SENSİZ YAPAMAM!

Çoğu insan, bağımlılıklar hakkında konuşurken kafein veya sigaradan bahseder, ancak romantik partnerinize de bağımlı olabilirsiniz. Bağımlılık, beyin kimyanızı etkileyen tıbbi bir durumdur.

Bağımlılık yapan bir ilişki, kendinize yeterince vermeden partnerinize takıntılı bir şekilde dikkat ettiğiniz bir ilişki olarak tanımlanabilir. Böyle bir ilişki içinde olan kişi, partneri olmadan kendini eksik veya mutsuz hisseder. İlişki bağımlılığı, belirli bir kişiyle ilişki içinde olmak söz konusu olduğunda, istek ve kontrol kaybı ile karakterizedir. Aşk bağımlıları gibi, ilişki bağımlılığı olan insanlar da bir ilişki peşindeyken ya da ilişki içindeyken öfori duyguları arar ve yoğun kimyasal reaksiyonlar ve salınımlar kazanırlar.

Bir partner olmadan düzgün bir şekilde çalışamıyorsanız, tatmin duygusu için romantik ilginize güveniyorsanız veya davranışınızın yasal veya sosyal bir maliyeti olduğunu görüyorsanız, bu bağımlılığa işaret edebilir. Bu insanlar yalnız olamaz ve üzerindeki etkisi ne olursa olsun farklı ilişkilere girip çıkabilir. Çoğu zaman, bu durum çocuklukta başlar veya kişinin iyileşmemiş ilişki geçmişinden kaynaklanabilir; Bastırılmış travmanın ilişki bağımlılığı ile nedensel bir bağlantısı olabilir. Sağlıklı ilişkiler kurmak ve sürdürmek de bu kişiler için oldukça zordur.

Bu noktada bağlı ve bağımlı ilişki olarak ikiye ayırabiliriz. Bağlı ve bağımlı ilişki arasında bir fark vardır. Birbirlerine bağlı kişilerin ayrı ayrı fikirleri, inançları ve düşünceleri olabilir. Ancak bağımlı ilişkilerde farklı düşüncelere ve yaşam alanlarına izin vermezler. Bağımlı kişi kendi hayatını yok sayar ve karşısındaki kişiye odaklanır. Karşısındaki kişiyi aşırı koruma ve kollama halinde olur ve onun bakımını da üstlenir. Böylece, kendi özgüveni artar. Bir başka deyişle, susuzluğunu giderir. Bir süre sonra kendi kişiliklerinden vazgeçer halde, mutlulukları, üzüntüleri de birbirlerine bağımlı hale gelir.

Bağımlı ilişki örüntülerine sahip olan da bağımlı olunan da mutsuzdur. İlişkiler ve iletişimler kişileri mutlu edebilmek için var olması gerekir fakat başta çok mutluluk veren bir ilişkiymiş gibi görünen senaryoda kısa bir süre sonra, bir yerlerde bir terslik olduğunu fark etmeye başlarız. Aslında her iki taraf da bunu hisseder. Bağımlı ilişki örüntülerine sahip olan kişi kendi içinde sürekli öfke, kızgınlık, kaygıya karşı kontrol etme güdüleri, kaybetme ve terk edilme endişesi gibi yoğun duygular içerisindedir. Kendi içsel dünyasında çok fazla karmaşa yaşarken mutlu olma şansı oldukça azdır çünkü hep karşı tarafı düşünmek ve onunla ilgili meseleleri çözmek zorundadır. Bağımlı olunan kişi de artık karşı taraftan gelen bu kadar yoğun ilgi ve sorumluluk duygusu ile gelebilecek suçluluk ile kendisini mutlu ve huzurlu hissedemez. Çoğu zaman tanımlayamadığı fakat “Burada bir terslik var” dediği huzursuzluk hali içerisindedir.

