Parafili

     Parafili diye bahsettiğimde alanda çalışanlar dışındakilere pek tanıdık gelmemiş olan terim; aslında asrın, ülkemizin ve son zamanlarda da çocuklarımızın sorunu olan cinsel sapkınlığı ifade ediyor.  Günlük dilde de çok fazla kullandığımız sapkınlık psikolojide ve özellikle psikopatoloji anlamında neler ifade ediyor kısaca bu yazımda değinebilirsem vicdanımı bir nebzede olsa rahatlamış hissedeceğim. Çünkü her geçen gün artan çocuk taciz ve istismar haberleri herkesi etkilediği gibi beni de derinden etkliyor. Ve bunun çok daha derinlerde psikoloji ile bağlantılı olması bu konu ile ilgili yazı yazmam gerektiğini yüzüme çarpıyor.

 

     Parafili nedir diye başlayalım. Dsm5te parafili bozuklukları, en az altı aydır süren, sıra dışı objelere karşı tekrarlayıcı cinsel çekim ya da cinsel aktiviteler olarak tanımlanır. Buradaki temel kavram sıra dışı olması. Bir cinsel ilişki için sıradan ya da normalin neler olduğunu aşağı yukarı biliyor ya da kabul ediyoruz. Rıza onayının alındığı (erkek ya da kadın) partner ile heteroseksüel ya da homoseksüel fark etmeksizin oluşan birlikteliği normal bir cinsel ilişki olarak kabul ediyoruz. Dikkat çekici nokta ise karşısındaki kişinin yani eşinin/sevgilisinin izin verdiği ölçüde bunu yaşayacak olmasıdır. Çünkü onun ötesinde pek de hoş olmayan “istismar” kavramı ile baş başa kalınıyor. Peki bu parafilinin sıra dışı olan kabul ettiği ve tanılarda da sıkça yer alan obje ve durumlar nelerdir?

  • Fetişizm; cinsel çekim objesi olarak, cansız bir objenin ya da vücudun genital olmayan bir bölgesinin kabul edilmesidir. Fetiş cisimleri seçmede bilinçsiz nesneler seçildiği gibi bunlar çoğunlukla ergenlikte başlar. Ayakkabı, ayak, çorap, eldiven en çok görülen fetiş nesneleridir.

  • Gözetlemecilik bozukluğu bir diğer adı ise röntgencilik olarak geçebilir. Kişinin tek haz kaynağı kişileri izinsiz soyunurken ya da cinsel ilişkideyken seyretmektir. Buradaki tanı için gerekli olan ölçüt gözetlemeci kişinin haberi olmayan kişileri seyrettiğinde haz alıyor olmasıdır.

  • Göstermecilik bozukluğu olan kişiler ise yabancılara ve özellikle istemeyen kişilere genital organlarını göstererek cinsel çekim yaşarlar. Bu kişiler yaptıklarından pişman olup kaçma eğiliminde oldukları kadar diğer parafililere de sahip oldukları bilinmektedir.

  • Sürtünmecilik bozukluğu dediğimde pek de kulağa yabancı gelmeye bir olay gözünüzün önüne canlanmış dahi olabilir. Sapkın kişinin cinselliğe yönelik dokunmasını içeren parafilidir. Otobüs, metro ve kalabalık ortamlarda ne yazık ki çoğu kadının başına gelmiş olan bu model alma yoluyla gelişir.

  • Sadizm ve mazoşizm ise temelinde psikolojik ya da fizyolojik acıyla cinsel tatminliği oluşturan sapkınlıklardır. Sadizmde kişi karşısındakine acı çektirmeye çalışırken mazoşizmde ise kendisi acı çekerek cinsel haz elde eder.

  • Şimdi ise asıl anlatmak istediğime gelelim: Hepimizin içine kor gibi düşen, ailelerinin acısını bile tahmin edemediğim o küçücük çocukların önce istismara uğrayıp daha sonra öldürüldüğü kimi zamanda önce öldürülüp sonrasında akıl almayacak durumlara maruz kaldığı haberlere. olayların aylarca, yıllarca devam ettiği hatta kimi zaman ensest bir ilişkiye dönüşen bu midemizi kaldıran sapkınlığın adı ise pedofili. Pedofili için tanı kriterlerini uzun uzun anlatsam, bunun kaç yaşlarında ne sebeplerden dolayı oluştuğunu söylesem dahi daha bir hafta önce kaybettiğimiz 1.5 yaşındaki Ecrin bebeği onun öncesinde aynı sebepten yitip gitmiş Leylayı, Irmak’ı bayram günü şeker toplamaya giden Türkay’ı Ahmet’i Dilrubayı ve diğerlerini geri getirmeye yetmez. Pedofilinin tıpkı diğer patolojiler gibi bir psikolojik rahatsızlık olduğunu biliyorum fakat bunu kabul edemiyorum. Çünkü suiistimal edilen bu gerekçe insanların gerçekten sapkın olmasına neden olmaktadır. Psikolojik rahatsızlığı gerekçe göstererek bu dünyanın çocuklarının başına gelecek en büyük kötülüğe sebep oluyorlar. Bu sapkınlara yönelik Hukuki yaptırımların uygulanmasının gerekliliğini ancak bağıra bağıra anlatabiliriz. Bunun için yazacağım, konuşacağım gerektiği takdirde bağıracağım.En güzel gelecek yeşeren çiçeklerle mümkündür. Çocuklarımız yeşeren çiçeklerimizdir.

 

Yazan: Miray Özden Kıran

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*