Affetmek ya da Affetmemek

Dünya gerçekten de iki tür insana bölünebilir: kolayca affedebilenler ve bunu yapabilenleri kıskananlar. Kinlerden kurtulmak inanılmaz derecede zor olabilir ve hatta bazı bilim adamları bunun bir özlem gibi olabileceğini iddia edecek kadar ileri gitti. 

Yürümeye başlayan çocuğumun büyümesini izlemeyle ilgili en güzel şeylerden biri, öfkesinin veya hayal kırıklığının nasıl olduğunu gözlemlemektir.Yeni yürümeye başlayan çocukları uzun vadeli kin tutmaya bu kadar dirençli kılan nedir ve onlardan ne öğrenebiliriz?

Şimdiye kadar bir kan davasıyla uğraşan herkes, kinlerin bazen kompulsif bir nitelik alabileceğini bilir. Bize haksızlık eden birine adaleti nasıl sağlayacağımızı saplantı haline getirmek, uzun vadeli kinlerin bir özelliği gibi görünüyor. İntikam arzusunun çok verimsiz ve mantıksız olduğu ve bu verilerin, şiddet eylemlerinin önemli bir yüzdesinin bu arzudan kaynaklandığını gösterdiği göz önüne alındığında, intikam arzusuna bir tür düzensizlik, affetmeye de onun çaresi diyebiliriz. Gerçekte, onlarca yıldır, bilimsel fikir birliği böyle bir hipotezi destekliyor gibiydi.

Gelişmiş bir bilişsel sistemin parçası olarak kin ve affetme

Bununla birlikte, daha yeni olan intikam ve affetme teorileri, kinlerin bir tür kusur olmaktan ziyade, insanlarda zararları caydırmak için bir mekanizma olarak gelişen karmaşık bir bilişsel sistemin parçası olabileceğini iddia ediyor. Atalarımız için – hadi onlara intikam arayanlar diyelim – saldırgana bir tür zarar vermenin sonucunda, saldırganın intikam peşinde koşan kişiyi bir dahaki sefere istismar etmek istediği zaman göreceği zararı hesaplayabilirdi. Bununla birlikte, bu tür misilleme eylemi, kişilerarası ilişkilere zararı ile birlikte gelir. Bu tanımla, affetme, uzun vadede insan ilişkilerinin sürdürülmesine yardımcı olan tamamlayıcı bir sistemdir. Micheal McCullough ve meslektaşlarının yazdığı bu makaleye göre affetme sisteminin işleyişi, “zarar verenin gelecekteki zarar verme riskini ve onlarla olan ilişkinin gelecekteki değerini tahmin etmeye bağlıdır.”

Kin tutma ile ilgili beyin bölgeleri

Rasyonel tepkinin kin tutmanın zararlarını ve faydalarını tartmak olduğu düşünüldüğünde, sürece çok çeşitli beyin bölgelerinin dahil edilmiş olması şaşırtıcı olmamalıdır.. Sinirbilimciler, bir kişi tarayıcı içinde belirli bir görevi gerçekleştirdiğinde beynin hangi bölümlerinin aktif olduğunu öğrenmek için fonksiyonel manyetik rezonans görüntüleme veya fMRI kullanır. Ve evet, öfke ve ruminasyonun nörobiyolojisi hakkında bilgi edinmek için bilim adamları, MRI tarayıcıdayken çalışma katılımcılarını kışkırttı. Deneyci, bir anagram görevi sırasında onların birden çok kez sözlerini bölmesinin yanı sıra, katılımcılara kaba ve küçümseyici bir şekilde hakaret etti. Bu, deneyin “öfke indüksiyonu” kısmı oldu.

Bu çalışma, beynin olumsuz sosyal durumlara yanıt vermede rol oynayan bir bölgesi olan dorsal ön singulat korteks veya dACC’nin öfke deneyimiyle ilişkili olduğunu buldu. DACC’nin, beklenmedik uyaranlara veya hedeflere yanıt veren bir “nöral alarm sistemi” olduğu da söylenmiştir. İnsanlar, daha önce de görüldüğü gibi, genellikle yeni tanıdıklara karşı olumlu bir önyargıya sahip olma eğilimindedir. İnsanların aksi ispatlanana kadar masum olduklarına inanma eğilimi göz önüne alındığında, bilim adamları tarafından kaba muameleye maruz kalmayı beklemek için hiçbir nedenleri olmadığından, bu çalışmaya katılanların sinirsel alarm sisteminin patlaması şaşırtıcı değildir.

