Yaygın Kaygı Bozukluğu

Dünya üzerinde yaşanan pek çok felaket, günlük yaşamda karşılaşılan zorluklar ve stres faktörleri endişeli bir ruh haline bürünmemize neden olabilir. Endişe; yaşamda aktif olarak rol almak ve varlığın devamı için gerekli iken, endişeli hissetmek ne zaman bir sorun olarak ele alınmalıdır? Endişe ile kaygı arasındaki farklar nelerdir? Yaygın Kaygı Bozukluğunun Belirtileri Nelerdir? bu yazımızda bu soruların cevabını ele alıyor olacağız…

Endişe Nedir?

Öncelikle Yaygın Kaygı Bozukluğunu anlamak ve değerlendirmek için endişe ve kaygı kavramlarını açıklayalım.

Endişe; zihinde oluşan bilişsel bir süreçtir. Gelecekte olması muhtemel olumsuz durumlar için zihnin yaptığı ön hazırlık sürecidir. Örneğin sizin için çok önemli bir iş görüşmesi öncesinde “Ya trafik varsa ve ben görüşmeye geç kalırsam? O zaman otobüs yerine taksiye binebilirim. Taksiciye ödeyecek yeteri kadar nakit param yoksa? Para çekmek için evden daha erken çıkmalıyım.” diye düşünebilirsiniz. Burada endişeye dair iki bileşenden söz edebiliriz. Birinci bileşen gerçekleşmesi muhtemel olumsuzluklar iken, ikinci bileşen ise bu olumsuzlukların sonuçları ve onlara bulduğunuz çözümlerdir. Endişe; gelecekle ilgili düşünceleri, bu düşüncelerin sonuçlarını, farklı durumlar ile nasıl başa çıkılabileceğini, zihin planlamalarını ve hazırlık sürecini kapsamaktadır. 

Endişe gelecek hakkındaki olumsuz düşüncelerdir. Genellikle “ya planladığım tatil harika geçerse?” gibi olumlu düşünceler yerine, gelecekteki muhtemel kötü sonuçlar üzerine odaklanırız. 

Endişeyi tetikleyen şeyler;

  • Öngörülemez Durumlar,
  • Yeni Durumlar,
  • Belirsizlik Durumlarıdır.

Endişe Ne Zaman Bir Sorun Olarak Düşünülebilir?

Günlük yaşamda herkes zaman zaman endişeli hissedebilir. Örneğin stresli durumlarda ya da yeni deneyimlerde daha endişeli hissetmek olağan bir durumdur. Çoğu günler endişeli hissettiğinizde, karşılaşılan duruma göre aşırı endişeli hissettiğinizde, endişenizi kontrol edemediğinizden yaşam kalitenizde bir azalma söz konusu olduğunda; endişe hayatınızı etkileyen bir probleme dönüşmüş olabilir.

Kaygı Nedir?

Yaygın Kaygı Bozukluğunu anlamak için endişe ve kaygının neler olduğunun anlaşılması önemlidir. Endişe zihinde olup biterken, kaygı bedende meydana gelmektedir. Kendimizi çok endişeli hissettiğimizde bedenimizde meydana gelen duyumsamalar kaygıyı nitelemektedir. Örneğin; kalp atışının hızlanması, sindirim sisteminde oluşan rahatsızlıklar, midede kelebeklerin uçuşması hissi, bulantı, ishal, terleme, titreme, huzursuzluk gibi… Kaygı ile ilişkili tüm bu tepkiler aslında vücudumuzun tehlike anında hayatta kalmamız için geliştirdiği bir savunma mekanizmasıdır. Buna tehlike saptama sistemi diyebiliriz ki vücudumuzun tehlikeye cevabı “ya kaç ya da savaş” olmaktadır. Örneğin ormanda yürüyüş yaparken bir ayının saldırısına uğramak üzere olduğunuzda, vücudunuz alarm durumuna geçecektir. Oradan uzaklaşmanız için bedeniniz ve bacaklarınız, hayatınız boyunca yaptığınız en hızlı koşuyu yapmanıza olanak sağlayacaktır. Bedenimizin önemli bir hayatta kalma düzeneği olan kaygı, ne zaman bir soruna dönüşebilir?

Kaygı kendinizi tehdit altında ve tehlikede hissettiğiniz her an tetiklenmektedir. Özellikle modern yaşam koşulları göz önünde bulundurulduğunda; iş hayatınızdaki stres faktörleri, özel ilişkilerinizdeki rolleriniz, ekonomik ve sosyal durumlar kaygılı hissetmenize neden olabilir. 

Endişe gibi kaygının da günlük yaşam kalitesinde azalmaya neden olması bir soruna işaret etmektedir.

Yaygın Kaygı Bozukluğu Nasıl Anlaşılır?

Yaygın kaygı bozukluğunun en temel belirtilerinden birisi aşırı ve kontrol edilemeyen endişedir. Özellikle kişilerin hayatlarının son altı ayı değerlendirildiğinde; süregelen aşırı endişe yaygın kaygı bozukluğunu düşündürebilir. Yaygın kaygı bozukluğunda tanı ölçütü olarak altı bedensel belirti bulunmaktadır. Bu belirtilerin tümünün ya da bazılarının görülmesi, kişiden kişiye değişiklik gösterebilir.

  • Kişinin kendini huzursuz ve gergin hissetmesi,
  • Yorgunluk hissi
  • Bir işe odaklanmakta zorluk çekmek ya da zihnin boşaltılamaması
  • Sinirli hissetmek
  • Kas gerilmeleri
  • Uyku bozuklukları (uykuya zor dalmak, sıklıkla uyanmak, az uyumak ya da çok uyumak )

Bu belirtiler özellikle son altı ay boyunca devamlı olarak yaşanıyorsa, belirtilerin yaşandığı günlerin sayısı yaşanmayan günlere göre daha fazlaysa ve kişilerin günlük yaşamında bir sıkıntıya dönüştü ise burada yaygın kaygı bozukluğundan bahsedilebilir.

 

Yazan: Semanur Erdal

 

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*