Sinemanın Dissosiyatif Amnezi’ye Bakışı

Bu tip amnezinin belirgin özelliği stres yaratan ya da travma ortaya çıkartan bir kişisel olayın hatırlanamama halidir. Dissosiyatif belirtiler, kişinin travmayla başa çıkma kapasitesinin yetersiz olduğu durumlarda psikososyal işlevleri olumsuz yönde etkileyerek bir bozukluk halini alır.Hafıza kaybının geri dönüşü sağlanabilir ve genel bilişsel yetilerde bir sorun gözlenmez. Dissosiyatif bozukluklar ilgi çekici psikiyatrik sendromlar olmasına rağmen tanısal geçerliliği tartışmalı bir tanı spektrumudur.

Sinemada amnezinin nedenine bakmaktan ziyade hafıza kaybının kendisine odaklanılır.Türk sinemasında hafıza kaybına bakış açısı ilk etapta kafa travmasına bağlanır.Tabii ki de  yeşilçamda ilginç araba kazası sahneleri birçok çocuğun aklına kazınmıştır.

Sosyal anlamda hafıza kaybının bu kadar ilgi çekmesinin nedeni zihin-beyin arasındaki ilişkinin hala araştırılıyor olmasından kaynaklanır.Yönetmenler ve senaristler de amneziyi kullanarak gizemli bir yolculuğa çıkarlar.

Bu temanın işlendiği belki de en romantik filmlerden biri de Eternal Sunshine of the Spotless Mind.Aşk acısının,kavuşmanın,belleğin,duygunun bir bütünü olarak bakabiliriz.Türkçe’ye “Sil Baştan” olarak çevrilse de asıl anlam olarak daha farklı bir felsefesi var:Lekesiz bir zihinde ebedi gün ışığı.Bu ismin aslında Alexander Pope’un bir şiirinden alıntı olduğunu söylemeden geçemeyeceğim.

Filmin genel bilgilerine bakarsak, Michel Gondry yönetmenliğinde 2004 yılında vizyona girmiş. Başrolde Jim Carrey ve Kate Winslet var.Filmin burada konu olmasının sebebi aşk acısı gibi çok soyut ama herkesin tattığı bir kavramı, bellek,bilinçdışı,özgür irade gibi kavramlarla ele alarak anlatması.

Joel Barish, kız arkadaşı Clementine’nin onu hafızasından silmek için bir prosedür uyguladığını öğrenip aynı şeyi yapmaya karar verişini anlatan bir bilimkurgu filmidir.Ancak Joel prosedür esnasında hala Clementine’i sevdiğini fark eder, böylece film hem ayrılık hem de bir aşk hikayesine döner.Bu noktada karakterlerde dissosiyatif amnezi var gibidir ancak travmaların ve anıların özel bir makine ile silinmesi, filmin fantastik kısmıdır. Joel ve Clementine’nin birbirlerini unuttuktan sonra karşılaşmaları, tekrar birbirlerine duygusal olarak çekilmeleri ve bunu fark etmeksizin davranışlarına dökmeleri ise dissosiyatif amnezide,  unutulan durumu hatırlatan bir durumla karşılaşılınca sebebini bilmeden duygusal yoğunluklu tepkiler verilebileceğine bir örnektir.

Sinema, var olan gerçekliğin içine abartı katarak seyircinin ilgisini odakta tutmaya çalışır.Bu nedenle bu tip bilişsel süreçlerle alakalı filmleri izlerken işin sınırı bilip sonrasında sinematik keyif almaya bakmak gerekir.Diğer türlüsü doğru olarak bilinen yanlışların yayılmasına sebep olur.

 

Yazan: Fatma Sönmez

 Kaynak:

 

 

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*