Travma deneyimi, bazı insanlar için mental kontrolü geliştiren bir bilişsel egzersiz işlevi görebilir.

     ‘’Seni öldürmeyen şey güçlendirir.’’ sözü travma , araba kazası ya da soygun gibi , deneyimleyen insanlarla yapılan çalışmalar sonucu destek bulmuş bir vecize. Her ne kadar insanların %7-8’inde yaşanılan olay sonrası stres bozuklukları (PTSD) , olaya dair istenmeyen ve aniden gelen hatırlamalar vs. görülse de birçoğu çabuk iyileşme ve hatta öncekinden daha iyi bir mental sağlık düzeyine eriştiklerini söylüyorlar (bir çok vaka için deneyimlenen travma ağır travmadan ziyade mutedil seviyelerde). Peki bu ‘Travma Sonrası Gelişim’’in temelini ne oluşturuyor? Journal of Experimental Psychology’de yayınlanan yeni bir makalede genel kanı, travmanın insanların kendi zihinleri üzerindeki kontrollerini arttırmaya yarayan bir tür ‘mental egzersizi’ tetiklediği yönünde.

     ‘’Araştırmalarımız gösteriyor ki, travma ile gelen deneyimler, bilişsel kontrol becerilerine uyum kazanılmasına doğal olarak katkı sağlayarak, kazazedelerin olaya dair dirençlerini geliştirmelerine yardım edebilir.’’ diye ekliyor  Justin Hulbert ve Michael Anderson. (Bard College, US & University of Cambridge )

     Her biri 48 öğrenciyle yapılan 2 çalışmanın ileri sürdüğüne göre, 18 yaşından önce, görece fazla sayıda travmaya maruz kalmış (kazalara tanık olmak ve ya bizzat yaşamak, şiddet görmek ve önem arz eden bir bireyin kaybı gibi) katılımcılar önceden verilen kelimeleri eşleştirmede,travma deneyimi olmayan katılımcılara nazaran, hafızalarını daha iyi ketledikleri görüldü.

     Çalışmada katılımcılara nötr ipucu kelimesi (örneğin keman) ve nötr ile negatif kelimeler içeren yanıt kelimesi (sokak ve ceset gibi) olmak üzere 60 kelime çifti gösterildi.İpucu kelimesi ekranda yeşil olarak gösterildiğinde yanıt kelimesini olabildiğince hızlı söylemeleri istendi.İpucu kelimesi kırmızı olarak gösterildiğinde ise yanıt kelimesini düşünmekten ve söylemekten kaçınmaları istendi.

     Diğer bir aşamada ise katılımcılara, basitçe hatırlama testi yapılarak orijinal ipucu kelimesi ya da yeni bir semantik ipucu kelimesiyle beraber yanıt kelimesinin ilk harfi gösterildi. (örneğin; anatomi c_ _ _ _)

     Hulbert ve Anderson çok sayıda travmaya maruz kalan ve görece daha az travma yaşamış grupların baş harf ilişkilendirme aşamasında (ikinci aşama) aynı derece iyi olduklarını,sayıca travma yaşayan grubunun düşünme ve söyleme eyleminden kaçınılması sürecinde daha iyi performans sergiledikleri ve gerektiğinde belirli yanıt kelimelerini unutmakta başarılı oldukları gözlemlendi.Bunun nötr ve negatif kelimeler için de geçerli olduğu ve ‘’değer gözetmeksizin,genel bir bastırma yetisi’’ olduğu kanısına varıldı.

     Veriler, travma deneyimlemenin insanlarda – en azından bu örnekteki gibi travma geçmişi olan ve üniversiteye kadar gelebilmiş katılımcılar için-  istenmeyen anıları bastırmaya yönelik direnç kazanmaya , ve hatta genel bir engelleyici kontrol mekanizması geliştirmeye  teşvik ettiğini gösteriyor.

     Eğer bu yeni bulgular güvenilir ise , -ki bu noktada çalışma, öğrencilerin travma geçmişlerine dair öz beyanlarına güvenmeyi gerektiriyor-  travma için Bilişsel Davranışçı Terapiyi uygun hale getirmeye yönelik yeni öneriler ortaya çıkarıyor.Alışılagelmiş  travma sonrası Bilişsel Davranışçı Terapi, danışanları deneyimlerini hatırlatan anımsatıcılarla yüzleştirmeye dayalıdır – bu teşhirin zamanla travmatik anıları daha az endişe edici hale getireceği düşünülür. Ancak Hulbert ve Anderson’a göre travmaya dair anımsatıcılardan kaçınmamak gerekiyor ve hatta bunları bastırma alıştırmaları yapmak, kişi için yararlı bile olabilir! Araştırmalarına şu notu da ekliyorlar: ‘’Bilişsel Davranışsal Terapinin faydaları, bastırmanın geri kazanımını danışanlara deneyimlerine dair anımsatıcılar vererek ve onları daha iyicil dönütler olarak yansıtmalarını sağlayarak artıyor.’’

     Elbette travmayı atlatamayan ve travma sonrası kronik stres bozukluğu görünen bireylerde bahsi geçen engelleyici/baskılayıcı kontrol mekanizması oluşturmada ve ya zamanla kontrol mekanizmasına uyum sağlamada yeterlilik görülemiyor.Hulbert ve Anderson bunun sebeplerinden birinin kortikal esnekliğe dayalı  genetik varyasyona bağlı olabileceğini düşünüyor. Ancak yeni araştırma belirtiyor ki ‘’travma ile yaşayan bir çok madur için, travmaya dair zamansız çıkagelen düşünceleri duygusal dengeye ulaştırma çabası,doğal bir bilişsel egzersiz niteliği taşıyor.’’

 

​Çeviren: Esra Kardelen Yöyen

Kaynak: —The British Psychological Society Research Digest,’’For some, experiencing trauma may act as a form of cognitive training that increases their mental control’’ By Emma Young

http://psycnet.apa.org/record/2018-34715-001

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*