HAYIR DEMEYİ BİLMEK

Günlük hayatta karşılaştığımız belki de çoğumuzun büyük sıkıntılar yaşadığı, pişmanlıklar duyduğu ‘hayır diyememe’ sorunu…  Sevdiğiniz biri size yemeğe çıkmayı teklif etti ama o gün hiç iyi istemiyorsunuz. Sevdiğiniz biri olduğu için kıramazsınız ve bu teklifin cevabı isteksiz bir evetle sonuçlanır. Ve arkasından gelen koca bir pişmanlık… Daha sonra hissedilen yoğun suçluluk…

Sizlere bahsedeceğim bu kitap işte tam olarak bunları inceliyor. Hayır diyememenin nedenlerini, kökenlerini, günlük yaşantımızda nasıl karşımıza çıktığını ve bu durumların analizlerini yapıyor.  Eğer sizde bu konu hakkında şöyle etraflıca bir okuma yapmak isterseniz bu kitaba göz atabilirsiniz.

 Öncelikle kitabın yazarı olan Marie HADDOU‘dan kısaca bahsetmek istiyorum.  Marie Haddou 1978’de Nanterre Fakültesi’nde psikopatoloji masterını tamamlayan, Fransa’daki birçok hastane ve klinikte psikolog ve tedavi uzmanı olarak çalışmalarını sürdüren yazar, çeşitli dergilerde (Cosmopolitan, M Magazine, Femina Hebdo, Madame Figaro, Femmes Actuelles, Top Sante, Vital, L’Evenement du Jeudi) yazıyor.

Kitaba gelecek olursak kitap iki ana kısımdan ve bu iki ana kısmın toplamda on bir alt bölümünden oluşuyor. İlk kısım hayır demekte zorluk yaşayan bireylerin kişilik ve davranış biçimlerinin kökenlerini daha iyi kavramaya ayrılmış. Sorunun kaynağını anlamak sorunun çözümünde anahtar rol oynamaktadır. İkinci kısımda ise örnekler üzerinden Bilişsel Davranışçı Terapinin bazı ilkeleri kullanılarak çözüm önerileri yer almaktadır. Kısaca Bilişsel davranışçı terapi (BDT), kişinin düşünce yapısında, algısında, olayları yorumlayış şeklinde, duygusal tepkilerini ve davranışlarını belirlediği kuramına dayanır. Bu sebeple, terapideki amaç, kişinin olumsuz ve işlevsel olmayan düşüncelerini yeniden şekillendirerek, yerine gerçekçi ve olumlu düşünce biçimleri koymaktır. Psikolog Marie Haddou, bu kitabında kişinin kendisini tanımasını ve ifade etmesini sağlayan “yapıcı hayır” ile savunma ve sürekli haklı çıkmaya yönelik “gereksiz hayır” arasındaki ayrımı bizlere aktarıyor. Kitapta var olan farklı farklı örneklerin gündelik hayatta sürekli karşılaştığımız şeyler olması ve bunları detaylandırarak işlemesi kitabın en beğendiğim özelliği oldu diyebilirim. Kitaptaki benim de sık gözlemlediğim bir örneği sizlerle paylaşmak istiyorum. ‘’Nispeten fazla kalabalık olmayan bir tren kompartımanında oturup yolculuğun tadını çıkarmaya hazırlanıyorsunuz. Tam bu sırada, karşınıza bir kadınla bebeği gelip oturuyor. Beyninizde fırtınalar kopmaya başlıyor: Sakin başlayan yolculuğum rezil oldu. Bebek sürekli ağlayacak ve annesi dışarı çıktığında benden göz kulak olmamı isteyecek. Başka yere oturmasını istersem kızıp nedenini soracak ve onun gözünde kötü bir insan durumuna düşeceğim. Ne berbat şey! Böyle düşünürken birden bu düşüncelerden suçluluk duyup: ‘’Aslında bebek çok şirin. Hem benim yardımıma ihtiyaçları olabilir, fazla zamanımı almaz. Bu kadar duyarsız ve bencil olmamalıyım.’’ gibi düşünmeye başlar ve duruma karşı koyamazsınız. Bu ne kadar olağan bir durumdur? Olayı değerlendiren, karşısındaki kişiyi acı hissederken ve zor durumda kaldığını gören kişi hayırla başladığı düşüncelerini evetle bitirir ve bu ‘düşünsel evet’ sözlü olarak karşı tarafa ulaşır, diyor Marie Haddou. Bir nevi kendimizden feragat ediyoruz aslında. Özel alanlarımızın, benliğimizin isteklerine karşı koyuyoruz ve sonunda da yıpranıyoruz. Bu kitap, bizim okuduktan sonra sınırlarımızın farkına varmamıza, daha nitelikli hayır kullanarak daha bağımsız hissetmemize yardımcı olacaktır.

Betül AKTAŞ

Kaynakça:

Haddou , M (2021). Hayır Demeyi Bilmek, İstanbul, İletişim Yayınları

Yorum bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Scroll to Top
Skip to content