Bu çalışmayı yapan bilim adamları başka bir ilginç soruyu cevaplamaya çalıştılar – neden bazı insanlar hafif bir şeyden hemen sonra saldırganlık gösteriyorlar ve diğerleri sessiz kalıyorlar, ancak saldırganlıklarını daha sonra aile üyeleri gibi masum bireylere karşı çıkarıyorlar? Yerinden edilmiş saldırganlık olarak bilinen ikinci tür davranış, ani saldırganlıktan ziyade ruminasyonla karakterize edilir. Ruminatörler, bir başka deyişle kin tutanlardır.

Ruminasyonun sinirbilimi

Hangi beyin bölgelerinin öfke ruminasyonuna dahil olduğunu anlamak için katılımcılara  Çalışmanın başlangıcından bugüne kadar tam olarak ne yaptığınızı düşünün dendi . Beklendiği gibi, ruminasyon duygu düzenleme, olumsuz duygulanım (veya ruh hali) ve singulat korteks, medial prefrontal korteks (mPFC), lateral prefrontal korteks ve insula gibi sosyal biliş ile ilişkili bölgelerde aktiviteyi artırdı. Daha da ilginç olan şey, “yerinden edilmiş saldırgan” olan bireylerin, duyguların öz farkındalığı ve duygu düzenlemesiyle ilişkili olduğu bilinen bir bölge olan mPFC’de daha fazla aktivasyon göstermesiydi. MPFC’nin, başka insanlar hakkında izlenimler oluştururken ve diğer insanların zihinsel durumunu belirlemeye çalışırken de aktif olduğu bulunmuştur.

Affetme ile ilgili beyin bölgeleri

Affetme söz konusu olduğunda, “zihin teorisi” ağının bir parçası olan anterior superior temporal sulkus yani aSTS’nin rol oynayacağı görülmektedir. Nature dergisinde yayınlanan bir 2017 araştırması, sol aSTS’nin gri madde hacminin, insanların diğer insanları affetmeye istekli olma derecesiyle ilişkili olduğunu buldu.

Bir beyin bölgesinin büyüklüğünün affetme gibi özellikleri nasıl etkileyeceği konusunda kafanız karıştıysa, yalnız değilsiniz Makalede, yazarlar şöyle diyor: “beyin morfometrisindeki bireysel farklılıkların kişilik özellikleri ve görev performansı ile nasıl ve neden ilişkili olduğu hala belirsizdir, ancak çoğu zaman daha fazla gri madde hacminin bu bölgenin verimliliği ile ilişkili olduğu varsayılmaktadır.”

Birini affetmek için saldırganın masum niyetleri olduğuna dair beynin zihinsel bir temsil oluşturması gerekir. Bu olumlu duygu, affetmenin gerçekleşmesi için kişilerin verdiği zararların yarattığı olumsuz duygularla rekabet etmek zorunda kalacaktır. Çalışmanın yazarları, aSTS’deki daha büyük olan gri madde hacminin, bir bireyin masum niyetler hakkında bilgi üretme ve işleme yeteneğini artırarak affetmeye yol açabileceğini öne sürüyor.

Yeni yürümeye başlayan çocuğumun kin tutmadığı konusundaki tüm ısrarıma rağmen, bunu yapmaya başlamasının an meselesi olduğunu biliyorum. Yeni yürümeye başlayan çocukların kin tutma eğilimi pek olmasa da araştırmalar, daha büyük çocukların ve ergenlerin aslında yetişkinlere göre kin tutmasının  daha olası olduğunu göstermiştir.

Yeni yürümeye başlayan çocuklarda affetmenin ortaya çıkışı

Oestenbrook ve arkadaşlarının 4 ve 5 yaşlarında affetmenin ortaya çıkışını anlamak için tasarladıkları bir dizi çalışma, bazı etkileyici bulgular gösterdi. 4 yaşındakiler, kendilerine zarar verenin sonrasında kendilerinden açıkça özür dilemelerini isterken, 5 yaşındakiler pişmanlık belirtileri görürlerse suçluyu affetmeye hazırdı. Örneğin, küçük çocukların üzerinde çalıştığı bir resmi yanlışlıkla yırttıktan sonra, pişman olan kişi “Oh, resmini yırttım. Bunun olmasını istemedim. Bu benim hatam.” dedi .

