Norepinefrin: Dopaminin Kendisi Kadar İlgi Görmeyen İkizi

Hazzı yöneten beynin ödül sisteminde oynadığı rolden dolayı dopamin, bir süredir özellikle internette çok yaygın. Dopaminin oynadığı roller dondurma, çikolata ve şeker yenmesinden alınan haz; kazanmaktan, alışveriş yapmaktan ve elbette seksten alınan haz; ama ayrıca kafeinden, nikotinden, alkol ve maalesef bağımlılık yapabilen diğer her şeyden alınan hazzı içerir. Ne var ki, dopamin sadece beynin haz maddesi olmaktan öte. Ödül sisteminde oynadığı rollerden başka beynin farklı kısımlarında da rol oynar bilhassa duygu durumun yönetiminde, kas hareketlerinin koordine olmasında ve duyu işlemesinde olan payı gibi. Bu yüzden dopaminin çok fazla veya az olması Parkinson hastalığı, şizofreni ve dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu gibi rahatsızlıklarla ilişkilendirilir.

Dopamin gibi norepinefrin de bir nörotransmiterdir. Norepinefrin kimyasal olarak dopamine son derece benzerdir – ikisi de vücudumuz tarafından yapılan “katekolaminler” diye adlandırılan aynı bileşim sınıfına aittirler. Dopamin ve norepinefrinin çift yumurta ikizi gibi olduklarını söylemek abartı olmaz. Aslında norepinefrin, beyin hücreleri tarafından dopamine bir oksijen atomu eklenmesiyle sentezlenir.

Farketmemiş olabilirsiniz ama tanıdık olduğunuz başka bir “kimyasal kardeş” daha var: Adrenalin. Adrenalin aynı zamanda savaş ya da kaç hormonu olarak da bilinir. Muhtemelen bildiğiniz gibi, ne zaman bir aktivite ya da duygu kalbinizi küt küt attırsa, daha sık nefes almanıza sebep olsa veya daha fazla terletse bu adrenalinin işidir ve adrenalinin yaptıkları hayatta kalmamız için çok önemlidir. İşte norepinefrin de “beynin adrenalini”dir. Adrenalin nasıl ki vücudun devrini yükseltiyorsa norepinefrin de beynin devrini yükseltir. Uyurken norepinefrin seviyesi düşer ve uyandığımızda artar. Adrenalin gibi, norepinefrin de stres altında olduğumuz zaman salgılanır (korku,endişe, öfke negatif yanı; sevinçle heyecanlanmak veya bir işe başlamaya hazır olmak pozitif yanı). Norepinefrin adrenalin ile aynı şeyi yapıyor: kalbinizi küt küt attırır, nefes alma hızınızı arttırır ve daha iyi görebilmeniz için gözbebeklerinizi büyütür, kaslarınızın kasılma gücünü arttırır ve terletir. Ancak adrenalinin aksine, vücutta değil kafanızın içindedir. Basit haliyle norepinefrinin yaptığı iş beyin hücrelerine “HEY UYAN! Çok ÖNEMLİ bir şey var DİKKATİNİ VER!” demesidir.

Şimdi norepinefrinin dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu için neden çok önemli olduğunu biliyorsunuz. Ne de olsa odaklanma ve dikkat ile ilgili bir rahatsızlık için beyne odaklanmasını ve dikkatini vermesini söyleyen bir kimyasaldan daha önemli ne olabilir ki? İşte bu yüzden dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu için norepinefrin seviyelerini arttıran ilaçlar kullanılır ve şimdi bu ilaçların yan etkilerinin nereden geldiğini de anlıyorsunuz. Norepinefrin seviyelerini arttıran bu ilaçların gün içinde geç alınmaması önemli, özellikle yakın bir zamanda uyuyacaksanız ya da fazla ilaç alırsanız kan basıncınız yükselir, gergin ve asabi olabilirsiniz ve daha fazla terleyebilirsiniz.

Sonuç olarak, dopamin dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu için önemliyken ve başka işlevleri de varken, dopaminin mütevazı kardeşi norepinefrin için de ilginizi esirgemeyin. Çünkü norepinefrin olmadan hepimiz zombiler gibi hayattan bir haber olurduk.

 

Çeviren: Mikail Yayan 

Kaynak: https://www.psychologytoday.com/us/blog/1-2-3-adhd/201907/norepinephrine-dopamine-s-less-glamorous-wonder-twin

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*