ancak  Journal of Research in Personality ( Kişlik Araştırmaları Dergisi) ‘de yayımlanan bir çalışmaya göre  çokça özçekim atan insanların asıl kişilikleri değişmeksizin diğer insanların onlar hakkında net görüşler var – ki bu pek de iyi değildir.

Washington State Üniversitesi’nden araştırmacı Christopher Barry’ye göre instagram sosyal etkileşimde  “gittikçe yaygınlaşan” bir platform, dolayısıyla atılan fotoğrafların türünün insanların izlenimini nasıl etkilediği önemli bir mevzu.

Takım öncelikle  yaşları 18-27 arasında  İnstagram hesabında en az 30 fotoğraf bulunduran  29 üniversite öğrencisinin verisini topladı. Araştırmacılar bu görsellerin ekran görüntüsünü aldı ve katılımcıların narsistik davranışlarını, özgüvenlerini, kaybetme korkularını, yalnızlıklarını, duyum arama durumlarını ve 5 Büyük Kişilik özelliklerini ölçen bir ölçek cevaplandırdı.

Herbir kişinin son 30 İnstagram fotoğrafı bağımsız hakemlerce özçekim, poz ve ya katılımcı olmaksızın fotoğraf olarak belirlendi. Hakemler aynı zamanda her bir özçekim ve pozu temalara göre ayırdı – örneğin fiziksel görünüm, başkalarıyla birliktelik, olay ya da aktivite.

Araştırmanın diğere kısmında, farklı üniversitelerden 199 öğrenciye bu 30 setlik görseller gösterildi. Herbir set için katılımcılara fotoğraf sahiplerinin 13 özelliği sınıflandırıldı; yalnızlık, başarı, dışa dönüklülük, kendini verme, bağımlılık duygusallık, düşüncelilik…

Bu ikinci grup katılımcıları başta her ne kadar hafif öngörülere sahip olsa da İnstagram sahiplerinin gerçek kişilik özelliklerini ölçmede yanıldı. Örneğin, ilk gruptaki öğrenciler narsistik değerlendirmede yüksek çıkarken özgüven konusunda bir o kadar düşük değerlendirildiler. Fakat hakemler görüşlerinde oldukça emindiler. Fazla özçekime sahip olanlar daha az beğenilen, daha başarısız, daha güvensiz ve deneyime kapalı olarak nitelendirildiler , diğer tarafta daha çok poza sahip olanlar oldukça pozitif görüldürler.

Barry “iki görsel örneği benzer içerikler sunsa bile -örneğin; seyahat, başarı- pozlu görsel özçekimli görselden daha pozitif geri dönüt alıyor.” diyor. Özellikle fiziksel görünüşle -kas gösterme- alakalı özçekimler negatif değerlendirme alıyor.

Asıl kişilik özellikleri ve özçekim ya da poz atma olasılığı arasında bir ilişki ipuçları vardı. Mesela narsistik kişiler daha az özçekim paylaşıyordu. Fakat bu ilişkiler yeterince kuvvetli değildi.

Pekala ikinci grubun çalışmasını yansıtan algı ne olabilir? Takımın birkaç fikri vardı. Daha natürel durdukları için -kişiyi gerçek hayattaki gibi yansıttığı – pozlar tercih edilmiş olabilir. Ve yahut özçekimler -pozlardan çok daha az paylaşılmış- kişiye dair olağandışı şeyleri sinyalliyordu.

İşin içinde bazı kısıtlamalar vardı. İlk olarak, İlk gruptaki 29 öğrenci küçük bir modelleme ve sadece sekizi erkekti. Gözlemcinin kendi cinsiyetinin değerlendirmeyi etkileyip etkilemeyeceği de açık değildi. Ve hakemlerin karşıdaki insanlarla ilgili bildiği tek şey fotoğraflarıydı.

Yine de  araştırma oldukça ilgi çekici. Barry “ Bu araştırmanın bulguları bir puzzle’ın ufak parçaları da olsa, bir sonraki fotoğraf paylaşımınızı yaparken akılda tutmaya değer bir bilgi olabilir”diyerek bitiriyor.

Çeviren: Erva Kaygun
Kaynak: digest.bps.org.uk

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*