Pozitif Psikoloji Nedir?

Pozitif psikoloji; iyi oluş, mutluluk, akış, kişisel güçlü yanlar, bilgelik, yaratıcılık, hayal gücü ile pozitif grup ve kuruluşların özelliklerine odaklanır. Dahası, bu odağın amacı sadece bireylerin nasıl daha mutlu edileceği ve dolayısıyla bencil ve narsistik bir yaklaşımı desteklemek değildir. Aksine, mutluluk ve bu mutluluğun grup düzeyinde geliştirilmesine yoğunlaşır.
Pozitif psikoloji basitçe olumlu düşünmeye ve olumlu duygulara odaklanmaz. Pozitif psikoloji bundan çok daha fazlasıdır. Aslında pozitif psikoloji alan bireyleri ve toplulukları nelerin güçsüzleştirdiği yerine, nelerin geliştirdiğine odaklanır. Gelişme (sağlığıflourish) şöyle tanımlanır; ‘pozitif ruh durumu, büyümek, başarmak, ruhsal hastalıkların üstesinden gelme gayretinde bulunmak, duygusal zindelik ile odlu olmak ve kişisel sosyal ortamlarda olumlu hareket etmek’ (Michalec ve ark., 2009:391). Aslında, mevcut durum gösteriyor ki; yetişkinlerin yüzde 18’i psikolojik iyi olma ölçütüne uyarken, yüzde 65’i ruhsal olarak kısmen sağlıklı ve yüzde 17’si de iyi durumda değildir. Haliyle de psikolojik iyi oluşun, akademik başarı, ileri hedef koyma, yüksek öz kontrol ve sebat etme gibi çeşitli etmenlerle olumlu ilişkisi vardır (Howell, 2009). Bu yüzden, kişilerin ve çevrelerin iyi olmasını geliştiren ve kolaylaştıran bir bilim dalı psikolojik bilimlere önemli bir katkı sağlayacaktır.
Pozitif psikoloji, pozitif deneyimlere üç zaman boyutuna göre yaklaşır:
(1) geçmiş; ortalama iyi oluş, rahatlık ve yaşam doyumu;
(2) şimdi; mutluluk ve akış deneyimi gibi kavramlara odaklanır;
(3) gelecek; iyimserlik ve umut kavramlarını içerir.
Pozitif psikoloji, iyilik halini zaman noktaları boyunca ayırmakla kalmaz, hem de konuyu üç devreye ayırır:
a) Öznel devre, geçmiş, şimdi ve gelecek boyunca pozitif deneyimleri ve durumları kapsar (mutluluk, iyimserlik ve iyi oluş gibi).
b) Bireysel devre, ‘iyi insan’ olma özelliklerine odaklanır (yetenek, bilgelik, sevgi, cesaret ve yaratıcılık gibi)
c) Grup devresi; pozitif kuruluşları, vatandaşlığı ve toplulukları inceler (örneğin, özgecilik, hoşgörü ve iş ahlakı) (Positive Psychology Center, 1998).
Eleştirilerin aksine, pozitif psikoloji “bencil” bir psikoloji değildir. Pozitif psikoloji, bilimsel camiaya, topluma ve bireylere mevcut fikirler için yeni bir bakış açısı vermeyi başarmış, hem de insanın gelişmesi fenomenini destekleyici deneysel kanıt sağlamıştır. Hepsinden önemlisi, pozitif psikoloji, bulguları ile birçok farklı disiplin arasında bağ kurabilmiş, yaşamdaki eksiklik ve olumsuzluklara odaklanmış anlayışa meydan okumuş ve mevcut durumu yeniden dengelemiştir.
Günümüz Pozitif Psikolojisinin Kökenleri
Pozitif psikoloji hareketinin kurucusu olarak Pennsylvania Üniversitesi profesörü Martin E.P. Seligman kabul edilir. Öğrenilmiş çaresizlik kuramı ile ilgili onlarca yıldır yaptığı deneysel araştırma ve elde ettiği başarı sonrasında Seligman, Amerikan Psikologlar Derneğine 1998’te başkan olarak atanmıştır. Göreve başladığı Boston Massachusetts’te, 21 Ağustos 1999’da yapılan 107. APA Yıllık Kongresinde Seligman, gündemini günümüz psikolojisinin patolojik odaklı yörüngesini düzeltmek olarak tanıtmaya karar vermiştir. Seligman başkanlık konumundan beri, pozitif psikoloji hareketinin sembolik lideri haline gelmiş ve pozitif psikoloji kuramlarını ve uygulamalarını günlük yaşama dahil etmek için araştırma fonlarından ve dünya çapındaki devletlerden destek kazanmaya devam etmektedir.
Yazan: Mikail Yayan

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*