Daha İyimser Olmak

Sevgili Psikopol okurları iyimser olmak sadece ruhu değil, bedeni de besliyor! ABD’deki Boston Üniversitesi’nde yapılan bir araştırma, iyimser kişilerin yüzde 11 ila 15 daha uzun yaşadığını ortaya koydu.

Öğrenilmiş çaresizlik kavramını geliştiren Martin Seligman bir sosyal öğrenme psikoloğudur ve pozitif psikoloji hareketini başlatmıştır. Kendisi, iyimserliğin kişinin ne kadar uzun süre yaşayacağı üzerindeki etkilerini dört ana hatta belirlemiştir.

  • İyimserlerin, geçmişte engellenmiş bir amacı başarmak için çabalamayı bırakma eğilimi olan öğrenilmiş çaresizliği geliştirme olasılıkları düşüktür.
  • İyimserlerin, kötümserlere göre, önleyici tedbirlerle (düzenli doktora gitmek, doğru beslenme ve egzersiz yapma gibi) sağlıklarına dikkat etme olasılıkları yüksektir çünkü eylemlerinin başlarına gelecek şeyler üzerinde fark yaratacağına inanırlar.
  • İyimserlerin depresyona girme olasılıkları kötümserlerden daha düşüktür ve depresyon bağışıklık sistemi üzerindeki ölüm oranıyla ilişkilidir.
  • İyimserler, belki daha az psikolojik stres yaşadıklarından,kötümserlere göre daha etkili işlev gören bir bağışıklık sistemine sahiptirler. “

Seligman (1998) ayrıca iyimserlerin, kötümserlere göre yaşamlarında uğraştıkları şeylerde daha başarılı olduklarını bulmuştur. İyimser politikacılar daha fazla seçim kazanır, iyimser öğrenciler daha iyi notlar alır ve iyimser atletler daha fazla yarış kazanır.

Martin Seligman ve başkalarının da yaptığı çalışmaların gösterdiği gibi, iyimser düşünme iyi bir şeydir. Nasıl daha iyimser olabilirsiniz? İyimserlik çoğu zaman duygudurumu ve durumlara verilen duygusal tepkileri kontrol etme meselesidir. İyimser olmanın yolu, bireyin kendi düşüncelerini kontrol etmesinden geçer. Olumsuz düşünceleri tanıma ilk adımdır; bunu aynı olumsuz düşüncelere karşı çıkmak izler (Seligman, 2002). Problem, çoğu insanın düşünceleri hakkında gerçekten düşünmemesi ve onları olumsuz ya da kötümser olarak nitelendirmemesidir; bu da bu tarz düşüncelerin zarar verici etkilerinin kontrolsüz bırakılması anlamına gelir. İşte, iyimser düşünen biri olmak için izleyeceğimiz bir plan:

  • Kötü bir duyguduruma kapıldığınızda, durun ve aklınızdan ne geçtiğini düşünün.
  • Olumsuz ifadeleri fark ettiğinizde, onlara sanki başka birinden, yaşamınızı perişan etmek isteyen birinden, gelmiş gibi davranın. İfadenin size verdiği zarar üzerinde düşünün.
  • Bu düşüncelerle tartışın. Her bir olumsuz ifadeye meydan okuyun ve onu daha olumlu bir ifadeyle değiştirin.

 

Örnek: ‘Bu dönem ödevini asla bitiremem, çok zor ve yapacak o kadar çok şey var ki imkansız!’

 

  • Bu cümledeki hangi kelimeler cümleyi kötümser yapıyor? ‘Asla’ uzun bir süre gerektirmekte. Neden çok zor? Gerçekten imkansız mı, yoksa sadece zor mu? Ödevin sadece bir bölümü mü çok zor görünüyor yoksa tamamı mı?
  • Bu ifade bana hiç yardımcı olmayacak; sadece bana kendimi kötü hissettirecek ve ödev üzerinde çalışma güdümü azaltacak.
  • Dönem ödevini bitirebilirim. Sadece üzerinde çalışmak için daha fazla zaman ayırmak zorundayım. Ödevin farklı bölümlerini bitirmek için bir zaman çizelgesi yapabilirim, çok fazla televizyon izlemeyi bırakabilir ve ödev bitene kadar bekleyebilecek olan diğer etkinliklerden uzaklaşabilirim. Daha önce de buna benzer durumlarda kaldım ve üstesinden geldim, öyleyse şimdi de yapabilirim.

Üçüncü düşünme şeklinin çok daha olumlu ve umut verici olduğuna dikkat edin. Bu cümle olumsuz ifadede çok zor veya imkansız görünen şeyden bir yol bulup atlatmayı içermektedir. Aslında, daha iyimser bir düşünmeye sahip olmada son adım, kendinizle tartışmayı ve çarpıtılmış ya da hatalı olan düşünceleri düzeltmeyi öğrenmektir. Hatalı düşünceleri fark etmek başlangıçta zor olabilir. Aşağıdaki sorular, insanların olumsuz düşünmeye dikkatlerini vermelerine yardımcı olur:

  1. Son birkaç saattir aklınızdan geçen düşünceleri düşünün, kaç tanesi olumsuz düşüncelerdi? Bu düşünceleri daha olumlu olanlarla nasıl değiştirebilirsiniz?
  2. Çevrenizde kendine çok sayıda olumsuz söz söyleyen veya her zaman çabalarını küçümseyen veya kendini daha aşağı bir yere koyan insanları düşündüğünüzde, davranışları size nasıl hissettiriyor? Sizce davranışları kendilerine nasıl hissettiriyor?

İREM YALÇINKAYA

Kaynakça: Psikoloji Bir Keşif Gezintisi (443-445)

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*