Sosyal Medya Depresyona Neden Olur mu?

Sosyal medya ailemizle ve arkadaşlarımızla iletişimde kaldığımızı hissetmemize yardımcı olur ama doom-scrolling (felaket kaydırması/sosyal medyada olumsuz bir habere denk gelene kadar kaydırmak) ruh sağlığınız üzerinde önemli etkilere sahip olabiliyor.

Bir aile fotoğrafını paylaşabilir, beğen butonuna basabilir veya viral bir Tik-Tok dansına gülebilirsiniz. Kaydırır, kaydırır ve kaydırırsınız- her zaman yeni güncellemeler veya gönderiler vardır.

Dünya genelinde 4,62 milyon insan sosyal medyayla meşgul oluyor, etkileşim kuruyor ve orada hayatlarımızı paylaşıyoruz. Sosyal medya aynı zamanda bağlantı kurmamıza da yarayabilir izole olmamıza da; anlamlı da olabilir boş da; coşku verici veya bazıları için depresif bile olabilir.

Bu geniş kullanıma rağmen araştırmacılar hâlâ sosyal medya kullanımı artarsa ruhsal sağlık için zararlı mı olur yararlı mı olur konusu üzerinde bir kanıya varmak çalışıyorlar.

 

Sosyal Medya Depresif Hissettirebilir mi?

Doom-scrolling gibi terimlerin son zamanlarda kültürel argoya girmesiyle ve bazı insanların çevrim içi çok zaman harcaması negatif bir ruh haline sokabilir.

Fakat ekranı sonsuz kaydırma döngüsü aslında sizi gerçekten depresyona sokabilir mi ve eğer bu gerçekleşirse etkileri geçici mi olur kalıcı mı? Sosyal medya durumsal depresyona yol açıyor, hatta majör depresyonun ilerlemesine sebep oluyor olabilir mi?

Sosyal Medya ve Durumsal Depresyon

Durumsal Depresyon, hayatınızda büyük değişimlerin veya travmatik olayların ardından gerçekleşebilir. Deneyimlenen bazı durumlardan sonra kötü, enerjisiz hissetmek veya hevesli olmamak tamimiyle doğal olabilir, şunlar gibi:

-travmatik bir olay

-sevdiğin birinin ölümü

-işini kaybetmek

-önemli bir ayrılık veya boşanma

Ancak durumsal depresyon yararsız duyguların daha kalıcı hale gelmesine ve kendinizi tekrar iyi hissetmeye başlamanızın birkaç ay sürmesine sebep olabilir.

Durumsal depresyon yaşarken ekran sürenizin arttığını görebilirsiniz. Bazı insanlar rahatlamayı, öne çıkan reeller veya popüler konulara kaçarak bulabilir. Bir başkaları, öfari duygusu için aldığı her ‘like’a tutunabilir veya kendi bakış açılarını doğrulamak için internette kendi bakış açısındaki insanları arayabilir.

2014’te yapılan bir inceleme, sosyal medya ve depresyonun yıkıcı bir döngünün parçası olabileceğini öne sürdü. Bu insanlar, hâlihazırda durumsal depresyon yaşayanlar, sosyal medyaya daha fazla girmeye meyillidir ve sosyal medyaya fazla maruz kalmayla depresyon belirtileri birbirleriyle ilişkilendirilebilir ya da en azından bir risk faktörü halini alabilir.

 

Sosyal Medya ve Klinik Depresyon

Eğer sosyal medyada dolaşmak sizi uykudan, bir işi sürdürmekten, hijyeninize veya beslenmenize dikkat etmekten alıkoyuyorsa sosyal medya kullanımınız problemli bir hal alıyor olabilir ya da siz, klinik depresyon veya majör depresif bozukluğuyla (MDB) uğraşıyor olabilirsiniz.

DSM-5’e göre iki haftalık süreç içerisinde aşağıda belirtilen semptomlardan en az beşini yaşıyorsanız ya da üzgün hissediyor veya depresif hissediyor, ilgi veya keyif kaybı yaşıyorsanız majör depresif bozukluk teşhisi konur.

  • Vücut ağrıları
  • İştahta dikkat çekici bir değişiklik
  • Uyumama veya önemli ölçüde fazla uyuma
  • Bilinç kararması
  • Asabilikte artış
  • Endişeli hissetme
  • İntiharı düşünmek

 

Sosyal Medya hangi tür depresyona neden olur?

Sosyal medya, özellikle diğer sağlıklı iletişim biçimlerinin yerini almıyorsa doğal olarak zihin sağlığı için zararlı değildir. Ancak, sosyal medya dolayısıyla zararlı davranış ve söylemlere maruz kalmak ruh halinizi etkileyebilir, hatta depresif belirtilere sebep olabilir.

