Merak Etmenin Gücünü Açıklamak

Merak bir çok açıdan hoş karşılanan ve bilime güç kazandıran bir nitelik. Ancak literatür, merakın baştan çıkarıcı tehlikesi hakkında bizi uyaran masallarla doludur (Orpheus’un karısı Eurydice’i yeraltı dünyasının cazibesi karşısında kısa bir bakış uğruna sonsuza dek nasıl kaybettiğini düşünün). Gerçek hayatta da hepimizin bilgidiği gibi meraka boyun eğersek sonrasında pişmanlık duyabiliriz – mesela; bakmamamız gereken bir mesaja bakmak, ‘spoiler’ içerdiğini bile bile bir değerlendirme yazısını okumak ya da metal bir eşyayı mikrodalgaya koyunca ne olacağını denemek (ipucu:denemeyin).

Merak nasıl oluyorda bizim üstümüzde böyle bir güç sağlıyor? Bu soruya verilebilecek cevaplardan birisi beyinde yatıyor. Johnny King Lau ve ekip arkadaşları “Bilgi için Açlık: Merakın Dayanılmaz Cazibesi Beyinde Nasıl Oluşturulur”(Hunger For Knowledge: How The Irresistible Lure of Curiosity Is Generated In the Brain, 2018) adıyla ‘bioRxiv’ de ön basım olarak yayınlanan beyin görüntüleme çalışmalarında merakın, açlık ile aynı nörobiyolojik süreçlerden kaynaklandığını ortaya koydular.

Araştırmacılar, karnı aç gönüllülerden oluşan bir gruba sihirbazlık numaraları veya cezbedici yiyecek resimlerinin gösterildiği ve daha sonra bunların tesadüfi çalışan bir çark ile sunulduğu küçük bir davranış deneyiyle beyin tarama araştırmalarına zemin hazırladılar. Bu çark, bir bahisteki ihtimallerin görsel bir sunumunu sağladı (denemeden denemeye değişen bir sunum) – eğer gönüllü kazanırsa, deneyin sonunda numaranın nasıl yapıldığını öğrenme şansı veya yiyecekleri yeme şansına sahip olacaktı; eğer kaydeberse deney sonunda hafif ama tatsız bir elektrik çarpmasına maruz kalacaklardı. Her denemede gönüllüler numara hakkındaki meraklarını ve yiyeceğin çekiciliğini değerlendirdiler ve sonra bahse girip girmeyeceklerini seçtiler.

Bu deneydeki ana bulgu hem merakın hem de açlığın gönüllülerin karar vermelerinde etkisi olduğuydu. Herhangi bir denemede gerçek ihtimalin ötesinde , sihirbazlık numarası hakkında merakları veya yemeğin cezbediciliği arttıkça ortada elektrik şokundan acı cekme ihtimali olmasına rağmen gönüllüler bahse girmekte daha istekliydiler.

Bu, Lau ve meslektaşlarının, merakın açlığa benzeyen bir psikolojik istek veya arzuyu beslediğini varsaymalarına öncü oldu. Bunu test etmek için, uygulamayı daha fazla gönüllü ile tekrar ettiler ve bu defa gönüllülerin beyinlerini de analiz ettiler.Sonuçlar, açlık veya merak etkisindeyken, katılımcılar bahse girmeyi kabul ettiklerinde, beyinde striatum adı verilen, özellikle motivasyon ve ödül ile ilişkili olan bölümdeki aktivitenin çok yüksek olduğunu gösterdi. Dahası, katılımcılar bahse girmeye zorlandıklarında, göstergenin karar vermedeki olumsuz etkisi, fiziksel risk faktörünü etkilemesi ile striatum ve sensorimotor korteks arasında büyük bir bağlantı kopması ortaya çıktı.(Bir uyarı ekleyeyim: beyin aktivitesinin fonksiyonel anlamını yorumlamak her zaman zordur, özellikle bunun gibi araştırma ile ilgili olanlarda. Bu yüzden bu değerlendirme, deneme niteliğinde kabul edilmelidir.)

Benzer veriler, belirsizliğin meraka neden olduğu ikinci bir beyin gözlemleme çalışmasında, sihirbazlık yerine önemsiz konularla alakalı test sorularına (“Bozulmayan tek yiyecek nedir?” gibi sorular yer alıyordu.) ilgi çekilmesiyle ortaya çıktı. Bu defa, eğer katılımcılar bahse girer ve kazanırlarsa, cevabı daha sonra öğrenme şansları yükseliyordu. Yine, bahsi merakını veya açlığını tatmin etmek için kabul etmek, striatum’daki yüksek aktivite ile bağlantılı ve straitum ile sensorimotor korteks arasındaki bağlantının kopmasıyla ilişkili.

Lau’nun takımı, bulgularının şunu meydana çıkardığını söyledi; “Merak,karar vermemizin temelini teşvik edici motivasyon sürecinin dışarıdan gelen ödüllerle kuvvetlendirilmesi ile oluşturur. (örneğin; yiyecek)”. Eğer daha fazlasını öğrenmek isterseniz,henüz sonlandırılmamış bütün evrak,internet üzerinden ücretsiz olarak erişime açık.

 

Çeviren: Mustafa Yıldırım, İlke Kocaoğlu

Kaynak: The British Psychological Society Research Digest,’’Explaining the power of curiosity – to your brain, hunger for knowledge is much the same as hunger for food’’

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*