Nöropsikoloji ve Bozuklukları Nelerdir?

Merhaba sevgili okurlar,bugün sizlere gün geçtikçe daha da popülerlik kazanan psikolojinin bir alt dalı olan nöropsikolojiden ve nöropsikolojik bozukluklardan bahsedeceğim.

Nöropsikoloji, psikolojik olguların beyindeki sistemlerde nasıl karşılık bulduğuyla ilgilenen bilim dalıdır. Nöropsikolojinin bir alt dalı olan klinik/uygulamalı nöropsikoloji, beyinde oluşan nörolojik rahatsızlıkların kişinin psikolojik işlevselliğini nasıl etkilediği ile ve bu işlevselliğin nöropsikolojik rehabilitasyon yoluyla nasıl düzeltilebileceğiyle ilgilenir. Travmatik beyin hasarı, felç, multiple sclerosis, epilepsi, Alzheimer, Parkinson gibi rahatsızlıklar geçirmiş ve geçirmekte olan bireylerde genelde nöropsikolojik işlevsellikte sorunlar görülür.

Deneysel Nöropsikoloji

Deneysel nöropsikoloji, sinir sistemi ile bilişsel işlev arasındaki ilişkiyi ortaya çıkarmak için deneysel psikolojiden yöntemler kullanan bir yaklaşımdır. Araştırmacıların küçük bir kısmı hayvan deneyleri yapabilse de, çalışmaların çoğu laboratuvar ortamında sağlıklı insanları incelemeye yönelir. Deneysel nöropsikoloji alanındaki bu araştırmalar genellikle; nöroanatomi ve psikolojik işlev arasında bağlantılar kurmak için sinir sisteminin belirli özelliklerinden yararlanır.

Klinik Nöropsikoloji

Klinik nöropsikoloji, nöropsikolojik bilginin, nörobilişsel sorunlara neden olan hastalık veya yaralanma yaşayan kişilerin değerlendirilmesine yönetimine ve rehabilitasyonuna uygulanmasıdır. Özellikle, bu tür bir hastalık ve yaralanmanın psikolojik faktörleri nasıl etkileyebileceğini ve bunlardan nasıl etkilenebileceğini anlamak için tedaviye psikolojik bir bakış açısı getirirler.

 Bilişsel Nöropsikoloji

Bilişsel nöropsikoloji ise hem klinik nöropsikoloji hem de deneysel nöropsikolojinin tamamlayıcı yaklaşımlarının bir sonucu olarak ortaya çıkmıştır. Beyin hasarı veya nörolojik hastalık geçirmiş insanları inceleyerek zihni ve beyni anlamaya çalışır. İyileştirilmiş nörogörüntüleme tekniklerinden yararlanarak fonksiyonel ilişkilerin araştırılması ve sinir sisteminin incelenmesi gibi konularla ilgilenir.

Nöropsikolojik değerlendirme kişinin hem bilişsel, duygusal ve davranışsal işlevselliğini ölçebilmeli, hem de kişinin bu sonucu gerçek hayata ne kadar yansıtabildiğini göstermelidir. Shallice ve Burgess’e (1991) göre frontal lob hasarı olan hastalar geleneksel nöropsikolojik testlerde sağlıklı bireylere yakın performans gösterebilirken, günlük hayat aktivitelerinde oldukça zorluk çekebilmektedirler. Örneğin bir ev hanımı, kendisinden su kaynatıp yumurta pişirmesi istendiğinde bunun nasıl yapılacağını size anlatabilir, fakat kendinden bunu eyleme geçirmesi istendiğinde başarısız olabilir. Kişinin zekasının ve bilgisinin korunmuş olup, bunu düşünce ve davranışlarını düzenlemede kullanamıyor olmasına “frontal lob paradoksu” denir (Walsh, 1985). Bu sebeple nöropsikolojik değerlenmede klasik testlerin yanı sıra, kişinin bilişsel kabiliyet gerektiren günlük yaşam aktivitelerindeki becerilerinin de ölçülmesi, daha isabetli bir nöropsikolojik değerlendirme profilinin oluşturulmasında önemlidir.

Nöropsikolojik Sendromlar Nelerdir?