Örneğin, toksik pozitiflik zararlı olabilir.

Sosyal medyada ‘sadece iyi hisler’ arzulayan toplulukların üyesi olmak istenmeyen bazı olumsuz duyguların bastırılmasına, potansiyel depresyon semptomlarına katkı sağlamanıza neden olabilir. Bu tarz döngülerde, eğer zorluklar yaşıyor veya başkalarının sizin bu durumun üstesinden gelmek için yeterince çalışmadığınızı düşündüğüne inanıyorsanız kendinizi istenmeyen kişi gibi hissedebilirsiniz.

Ayrıca, toksik pozitiflik gerçek hayatınızı nasıl algıladığınızı ve bunun hakkında nasıl paylaşım yaptığınızı da etkileyebilir. Doğal akışta gerçekleşen eğlenceli ve zorlayıcı deneyimlerin tümünü görmezden gelerek hayatınızdaki sadece eğlenceli şeyler hakkında gönderi veya fotoğraf paylaşmak konusunda baskı hissedebilirsiniz.

Ayrıca siber zorbalık gerçek hayatta ruh sağlınızı etkileyebilir.

2019’da Birleşik Arap Emirlikleri’ndeki öğrencilerin katıldığı bir çalışmada siber zorbalığın arttığı gözlemlenirken yakın zamanda yapılan başka bir çalışma siber zorbalıkla depresyon, anksiyete, madde kullanımının ilişkisi üzerine araştırma yaptı.

Araştırma Ne Söylüyor

Sosyal medya günlük hayatlarımıza hızlı bir giriş yaptı ama etkileri üzerine yapılan araştırmalar onun hızını yakalamıyor. Araştırma sonuçları tartışmalı olsa da 2019’da yapılan inceleme ve 2020 analizleri, ergenlerin sosyal medya kullanımı ve diğer duygu değişim bozuklukları, depresyon gibi, arasındaki bağlantıları araştırdı.

Sosyal medya sağlığa yararlı da olabilir. Ancak bu başlıca şunlara bağlıdır:

  • Sosyal medyayı nasıl kullandığınıza
  • Sosyal medyadan ne elde etmek istediğinize
  • Önceden sahip olduğunuz etkilenmenize sebep olabilecek ruhsal sağlık durumu

 

Y Kuşağı

Yakın zamanda yapılan bir araştırma, 1980 ile 2000, Y kuşağı, arasında doğan üniversite öğrencilerinin sosyal medya davranışları ve depresyon ilişkilerini inceledi.

Çalışma, majör depresif bozuklukla ilgili beş davranışı ortaya çıkardı. Eğer aşağıda belirtilen yollarla sosyal medyayla ilişkide bulundularsa üniversite öğrencileri majör depresyon belirtilerini göstermeye daha yakındılar.

  • Sıklıkla üstünlük karşılaştırması yapmak veya sizden daha iyi olduğunu düşündüğünüz kişilerle kendinizi karşılaştırmak
  • Kendini beğenmiş fotoğraflardan rahatsız olmak
  • Grup fotoğrafları yerine kendi fotoğraflarını paylaşmak
  • Twitter’da 300’den az hesabı takip etmek
  • Sosyal Medya Bağımlılığı Ölçeğinde üst sıralarda olmak

 

Mevcut Ruh Sağlığı Koşulları için Destek Arayan Kişiler

Bugün, sosyal medya sadece yorumlardaki öfkeli siyasal kavgalardan oluşuyormuş gibi gözükebilir ama aynı zamanda hemfikir olan insanların birbiriyle kaynak, bilgi ve deneyim paylaşmasına da olanak sağlar. Bu paylaşım alanları, sosyal medya olmasa tanışma imkânı olmayacak insanlara birbirlerinde güven oluşturma potansiyeli de sahiptir.

2021’de yapılan bir araştırma, özellikle, sosyal medyada depresyonu olan çevrim içi grupları analiz etti. Sonuçlar, grup kimliği duygusunun ve depresyonla ilgili kaynak paylaşımlarının grup üyelerinin depresif belirtileri üzerinde olumlu etkiye sahip olduğunu gösterdi.

Ancak, bazı grup üyelerinin çevrim içi toplulukla fazla paylaşım yaptığı ve etkileşim kurmasıyla oluşan sosyal destek, depresyon belirtileri üzerinde olumsuz etkiye sahipti.

Zorlayıcı Davranışlar

Bir fotoğraf paylaştığınızı ve sonra gününüzün kalanını yaşamak için telefonunuzu kenara bıraktığınızı varsayalım. Ama bu esnada her biri fotoğrafınızı beğendiği zaman gelen çok tatlı bildirim seslerini duymaya devam edersiniz. Dolayısıyla kimlerin fotoğrafınızı beğendiğini görmek için uygulamayı açarsınız.

