Psikoz

Karantina ve sokağa çıkma yasağıyla birlikte doğal olarak evlerimizde fazlaca zaman geçirmeye başladık. Kaygı düzeyimiz elbette ki bundan çokça etkileniyor. Fakat bu durumu pozitif tarafa çevirmeye çalışabiliriz. Yeni hobiler edinmek, okuyamadığımız kitapları okumak, ilgili olduğumuz konulara yönelik araştırmalar yapmak veya vakit bulup izleyemediğimiz dizi ve filmleri izlemek, içinde bulunduğumuz kaotik durumdan uzaklaşmamıza yardımcı olabilir. Bende bu dönemde okuyabileceğiniz heyecan verici bir kitap önerisiyle geliyorum. Psikoz, Linwood Barclay tarafından yazılmış sürükleyici bir psikolojik gerilim kitabıdır. Stephen King ve Tess Gerritsen’ın kitaplarını seviyorsanız bu kitabı da çok seversiniz. İlk olarak psikoz kelimesinin ne anlama geldiğini ve alt başlıklarını ele alalım.

Psikoz çok geniş bir kavram fakat daraltacak olursam gerçeklikten kopuşu ifade eder. Birey yaşadığı hayatı ve hayal dünyasını birbirinden ayırt edemez hale gelir. Şizofreni, çoklu kimlik bozukluğu, psikotik depresyon ve daha birçok hastalıkta karşımıza çıkar. Hepsini kapsayan bir üst başlık gibi düşünebiliriz. Kitabın baş karakteri Thomas babasıyla birlikte yaşayan şizofren bir gençtir. Babası traktör kazası geçirip hayatını kaybettikten sonra Thomas’ın sorumluluğunu abisi Ray üstlenir. İkinci önemli karakterimiz Ray, Thomas ile yaşamaya başlar ve kendini, kardeşinin hayal dünyasını anlamaya çalışırken bulur. 

Şizofreni içinde birçok belirtiyi barındırır. Kitapta Thomas üzerinden bu belirtileri detaylandırabiliriz. Thomas çevreyle iletişim kurmaz ve neredeyse odasından hiç çıkmaz. İletişim düzeyi ve uyku düzeni bozuktur. Bu gibi belirtilere şizofreninin negatif belirtileri denir. Halüsinasyon ve sanrılar yaşar. Halüsinasyon kavramı gerçekte olmayan şeyleri duyumsamadır. Örneğin Thomas devlet başkanı ve CIA tarafından dünyadaki bütün haritaları ezberlemeyle görevlendirildiğine inanır. Başkanın sesini duyar ve onunla konuşur. Sanrılar ise şizofren bireylerde değişmeyen saplantılı inançlardır. Thomas’ın yaptığı işten dolayı izlendiğini düşünmesi ve ona zarar verecek insanların olduğuna yönelik inancı birer sanrıdır.  Düzensizlik ve dağınıklık gibi belirtileri de gözlemleyebiliyoruz kitapta. Thomas günlük işlerde de başarısızdır. Kişisel bakım, alışveriş yapma, ortalığı temizleme gibi eylemlerde bulunmayı istemez. 

Gelelim kitabın asıl konusuna. Kitap psikotik bozukluklar konusunda fazlaca bilgiyi aktarmasının yanı sıra sürükleyici bir psikolojik gerilim kitabı. Thomas internet üzerinden dünyadaki haritaları ezberlemeye çalışırken kameraya yansıyan bir kadın dikkatini çeker. Kadın camdadır ve kafasına poşet geçirilmiştir. Öldürülmeye çalışılan kadının görüntüsünü Ray’e gösterir ve abisinden araştırmasını ister. Bu noktadan sonra heyecan verici bir senaryo başlar. Kitapta karakterlerin ilişkilerini anlamak için dikkatli okumak gerekiyor. Başlarında olay örgüsünü anlamak zorlayıcı ama ilerleyen bölümlerde özellikle sonlara doğru heyecan verici bir serüven başlıyor. Dili çok kolay ve akıcı. Benim en çok hoşuma giden noktalardan biri de kitabın şaşırtıcılığıydı. Tahmin ettiğinizden çok farklı olaylarla karşılaşıyorsunuz. Sürükleyiciliği de buradan geliyor. Aynı zamanda yer yer geçmişe dönerek Thomas’ın yaşadıkları üzerinden şizofren bir bireye ailesinin ve sosyal çevresinin yaklaşımının nelere yol açabileceği ve etkileri aktarılıyor. Farkındalık kazandırma konusunda da tam puan aldı benden. 

Kolay kolay elinizden bırakamayacağınıza inandığım Psikoz bir nebzede olsa bu süreci atlatırken size yardımcı olacak ve kütüphaneniz de yerini alacak bir kitap. İyi okumalar dilerim.

 

Yazan: Elif Ateş

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*