Çalışmanın bu bölümünde yüzeysel özür ipuçlarına güvenilmediği göz önüne alındığında (ihlal eden açıkça özür dilemedi), 5 yaşındakiler özür dilemenin arkasındaki gerçek anlamı, yani iletmek için anlamaya başladılar. Ancak bu 4 yaşındakiler için geçerli değildi.

Araştırmanın ikinci bölümünde yazarlar, açık bir özür dilemenin 4 yaşındaki çocukları ihlal edeni affetmeye daha hazır hale getirip getirmeyeceğini anlamak için yola çıktılar. Yani çalışmanın bu bölümünde, pişmanlık duyan ihlalci daha doğrudan bir şey söyleyecekti – “Oh, resmini yırttım. Üzgünüm. Özür dilerim.” Açık bir özür varlığında, 4 yaşındakilerin 1. çalışmadaki 5 yaşındakilere çok benzer davrandıkları, yani affetmeye daha hazır oldukları bulundu. Bu, belki de küçük çocukların bir kişiyi affetmek için açık bir özür dilemeye ihtiyaç duyduklarını gösterir, çünkü onlar 5 yaşındaki çocuklar kadar yüzeysel pişmanlık ipuçlarını algılayacak kadar yetenekli değillerdir.

Çocuklarda Zihin Teorisi

Zihin teorisi veya diğer insanların psikolojik durumları hakkında çıkarım yapma yeteneği, çoğu çocukta 4 yaşına kadar gelişmez. Bu yetenek, 4 yaşındaki bir çocuğun, bir şeyi bildiği için başkalarının da öyle yaptığı anlamına gelmediğini anlamasını sağlayan şeydir. Örneğin 3 yaşındaki bir çocuk, bir şeker kutusunun şeker yerine kurşun kalemle dolu olduğunu keşfederse, kutuyu henüz açmamış başka bir çocuğun da içinde kalem olduğunu bileceğini varsayacaktır. Bu genellikle, çocuk 4 yaşına geldiğinde, zihin teorisi sırf kendileri kutunun şeker içermediğini bildikleri için başka bir çocuğun da bu gerçeği bileceği anlamına gelmediğini fark edecek gelişirler.

Son olarak, Oestenbrook ve arkadaşlarının çalışmasının ikinci bölümünde yazarlar, 4 yaşındakilerin, 5 yaşındakiler kadar kendilerine zarar veren kişi hakkında kolayca olumsuz değerlendirmeler oluşturmadıklarını buldular. Örneğin, pişmanlık duymayan bir kişi resmi yırttığında, 4 yaşındakiler, onları bir salıncaktan itme olasılıklarının daha yüksek olmasını beklemeyeceklerini söylediler(Ancak, zarar verenlerin başka bir kağıt parçasını yırtma olasılığı daha yüksektir). Yazarlar, okul öncesi çağındaki çocukların, diğer çocuklar hakkında olumsuz özellik atıfları yapmaları için daha fazla davranışsal örneğe ihtiyaç duyabileceğini öne sürüyor. Araştırmalar ayrıca okul öncesi çağındaki çocukların, insanların özelliklerinin sabit kaldığını ve farklı durumlar karşısında gelecekteki davranışlarını tahmin edebildiğini kavramakta güçlük çektiklerini göstermiştir.

Kızımın yürümeye yeni başladığı, insanları özür dilediklerinde anında affedildiği, olumsuz özelliklerinin çok fazla genelleşmediği ve ruminasyon için kesinlikle zamanın olmadığı bu aşamadan keyif alacağım. Ayrıca, bizim gibi kin sahibi ve intikam peşinde koşanlar haline gelmeden önce bu ufaklıklardan hepimizin bir şeyler öğrenebileceğimizi düşünüyorum.

 

Çeviren:  Ecem Beyza Yavuz

Kaynak: psychologytoday

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*