Bağımlılık bir yapıdır, davranış biçimidir ve öğrenilmiştir. Genellikle de aileden aktarılır, özellikle psikanalitik bir noktadan yorumlayacak olursak kişinin anne ile olan ilişkisi, bunun tohumlarını atar. Daha sonraki hayat müdahaleleriyle de kişi ilişki bağımlılığına doğru yolculuğuna başlar. Burada kişiler ve durumlar değişebilir. Bağımlılık geliştirilen kişi bazen tek kişi ile sınırlıdır, bazen tek kişi olmayabilir. Bazen bu o kişinin olmadığı durumlarda yedek olan bir başka kişiyi de devreye sokar. Bazen de herkese bağımlılık geliştirir çünkü kişinin kendi başına hareket etme ve karar verme yetisi yoktur. O zaman da bunu çevresinde bulunan herkese aktarır. Bu “Onsuz hareket edememe ya da bir başkası olmadan hareket edememe” demektir. Bu aslında karşısındaki kişiyi sürekli kontrol etme ihtiyacıdır. “Burada mı? Hala orada benimle bağlantıda mı? Beni görüyor mu? Ben onun hayatında var mıyım?”lar olmadığı zaman bağımlı kişi rahatsız olur ve kişi işini gücünü yapamayacak hale gelir. Hiçbir şey yapamaz hayatındaki “o” insan olmadan, ondan haber alamadığı müddetçe de gün içerisindeki fonksiyonelliğini kaybeder; işe/okula gidemez, dışarı çıkamaz, ders çalışamaz, etrafında olup bitene dikkat edemez. Bütün hayatı kesintiye uğrar. Tek odak noktası vardır o da bağımlılık geliştirilen nesneye ulaşmak. İlişkinin içerisindeki bağımlılık deyince tam olarak bundan bahsediyoruz. O kişi artık sizin hayatınızda ihtiyacınız olduğunda ulaşabileceğiniz bağlı olduğunuz bir insan değil, aksine hayatınızdaki bağımlı olduğunuz bir “nesneye” dönüşmüştür.

Başlangıçta, ilişki bağımlılığı normal ilişki davranış kalıplarını taklit edebilir. Bir partnere aşık olmak, yakınlığa özlem duymak, sık cinsel ilişkiye girmek ve duygusal olarak kontrolden çıkmış hissetmek de normaldir. Aşk ve cinsellik bağımlılığı gibi, ilişki bağımlılığının da tanımlayıcı özellikleri vardır. İlişki bağımlılığı için bunlar aşağıdakileri içerir ancak bunlarla sınırlı değildir:

  • Sık sık barışmak ve ayrılmak.
  • İlişkiyi düzeltmek için seksi kullanmak.
  • İlişki dışında bir hayatın olmaması.
  • İlişkiyi refah veya kimlik için kullanma.
  • İstismarı haklı çıkarmak.
  • İlişkiyi bırakamamak.
  • Çok çabuk taahhüt etmek.
  • Fazla bağımlı olmak.
  • Partnerin kusurlarını görememek.
  • Kötü davranıştan sonra ortağın geri dönmesine izin vermek.
  • Sık inişler ve çıkışlar yüzünden bitkin hissetmek.
  • İlişki takıntısı yaşamak.
  • Sevilmeyen, kırgın veya istenmeyen hissetmek.
  • Sevdiklerinizle ve arkadaşlarınızla vakit geçirmemek.
  • İlişkide olmak için kişinin kendini değiştirmesi.
  • Birinin alışkanlıklarını veya davranışlarını değiştirme.
  • Kaygı veya depresyon duyguları.
  • Yorgun, kafası karışmış, sinirli veya güvensiz hissetmek.
  • Başa çıkmak için maddeler kullanmak.

 

Tedavi Süreci

İlişki bağımlılığından kurtulmak zor olabilir. Davranışınız çözülmemiş bir travmadan kaynaklanıyorsa, kendiniz durdurmakta zorlanabilirsiniz. Bu nedenle, bazen bir terapistle konuşmak çok önemlidir.

Bir terapist, altta yatan sorunu belirleyecek ve düşünce kalıplarınızı ele alacaktır. Ardından, sınırlar belirleyerek daha sağlıklı ilişkiler geliştirmenize yardımcı olurlar. Ne yazık ki, ilişki bağımlılığı olan çoğu insanın arzu ettiği yeni bir ilişkide olmanın “yüksek”liği, onları istikrarlı uzun vadeli ilişkilerden alıkoyabilir.

Terapi, partnerinize aşırı bağımlı olmadan arzu ettiğiniz sevgiyi elde edebilmeniz için bu “arzuları” yönetmenize yardımcı olacaktır.

İREM YAĞCI

 

Kaynakça :

Npistanbul.com

Addictioncenter.com

Webmd.com

Butunpsikoloji.com

Deneyimdanısmanlık.com

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*