Öncelikle şunu bilmemiz gerekiyor ki her türlü psikiyatrik belirti nörolojik hastalıklara eşlik edebilir.

En sıklıkla görülenler şunlardır:

  • Duygu durum değişiklikleri (Depresif, iritabl veya eleve, manik gibi)
  • İştah değişikliği (Artma veya azalma)
  • Uyku bozuklukları
  • Enerji kaybı-bitkinlik ya da aşırı enerji
  • Anksiyete-huzursuzluk ve sıkıntı
  • Eksitasyon, ajitasyon
  • Kendine ya da çevresine zarar verme
  • Katatoni, tikler, psikojen distoni ve diskineziler
  • Obsesyon ve kompülsiyonlar
  • Cinsel ilgide artma veya azalma
  • Psikotik bulgular
  • Hezeyanlar
  • Halüsinasyonlar
  • Depersonalizasyon ve derealizasyon

Hiçbir psikiyatrik belirti belirli bir nörolojik hastalığa özgü değildir. Yine, psikiyatrik hastalıklar da belli nörolojik hastalıklara işaret etmezler. Ama yine de bazı hastalıklar sıklık açısından farklılık gösterebilirler. Örneğin depresif bozukluklar her türlü nörolojik hastalığa ikincil olarak görülebilirler ancak, inme, demans ve epilepside daha sıkçadırlar. Kognitif tutulum hastalarda dikkat, bellek, dil, vizyospasyal işlevler ve frontal yürütücü işlevlerde bozulmalara yol açar. Psikiyatrik belirtiler, kognitif belirtiler ve altta yatan hastalığın nörolojik belirtileri bir araya gelince hekimler için oldukça zorlayıcı olur. Ayırıcı tanı için ayrıntılı nörolojik, fizik muayene ve psikiyatrik değerlendirmeyle beraber nöropsikolojik testlerin uygulanması da tedaviyi şekillendirirken klinisyene yardımcı olur.

Dikkat Edilmesi Gerekenler

Nörolojik sorunu olan hastaları ele alırken dikkat edilmesi gereken bir konu da psikiyatrik belirtilerin süre ve şiddetidir.  Her tür belirti herkeste olabilir; hastalığı belirleyen ise bu belirtilerin ne kadar zamandır olduğu, ne şiddette olduğu ve kişinin yaşamındaki işlevselliğini ne derecede etkilediğidir. Psikiyatrik  bir belirtinin olması o kişinin psikiyatrik olarak tedavi görmesini gerektirmez.

Örnek 1: MS veya başka bir hastalık tanısının ardından hastanın kendisini durgun ve üzgün hissetmesi ilaç tedavisi gerektirmez.

Örnek 2: Epilepsi nöbetinin hemen ardından 1-2 gün kulağına ses gelen bir kişinin bu psikotik bulgusu kendisine veya çevresine zarar potansiyeli taşımıyorsa nöroleptik kullanımı  gerektirmez.

Örnek 3: Takıntıları olan Parkinson hastasının bu şikayeti yaşam kalitesini bozmuyor ve ciddi bir zamanını almıyorsa ilaç tedavisi gerekmeyebilir.

TEDAVİ YAKLAŞIMLARI

Nörolojik hastalıklarda görülen ek psikiyatrik hastalıkların tedavisi için özel olarak geliştirilmiş psikotroplar maalesef yoktur. Yukarıda da belirtildiği gibi, her nekadar bu hastalıkların semptom profilleri primer psikiyatrik hastalıklardan farklılıklar gösterse de halen endikasyonları primer psikiyatrik hastalık olan ilaçlarla tedavi etme zorunluluğu vardır. Mevcut psikotropların çok azının nörolojik hastalıklarda kullanımı ile ilgili çalışma vardır. Bu nedenle klinisyenlerin ilaç başladıkları hastaları dıkkatli ve yakın takipleri önemlidir. Nörolojik bir hastalıkla eş zamanlı psikiyatrik hastalığın tedavisi düzenlenirken  aşağıdaki noktalara dikkat etmek gerekir.

 

İrem Yağcı

 

Kaynakça:

www.therapiagarden.net

Izmirnoropsikiyatri.com

www.kemalarikan.com

Izmirpsikoloji.com

www.ipe.com.tr

www.hurriyet.com.tr

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*