Narsizm Bağlanma Stilleriyle mi Şekilleniyor?

Narsist bir tanıdığın var mı diye sorulduğunda çoğumuzun aklına gelen birileri vardır. Belki bu kişiler hep kendilerini övüyorlardır, başkalarını hakir görüyorlardır veya başkalarının duyguları ve düşünceleri tarafından etkilenmemiş görülüyorlardır. Belki de bu kişinin sürekli onaylanmaya ihtiyacı vardır ve sohbet esnasında konuyu hep kendine çekiyordur.

DSM 5’e göre Narsistik Kişilik Bozukluğu’nun en önemli nitelikleri gösterişlilik (kendini olduğundan daha büyük ve daha önemli görme ve gösterme), aşırı hayranlık arama ve empati eksikliğidir. Ancak aslında narsizmin iki ana türü vardır.

Gösterişli (grandiose) narsistlerin çoğunlukla abartılı benlik algıları vardır. Bu kişiler özellikle kibirli ve kıskanç olarak gözlemlenebilir. 

Kırılgan (vulnerable) narsistler çoğunlukla kendine güveni olmayan, hep kendine odaklanan ama başkalarından onay bekleyen şeklinde gözlemlenebilir. Bir klinisyen ve araştırmacı olarak benim için bu iki tür narsizmi anlama yolundaki en ilginç taraflardan biri, bir kişinin narsizmin tezahürünün nasıl bu kişinin en erken ilişkilerinde şekillendiğine bakmaktır. Son araştırmalar bu iki tür narsistlerin ve erken bağlanma stilleri arasındaki bağlantıları keşfetti.

Şunu farkettim ki, kırılgan narsizmle mücadele eden bireyler daha kaygılı bağlanma stiline sahip olmaya eğilimliydi. Partnerleri hakkında çok endişeli olmak ve sevilip sevilmedikleri hakkında bir türlü emin olamamak gibi. Öte yandan gösterişli narsistler hayatlarının en erken dönemlerinde kaçınmalı bağlanma stiline sahip olmaya eğilimliydi. Kendi başlarının çaresine bakmaları gerektiğini hissetmek, başka hiç kimseye ihtiyaçları olmamak ve görünüşte bağımsız olmak gibi.

İki durumda da bu bağlanma stilleri yetişkin ilişkilerinde yeniden oluşturulmaya eğilimlidir. Son yıllarda, araştırmalar bir narsizm türüyle bağlanma stili arasında ilişki olduğuna dair destekler sundu.

Araştırmalardan birinin sonucuna göre hem bağlanma kaygısı hem bağlanma kaçınması kendini korumaya (rakiplik gibi) doğrudan teşvik ederken, öte yandan hem bağlanma kaygısı hem bağlanma kaçınması narsizmin kendini geliştirmeye (takdir için) farklı ve doğrudan etkileri var. Daha spesifik olarak gösterişli ve kırılgan narsizm bakımından araştırmalara göre kaçınmalı bağlanma aleni narsizm ve gösterişle bağlantılıyken, bağlanma kaygısı gizli narsizm, kendine odaklı ilgi ve başkalarının değerlendirmelerine karşı aşırı duyarlılıkla bağlantılı bulundu. Buna benzer olarak başka araştırmalar kırılgan narsizmi kaygılı veya korkulu bağlanmayla ilişkili bulurken, gösterişli narsizmi güvenli veya kaçınmacı bağlanmayla ilişkili buldu.

Tabii ki bu, güvensiz bağlanma stiline sahip bireyler narsist olacaklardırdan ziyade narsist bir bireyin tecrübe ettiği bağlanma stilinin hem anlama hem tedavi için önemli olduğu anlamına geliyor.

Bir araştırmaya göre kırılgan narsizm düşük öz-saygı ve karşılıklı bağımlı özbenlik algısı (interdependent self-construal) ile ilişkiliyken, araştırmacılar ayrıca gösterişli narsizmin yüksek öz-saygı ve bağımsız özbenlik algısı ile ilişkili olduğunu buldu.

Narsist bir birey için bağlanma geçmişini farketmek onun için yardımcı olabilir, böylece kendilerini daha iyi anlayabilirler ve daha çok öz anlayış geliştirebilirler, ve böylece başkalarıyla olan uyumsuz ilişki kurma yollarıyla yüzleşebilirler. Bu bağlanma geçmişini inceleme, narsizm ile mücadele eden kişilerin başkalarından uzaklaşmaya ve ilişkilere mesafeler koymaya sebep olan narsistik eğilimlerine karşılık vermek için olanak sağlar.

 

Çeviren: Mikail Yayan

Kaynak: psychologytoday

 

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*