Kadın Robotlar Daha İnsansı Olarak Görülüyorlar. Neden?

Özet: Araştırmacılar neden Siri ve Alexa gibi feminen robotların ve yapay zeka (AI) sistemlerinin erkek meslektaşlarından daha insancıl düşünüldüğünü araştırıyor.

Sophia gibi kadın robotların yaygınlaşması ve Siri (Apple), Alexa (Amazon) ve Cortana (Microsoft) gibi kadın sanal asistanların popülerliği ile yapay zekanın bir cinsiyet sorunu var gibi görünüyor.

Yapay zekadaki bu cinsiyet dengesizliği medyada keskin bir şekilde eleştirilen yaygın bir trend (UNESCO bile bu uygulamanın tehlikelerine karşı uyardı) çünkü bu durum kadınların obje olduğuna dair klişeleri tetikleyebilir.

Ama neden feminenlik yapay zeka objelerine katıldı? Yapay zekada kadın cinsiyetlendirmenin yoğun kullanımını engellemek istiyorsak, bu olgunun derin köklerini daha iyi anlamamız gerekiyor.

İnsan Olmayanı Daha İnsan Yapmak

Psychology & Marketing dergisinde yayınlanan bir makalede, insanları insan yapan şeyin ne olduğu araştırmasının neden feminizasyonun sistematik bir şekilde yapay zekada kullanıldığını anlamada yeni bir bakış açısı sağlayacağını savunuyoruz. Kadınların yapay zekada erkeklerden daha nesneleştirilme eğiliminde olmaları, sadece onların mükemmel bir asistan olarak algılanmasından değil, aynı zamanda insanların kadınlara (erkeklere karşı) insanlığı daha fazla atfetmelerinden kaynaklanıyor.

Neden? Çünkü kadınlar daha samimi algılanıyor ve duyguları deneyimleme olasılıkları erkeklerden daha yüksek olduğu için yapay zeka nesnelerinin kadın cinsiyetlenmesi onların insanlaşmasına katkı sağlıyor. Samimiyet ve deneyim (ama kabiliyet değil) gerçekten de tam bir insan olmanın temel nitelikleri olarak görülüyor, ancak bu durum makinelerde eksiktir.

İnsanlıktan çıkarma ve nesneleştirme teorilerine dayanarak, toplamda 3.000’den fazla katılımcının yer aldığı beş çalışmada şunları gösteriyoruz:

  • Kadınlar, erkeklerden daha fazla insan olarak algılanır, genel olarak ve insan olmayan varlıklarla (hayvanlar ve makineler) karşılaştırıldığında.
  • Kadın robotlar, erkek robotlardan daha pozitif insan niteliklerine sahiptir ve onlar erkek robotlardan çok daha insan olarak algılanırlar.
  • Kadın robotların insaniliğinin anlaşılması, sağlık bağlamında, onlardan algılanan eşsiz tedaviyi artırarak, yapay zeka çözümlerine yönelik daha olumlu tutumlara yol açar.

Hem hayvanlarla hem de makinelerle karşılaştırarak insanlığın algılanması için birkaç farklı ölçüm kullandık. Mesela, hayvanlara karşın erkek ve kadın robotlarının bariz insanlığını ölçmek için klasik “march of progress*” resmine dayalı artan insanlaştırma ölçeğini kullandık.  

Online katılımcılardan, eski maymunlardan modern insanlara kadar sürekli bir ilerleme kullanarak, kadın veya erkek robotların nasıl “evrimleşmiş” olarak algılandıklarını açıkça belirtmelerini istedik.

Makinelere kıyasla kadın ve erkek robotların bariz bir şekilde algılanan insanlığını ölçmek için, insanın robottan insana evrimini (maymundan insana yerine) resmederek bariz mekanistik insanlıktan çıkmayı ölçen bir ölçek geliştirdik. Elbette, bu ölçeklerin her birinin hem kadın hem erkek versiyonlarını yarattık. 

Diğer ölçümler, katılımcılara kadın ve erkek robotlara atfettikleri duyguların seviyesini sorarak daha ince ve örtük insanlık algıları yakaladı. Bazı duyguların (örneğin,”arkadaş canlısı”, “eğlenceyi seven”) insanları makinelerden ayırdığı ve diğer duyguların (yani “organize” , “kibar”) insanları hayvanlardan ayırdığı söylenir. Son olarak, kadın robotların erkek robotlara göre “makine” kavramından ziyade “insan” kavramıyla ilişkilendirilme olasılığının daha yüksek olup olmadığını araştırmak için örtük çağrışım testi de kullandık.

Makinedeki Hayalet

Kadınların ve kadın robotların, insanlığın incelikli ve tüm bariz ve üstü kapalı ölçülerinde daha insan olarak algılandığını bulduğumuz halde, aynı zamanda erkeklerin ve erkek robotların, insanlığın ince ölçümlerin olumsuz boyutlarında daha insan olarak algılandığını gördük.

