“Karşı Konulmaz” (Davranışsal Bağımlılık)

‘Neden dünyanın en büyük kamusal teknokratları aynı zamandan en büyük kişisel teknoloji korkaklarıdır? Teknolojik ürünleri yapanlar adeta uyuşturucu satıcılarının temel kuralını uyguluyorlardı: Asla kendi malınla kafayı bulma.’ Sosyal medyada resim paylaşma ve beğeni saplantımız, saatlerce YouTube’da izlediğimiz videolar, ara vermeden arka arkaya izlediğimiz diziler ve adeta bir uzvumuz haline gelen akıllı telefonlarımız…

Newyork Üniversitesi’nde psikoloji ve pazarlama alanlarında eğitim veren yazar Adam Alter’ın ‘’Karşı Konulmaz’’ kitabından modern çağın bağımlılığı diyebileceğimiz bir bağımlılık türü olan ‘davranışsal bağımlılık’ konusunu ele almaya çalışacağım. Kitap, etkileyici ve anlaşılır bir üsluba sahip olmakla birlikte elinizden bırakamayacağınız bağımlılık yapan bir kitap. Hayatlarımızı kontrol eden, akıl sağlığımızı ve ilişkilerimizi tehdit eden davranışsal bağımlılıkların teşhisi ve tedavisi için adeta bir rehber niteliğinde.

“Madde bağımlılıkları ve davranışsal bağımlılıklar birçok açıdan birbirine çok benzer. Beyinde aynı bölgeleri harekete geçirirler ve aynı bir takım temel insan gereksinimlerinden beslenirler: sosyal bağlılık ve destek, zihinsel uyarım ve etkili olma duygusu. İnsanları bunlardan arındırdığınızda hem maddesel hem de davranışsal bağımlılıklar geliştirmeye daha yatkın olurlar.”

Davranış bağımlılığı: kişinin bir davranışına kendi iradesiyle son verememe durumudur. Modern zamanda bağımlılık, zarar verici olarak tanımlanmaktadır. Çünkü buradaki bağımlılık, davranışı sürdürme ile davranışı sonlandırma arasındaki seçim yeteneğini kaybetme anlamına gelmektedir. Bağımlılık denildiğinde uyuşturucu bağımlılıklarını, sigara bağımlılıklarını, alkol bağımlılıklarını, ilaç bağımlılıklarını düşünmeye ve bağımlılığı sadece

bu etiketleri yaşayan kişilere atfetme eğilimindeyiz. Teknoloji uzmanları bu sınırlı düşüncemizin çok iyi farkındalardı ve teknolojilerinin büyüsüne kapılıp kendi bağımlılığımızı geliştirebileceğimizin bilincindelerdi. Bu yüzden tıpkı uyuşturucu satıcıları gibi kendi çocuklarını teknolojiden uzak tuttular. Oyun tasarımcıları özdenetimimizi yıkan oyunlar tasarladılar ve kendi bağımlılığımızı inşa edebileceğimizi çok iyi biliyorlardı. “Yeni bağımlılıklarda madde alımı yok, vücudumuza doğrudan kimyasal madde vermiyorlar ama çekici ve iyi tasarlanmış oldukları için aynı etkiyi yaratıyorlar.’’

Ekran bağımlılığı yeni ve hızlı olmasına rağmen etkisi hala tam olarak ortaya çıkmış değil. Uyuşturucuların büyük bir kısmı da yeni çıktığında böyleydi. Önce sadece haz verdiğine inanıldı, zararları ve bağımlılık yapıcı etkileri daha sonraki zamanlarda ortaya çıktı. Bu durumun en çarpıcı örneklerden birisi de Freud’dur. Freud kokainle ilgili birçok deneme yaptı. Kokainin, enerji veren, depresyona ve hazımsızlığa iyi geldiğini keşfetti. Freud kokaini o kadar faydalı buldu ki “über koka” (koka hakkında) başlıklı bir yazı bile yazıp onu yayımladı. “ Freud kokainin de bağımlılık yapan her türlü uyarıcı gibi zamanla etkisini kaybettiğini ve belirtilerin hafiflediğini keşfetmişti. İlk sarhoşluğu yeniden yaratmanın yolu tekrarlanan ve gittikçe artan dozlardı. En az oniki yüksek doz kullandı ve sonunda bağımlı hale geldi. Uyuşturucusuz düşünmekte ve çalışmakta zorlanmaya başladı ve en parlak fikirlerinin kokain etkisindeyken tomurcuklandığına ikna oldu. 1895’te burnu enfekte oldu ve çöken burun deliklerini onarmak için bir dizi operasyon gerekti. Çocuklarımıza kokainin tehlikeli bir şey olduğunu öğretiyoruz ve sadece bir yüzyıl önce uzmanların onu her derde deva görmesi inanılmaz geliyor.”

Modern çağın uyuşturucusu geri bildirim.. beklenti ve geri bildirim doğru oranda olunca zamanımızın çoğunu oyunlara harcamaktan kurtulamıyoruz. Oyun tasarımcıları buna göre oyunları oynayanların iyice bağımlı olmaları için yüksek miktarda geri bildirim araçları sunarlar. Bir zil sesi veya şekil değiştirip parlayan bir ışık, bağımlılığı sürdürmeye yetebilir. Yine yazarın araştırmalarına göre Candy Crush Saga oyunu yarım milyarla bir milyar arasında insan tarafından akıllı telefonlarına ya da Facebook yoluyla indirilmiştir. ‘’Hasılat rekorları kıran bir oyun için pek alışmadık şekilde, bu oyuncuların çoğu kadındır. Bu kadar büyük başarı kazanmasının asıl nedeni oyunun kurallarının üstüne eklenen yüzeysel geri bildirim katmanıdır.’’

Davranışsal bağımlılık çok kısa sürede zirve yapmış durumda ve bu kadar kısa sürede dünyayı sarıp sarmalamışken ve insan ilişkilerini bu kadar sarsmışken gelecek yıllarda nasıl bir dünyada yaşayacağız? Yazar bize bizi kendi içine çeken teknolojiye karşı ne yapmamız gerektiği konusunda birçok bilimsel araştırma sonucunda etkili reçeteler ve çözüm yolları sunuyor. Teknolojiyi hayatımızdan tamamen çıkaramayız. Doğru tekniklerle bağımlılık yapacak tarzda olmayabilirler. “Bağımlılık yapıcı deneyimlere yaklaşımımız büyük ölçüde kültüreldir ve eğer kültürümüz işsiz, yüzsüz, ekransız, durma sürelerine yer verirse bizim ve çocuklarımızın davranışsal bağımlılığın çekimine direnmemiz daha kolay olur. Onun yerine, birbirimizle birtakım cihazlar aracılığıyla değil doğrudan iletişim kurarız ve bu sosyal bağların ışığı bizi herhangi bir ekran ışığının yapabileceğinden çok daha fazla mutlu eder ve zenginleştirir.”

Çağın bağımlılığına karşı çözüm yolları geliştirip onları uygulamazsak göz göze temas kurma özelliğimizi kaybedip empati yeteneğinden mahrum, insani bağların ağlarla gerçekleştiği sanal bir dünyada yaşamaya mahkum olmamız kaçınılmaz gibi görünüyor. Umarım ağların gerçek bağlarımızı tamamen koparmasına karşı direnmeyi başarırız.

 

Meliha Taşlıtepe

 

KAYNAKÇA

Adam Alter: “Karşı Konulmaz” Mart 2018

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*