Kendine Dışarıdan Bak – Psikodrama

Genç hekim Jacob Levy Moreno, Maysedergasse’de Steigreiftheater’i kurduğunda tarih 1921’di. Steigreiftheater’da oyuncalar bir konu üzerine doğaçlama biçimde kendilerine verilen rolleri oynuyorlardı. Oyuncular arasında Barbara isminde genç bir oyuncu, her akşam aşık rolünü oynamakta ve George isimli gençse onu izlemekte ve oldukça etkilenmekteydi. Bir süre sonra evlenen ve çok mutlu olan çiftin ardından sorunları başlamıştı çünkü Barbara git gide hırçınlaşmaya, küfretmeye hatta şiddete başvurmaya başlamıştı.George çareyi Moreno’ya başvurmakta buldu ve bunu öğrenen Moreno uygun bir teklifle Barbara’ya asi ve kötü duygularını ifade edebileceği roller teklif etti ve Barbara da kabul etti. Örneğin, bunu ilk teklif ettiği akşam şehire o gün konu olmuş bıçaklanan bir seks işçisini büyük bir başarıyla canlandırır ve devam eden günler intikam, yalnızlık temalı roller oynar. Bu rollerle birlikte Barbara, evde yumuşamaya, onu izleyen George ise eşine karşı anlayış kazanmaya başlar ve ilişkileri düzene girer. Sonraki zamanlarda Moreno birlikte rol almaları üzerine bir teklifte bulunur ve çift, her akşam evliliklerine dair problemleri sahnede canlandırır ve sorunlarını çözerler. 

Tamamen gerçeğe dayalı bahsedilen bu hikaye psikodramanın kurucucu J. L. Moreno tarafından kurulan bir nevi psikodrama akademisi etkisi gösteren Steigreiftheater’da (theTheater of Spontaneity – Doğmaca Tiyatro) geçiyor. Psikodrama, yirminci yüzyılın başlarında Jacob Levy Moreno tarafından çocuk oyunları ve Avusturya’nın geleneğinde bulunan varoluşcu kültür ilham alınarak geliştirildi. Psikodrama üç etmenden oluşur: grup terapi, sosyometri, psikanaliz. Aynalama, rol değiştirme, yeniden oynama gibi tekniklerle psikodramada içgörü, katarsis, farkındalığı artırma, işlevsel düşünce ve çözümler gelişttirmek veya olumlu yönde gelişim hedeflenir. 

Psikodrama, terapist ve danışan ile gerçekleştirilebilse de genellikle bir grup ile yapılır ve insana kendine dışarıdan bakma, geçmişte ifade edemediği duyguları ifade etme şansı verir. Grupla gerçekleştirilmesinin bazı sebepleri vardır. Bunlardan biri, normalde bir gruba katılırken olumlu özelliklerin olması istenirken, psikodramada tam tersi gerçekleşiyor çünkü insanlar zayıf yanlarıyla psikodramaya katılıyor. Terapist ve katılımcılar başbaşa kaldıklarında dışa çıkan duyguları dolayısıyla terapistin sevgisini kaybetmekten korkabilirler. Ayrıca grup ortamında destek ögesi daha baskındır. Bu yöntem ikinci dünya savaşından sonra zorunluluk dolayısıyla başlatılmış olsa da günümüzde katılımı artıran etkenlerden biridir. 

Hem grup hem drama ile ifade edilen duyguların daha olumlu yönde seyredebileceğine şu örneği verebiliriz: Peter Brook ve grubu bir oyunun ardından çocukları sahneye davet eder ve onlarla birlikte doğaçlama oynamaya başlarlar. Bu süre içerisinde çocuklar özgürce oynarken içlerinde biriken enerjiyi de dışa çıkartıyor ve kendi içinde devinimi olan yararlı bir etkinlik gerçekleştirirler. Grup ve doğaçlama ile yapılan bu etkinlik, kimsenin beklmediği biçimde olumlu sonuçlanır.

Psikodrama grubunda deneyimi, geçmiş yaşantısı, sorunları yahut kaygıları canlandırılacak her gönüllü katılımcıya protagonist denir. Protagonistler bu durum için güdülenmiş olmalıdırlar. Terapistse yönetici görevindedir. Arta kalan grup üyeleri ise yardımcı ego ve seyirci olarak görev alırlar. Sorunlar canlandırılarak üzerine daha iyi düşünme, durumu dışarıdan analiz edebilme, bunu konuşarak yapmaya göre daha etkilidir. Tabi burada göz önünde bulundurulması gereken konu, bazı hırçın ve cinsel yöndeki davranışlar psikodrama esnasında istenen bir durum olmadığıdır. Bu konuda denetimi sağlamak yönetici olarak terapistin görevidir. Fakat doğru şartlar sağlandığında bu davranışları açmanın bazen olumlu sonuçlar verdiği de gözlenmiştir. 

Psikodramayı etkili hale getiren bir diğer sebep ise terapi sonunda protagonistlerin birbirlerine söylediği destekleyici cümlelerdir. Bunu şu örnekte görebiliriz: çocukluğunda annesi tarafından yeterli ilgi ve sevgiyi görmemiş bir adam hayatı boyunca ilgi duyduğu hiçbir kadına açılmadığını, sadece uzaktan izlediğini ve açılırsa reddedileceğini düşündüğünü söyler. Grupla birlikte eğer ilgi duyduğu insana bu durumdan bahsetseydi ne olurdunun psikodraması yapılıyor ve bu durmun annesiyle olan bağlantısı kuruluyor. Terapi sonunda gruptakilerden cesaretlendiri cümleler duyan adam psikodramanın ardından bahsi geçen hanımefendiye açılıyor ve karşı tarafında benzer bir ilgi içinde olduğunu öğreniyor. Bu sayede davranışlarında kendiliğindenlik ve yaratıcılık kazanmış olmasının yanında geçmişte hapsedildiği sınırları yıkabilmek için bir araç bulmuş oldu: psikodrama. 

Psikodrama, grupla birlikte yapılması dolasıyla pek çok olumlu etkiyi beraberinde getiren, sorunlara daha çözümcü bakış açıları getirebilen, yüz yılı aşkın süredir yaygın olarak uygulanan bir tedavi yöntemidir.Psikodrama insanlara dünyalarına dışarıdan bakma imkanıvermektedir.

 

Yazan: Rümeysa Kurt

 

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*