Birlikte ele alındığında bu sonuçlar kadın robotların erkek robotlardan (pozitif cinsiyetçilik) sadece daha olumlu insan niteliklerine sahip olmadıklarını, ama aynı zamanda onların daha insan olarak algılandıklarını ve bir hizmet bağlamında eşsiz ihtiyaçlarımızı dikkate almaya daha yatkın olmalarnın beklendiğini göstermektedir. 

Bu bulgular, kadın robotların neden erkek robotlara nazaran tercih edildiğine dair yeni bir olası açıklamaya işaret edebilir, çünkü bu tür makineler daha güçlü bir şekilde insanlıkla ilişkilendirildiği için kadın akıllı makineleri tercih ediyorlar.

Eğer kadınlık, insan olmayan varlıkları insanlaştırmak için kullanılıyorsa, bu araştırma, kadınlara yapay zekadaki nesneler gibi davranmanın, tam olarak olmadıklarını kabul etmede yatabileceğini öne sürüyor. Bununla birlikte, sıklıkla insanlıktan çıkarma hipotezi olarak adlandırılan popüler varsayım, dış grup üyelerini nesneleştirmeden önce hayvanlar veya araçlar olarak görmenin gerekli olduğudur.

Başka bir deyişle, nesneleştirme hedeflerinin tipik olarak insanlıklarından mahrum bırakılmasıyla insanlıktan çıkarma, nesneleştirmenin gerçekleşmesi için bir ön koşul olacaktır.

Bu baskın görüşün aksine, yapay zekada kadınların nesnelere dönüşmesi, kadınların alt insan olarak algılanmasından değil, ilk etapta süper insan olarak algılanmasından kaynaklanıyor olabilir.

Bu Martha C. Nussbaum’un iddiasıyla uyumludur: “Nesneleştirme, bir şeye dönüştürmeyi gerektirir… gerçekten bir şey olmayan bir şey” (Nussbaum, 1995, s. 256–7). Aynı zamanda Kate Manne’nin kadın düşmanlığı ve insanlıktan çıkarılma konusundaki görüşüne de uyuyor: “Çoğu zaman, eksik olan kadın insanlığı duygusu değildir. Onun insanlığı kesinlikle sorun ”(Manne, 2018, s. 33). Bu nedenle, yapay zeka eserlerinde kadın kimliğinin yaygın kullanımı, kadınların insan olarak ve erkeklerden daha çok insan olarak algılandığının örtük olarak kabul edilmesinden kaynaklanıyor olabilir.

Kadınların Gerçek Dünyada Nesneleştirilmesi?

Bu araştırma, yapay zekanın yaygın kadın cinsiyetinin derin köklerini daha iyi anlamak için insanları makinelere kıyasla insan yapanın ne olduğuna dayanıyor. Çünkü duygular insanlığımızın özünde yer aldığından ve kadınların duyguları deneyimleme olasılıkları daha yüksek olarak algılandığından, yapay zeka nesnelerinin kadınlarda cinsiyetlendirilmesinin onları daha insani görünmesini ve benzersiz ihtiyaçlarımızı dikkate alma olasılığının daha yüksek olmasını sağladığını savunuyoruz.

Ancak, kadınları nesnelere dönüştürme süreci, kadınların nesneler ve sahiplerinin ihtiyaçlarını karşılamak için tasarlanmış basit araçlar olduğu fikrini aktararak kadınların nesneleştirilmesine yol açabilir. Bu, dijital olmayan dünyada potansiyel olarak daha fazla kadının nesneleştirilmesini ve insanlıktan çıkarılmasını teşvik edebilir.

Bu araştırma, yapay zeka tasarımcılarının ve politika yapıcıların karşılaştığı etik ikilemi vurgulamaktadır: Kadınların yapay zekada nesnelere dönüştüğü söyleniyor, ancak kadınların insanlığını yapay zeka nesnelerine enjekte etmek, bu nesneleri daha insani ve kabul edilebilir hale getiriyor.

Bu sonuçlar, ne yapay zekada cinsiyet eşitliğinin geleceği için ne de yapay zekada kadınların nesneleştirilmesine son vermek için özellikle teşvik edici değil. Cinsiyetten bağımsız seslerin gelişimi, yapay zekanın kadın cinsiyetinden uzaklaşmanın ve bu yardımsever cinsiyetçiliğin sürdürülmesini durdurmanın bir yolu olabilir. Google’ın son deneyine benzer bir başka çözüm de, kullanıcılara rastgele ve eşit olasılıkla bir erkek veya kadın akıllı robot atayarak varsayılan bir cinsiyet sesi empoze etmek olabilir.

Ç.N* March of progress: Homo sapiens’e giden yol

 

Çeviren: Yaren Günay

Kaynak: neurosciencenews.com

 

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*