Sonra, beğeni bildirimleri azalmaya başlar. Belki, sadece bildirimler gelmiyordur? Ya da hücresel veriniz kötü olabilir mi? Böylelikle bir sorun olmadığından emin olmak için uygulamayı açıp sayfayı yenilemeye devam edersiniz – ama yine de hiçbir şey yoktur.

Bu sayede oda arkadaşınızla sohbetinize odaklanamayacağınız ve sonunda yapılacaklar listenizi tamamlamak yerine sadece koltukta oturup telefonda gezindiğiniz noktaya gelene kadar sayfayı yenilemeye devam edersiniz.

Çoğunlukla, bu sürekli tekrar tekrar kontrol etme hareketi çok yaygındır ve kesinlikle sizin hatanız da değildir.

Bu uygulamalar, beslenme düzeninizden bildirim dizaynına kadar bağımlılık oluşturacak şekilde tasarlanmıştır, hatta her ‘beğeni’ bildirimden sonra gelen ses bile.

Obsesif-kompulsif bozukluğu (OKB) olan insanlar için bu obsesif hareketleri yönetmek daha da zor olabilir.

2018’de bir yapılan, sosyal medyanın obsesif-kompulsif bozukluğu nasıl etkilediğini araştıran, bir çalışmada sorunlu sosyal medya kullanımıyla OKB arasında olumlu bir ilişki bulundu.

Bazı çalışmalar OKB’ye sahip insanlardan %25 ila %50’sinin hayatlarının bazı noktalarında majör depresif semptomlar yaşadıklarını gözlemledi.

 

Ruminasyonlar

Ruminasyon, düşüncelerinizi ve endişelerinizi tekrara koyan faydasız bir düşünme modelidir.

Yeni bir araştırma faydasız düşünmenin, depresyonu olan insanlar için daha zorlayıcı bir güçlük olduğunu ve ruminasyon bir kez başladıktan sonra ondan kurtulmanın daha zor olabileceğini gösterdi.

2020 yılında yayınlanan bir araştırma, lise öğrencilerinde sosyal medyayla ilgili ruminatif düşünmenin oluştuğunu gözlemlendi. Siber zorbalık yaşayan öğrenciler ruminsayona düşmeye başladıklarında psikolojik acıya açık hale geliyorlar.

 

Önlem Almak

Sosyal medyayı nasıl – ne kadar ve ne amaçla- kullandığınıza ve sizi nasıl etkilediğine dikkat etmek, etkilerini önlemenin veya azaltmanın en iyi yolu olabilir.

Soysal medyada vakit harcadığınız zaman daha üzgün, yalnız, soyutlanmış veya depresif hissettiğinizi fark ettiniz mi? Ya da enerji dolu hissederek veya zamanınızı anlamlı bir biçimde harcamış gibi mi uzaklaşıyorsunuz?

Eğer bir iPhone’unuz varsa telefonunuzu ne kadar kullandığınızı takip etmek için ‘Ekran Süresi’ özelliğini kullanmayı düşüşünün.

Sosyal medya daha dikkat dağıtıcı hale geldikçe tekrar kullanmak için daha iyi bir halde olduğunuzu hissedene kadar bir süreliğine bildirimleri kapatmayı veya uygulamayı telefonunuzdan kaldırmayı düşünün.

Sosyal medyanın iki tarafı keskin kılıcı potansiyel olarak size, anksiyete ve depresyonunuzu yönetmek için sağlıklı bir topluluk platformu da sunabilir, potansiyel olarak sağlıksız düşünce biçimlerini kötüleştirebilir de.

Eğer semptomları kendi başınıza yönetemeyeceğinizi hissetmeye başladıysanız bir danışman veya terapistle iletişim kurmayı düşünün. Eğitimli bir ruh sağlığı uzmanı, özel ihtiyaçlarınız için doğru tedavi planını oluşturmaya yardımcı olabilir.

 

Tekrar Özetleyelim

Aynı ilgi alanı veya hayat deneyimlerine sahip insanlarla iletişim kurmak çok faydalı olabilir.

Fakat sonuz kaydırma, sayfayı yenileme ve tatminkâr bir zihinsel ödül arama döngüsüne girmek depresif belirtilerinizi daha kötü hale getirebilir.

Sosyal medya, karşı koymak zor olacak şekilde tasarlanmıştır. Eğer sağlıksız depresif düşünce yapıları veya ortaya çıkan davranış fark ediyorsanız, sizin için anlamlı olana dönebilmeniz için, sosyal medya dürtülerinize yardımcı olabilecek araçlar ve uzmanlar vardır.

Kaynak
https://psychcentral.com/depression/does-social-media-cause-depression#tips

Çeviri: Rümeysa Kurt

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*