Öğrenilmiş Çaresizlik

Tedavi.- Sadece bir yöntemin köpeklerde çaresizliğin tedavisinde işe yaradığı görülmektedir. Varsayımlarımıza göre, köpek etkili bir tepkinin şoku sonlandıracağını bilmediği için kaçmaya çalışmaz. Köpeği tepki vermeye zorladığımızda bu varsayım değişecektir. “Yönlendirici terapi” yöntemi kullanılırken tüm köpekler mekik kutusunun değişen bölmeleri şoku sonlandırsın diye bir yandan diğer yana uzun tasma kayışlarla sürüklendiğinde bir süre sonra kendileri tepki vermeye başlar. Çaresizlikten kurtulma tam ve kalıcıdır, bu bulgu birçok köpekle tekrarlanmıştır. Hayvanların tasma çekme esnasındaki davranışları önemlidir. İşlemin başlangıcında, köpeği mekik kutusunun ortasından çekebilmek için çok fazla kuvvet uygulanmalıdır. Eğitim ilerledikçe daha az kuvvete ihtiyaç duyulur. Genellikle tasmanın hafif bir dürtüsü ile köpeği harekete geçirecek bir aşamaya ulaşılır. Son olarak, her köpek kendi tepki verdiği için kaçma başarısızlığı çok nadirdir. Asıl sorun başlamakla ilgili gibi görünüyor.

 

Depression.- Kontrol edilemeyen travma araştırmalarının çoğu insan-ötesini kullandığından, hayvanlarda öğrenilmiş çaresizlik ile insandaki uyumsuz davranışlar arasındaki ilişki hakkında yalnızca tahminde bulunabiliriz. İnsan depresyonu fenomeni, özellikle reaktif depresyon, öğrenilmiş çaresizlik fenomeniyle bir dizi paralelliğe sahiptir. Öğrenilmiş çaresizlik gibi depresyon da az tepki gösterme, aynı zamanda ‘’olumsuz bilişsel küme’’ şeklinde tanımlanıyor. (Olumsuz bilişsel küme: kişinin tepkileri başarılı olduğunda bile başarılı olacağına inanmakta zorluk çekmesi.) Depresyon belirtilerinin faktör analiz çalışmasında, umutsuzluk, çaresizlik ve değersizlik duygularını içeren bir faktör, depresyonun özü olarak nitelendirilmiştir. Kontrol edilemeyen şok tarafından üretilen norepinefrin tükenmesinin, insan depresyonundan norepinefrin tükenmesini sorumlu tutan duygusal rahatsızlıkların katekolamin hipoteziyle benzerlik göstermesi oldukça ilgi çekicidir. Son zamanlardaki bazı teorisyenler, kişinin çaresiz ve umutsuz olduğunu öğrenmenin ve buna inanmanın, depresyonun temel psikolojik nedeni olduğunu ve bunun öğrenilmiş çaresizliğin etiyolojisi ile iyi bir şekilde ifade edildiğini öne sürdüler. Son olarak, öğrenilmiş çaresizlik tedavisi gibi depresyonda başarılı psikoterapi, hastanın kendisi için önemli olan olayları kontrol etmede etkili olabileceğine inanmasını gerektirebilir ve son kanıtlar da bu görüşü desteklemektedir. Bununla birlikte bir uyarıda bulunmak gerekir: Depresyona ilişkin kanıtların çoğu büyük ölçüde seçilmiş ve anekdotlardan olduğu için, insanlarda ‘depresyonun çaresizlik teorisi’ üzerine deneysel testlere ihtiyaç vardır.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*