Sevgi Karın Doyurur Mu? Mary ve Max

Mary ve Max, Adam Elliot tarafından yönetilen ve gerçek bir hikâyeye dayanan stop-motion animasyon filmidir. Film, Mary ve Max’in zaman ve mekânın ötesinde kurdukları mektup arkadaşlığı üzerinden ilerliyor. Mary, tek arkadaşı horozu olan, cips ve şekerli yiyecekler yemeyi seven, kaygılı ve özgüvensiz 8 yaşında Avustralyalı bir kızdır. Mary’nin annesi alkolik, babası ise kendi dünyasında yaşayan bir adamdır. Mary alnındaki kahverengi doğum lekesi yüzünden akran zorbalığına maruz kalır ve sosyalleşemez. Yani, Mary’nin duygularını ve ihtiyaçlarını paylaşabileceği kimsesi yoktur bu yüzden kendini yalnız hissettiği her an şekerli yiyecekler tüketir. 

Max, yeme bozukluğu ve Asperger sendromu olan 44 yaşında Amerikalı bir adamdır. Yoğun yalnızlık duygusu ve kaygı içindedir. Sendromu toplum tarafından bilinmediğinden hareketleri garip karşılanır ve ne yapacağını bilemez. Çocukluğunda ailesi ve akranları tarafından zorbalığa uğramış, içine kapanık bir adamdır. Kaygıları ve yalnızlığı ile çikolatalı ekmek yiyerek başa çıkmaya çalışır. 

Mary, postanede bulduğu defterdeki rastgele bir adrese mektup gönderir ve böylelikle Max ile mektup arkadaşlıkları başlar. 

Mary, kendisinden yetişkin gibi davranılması beklenen bir çocukken Max çocuk gibi davranan bir yetişkindir ve her ikisi de sorunlarıyla yemek yiyerek başa çıkmaya çalışırlar. İkisinin de çocukluk ihtiyaçları karşılanmamıştır. İkisi de birbirlerinin şefkat ihtiyacını doldurmuş ve birbirlerinin sevgi kaynakları olmuşlardır. Bazen Max, Mary’nin soruları karşısında çok zorlanmış hatta aylarca rehabilitasyon merkezinde kalmış olmasına rağmen Mary’e mektubunda şöyle der: “Seni affetmemin nedeni kusursuz olmaman. Sen kusurlusun, ben kusurluyum, bütün insanlık kusurlu…” 

Birbirlerini koşulsuz kabul eden bu iki dost kendileri için sorun oluşturan durumları nasıl affedebileceklerini öğretirler birbirlerine. Mary’nin nefret ettiği doğum lekesi Max için bir çikolatayı oluştururken, Max’in hayatını etkileyen Asperger sendromu Mary için bir başarıdır. 

Asperger sendromu; bir çeşit otizm spektrum bozukluğudur ve kişinin sosyalleşebilme, etkili iletişim kurabilme gibi yeteneklerini sınırlar. Kişi dar ilgi alanına sahiptir, tekrar eden davranışlarda ve katı rutinlerde bulur. 

Max’in sendrom belirtilerinin en sık görüldüğü davranışlar; Henry adında bir balık alıp öldüğünde yeni bir Henry almak, çevreye çöp atan kişileri saymak ve bu sayıyı sıklıkla belediyeye bildirmek, değişik yemek tarifleri oluşturmak (gofreti ekmek arasında yemek gibi). 

Ayrıca Mary ve Max’in duygusal boşluk yaşadıklarında yemek yemeleri durumu bir duygusal açlık durumudur. Peki, duygusal açlık nedir? Kişinin fizyolojik olarak aç olmadığı halde içindeki boşluk oluşturan duyguları doldurmak için yemek yemesi durumudur ve kişi bu durumda yemek yedikten sonra pişmanlık duyar. Max her duygusal boşluğunda çikolatalı ekmek yiyor ve bu durumdan kurtulmak için sıklıkla grup terapisine gidiyordu. Fakat grup terapisinde bile onu tedirgin eden en ufak hareket eve gidince yeniden yemesine neden oluyordu. Mary ise yalnızlığını bastırmak için yiyor fakat yedikçe kilo alıyor ve zaten çirkin olduğu düşüncesi katlanıyordu. Bu kaygılar yeniden yemesine neden oluyor ama asla bir çözüm oluşturmuyordu. 

Filmde çok fazla psikolojik unsura değinilmiş ve toplum farkındalığı üzerinde durulmuştur. Aslında bize garip gözükebilen davranışlar kim bilir kimlerin hayatında hangi uç noktalara değiniyor…

Emine Sultan Alagaş

2 thoughts on “Sevgi Karın Doyurur Mu? Mary ve Max”

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Scroll to Top
Skip to content