Yetişkinlerde Dikkat Eksikliği Bozukluğu

Dikkat eksikliği bozukluğu ve hiper-aktivite; daha çok çocukluk çağında görülen sendromlar olarak değerlendirilse de çocukken bu sendromdan muzdarip olan kişiler, sendromun etkilerini yetişkinlik hayatlarında da yaşayabilmektedirler. Özellikle modern dünyanın dinamiklerinde yaşanılan güçlükler ve karışıklar yetişkin DEB (dikkat eksikliği bozukluğu)‘i ile mi ilişkili dikkatlice anlamak ve tanımlamak gerekmektedir. Bunun için öncelikle DEB nedir, DEB için önerilen teşhis kriterleri nelerdir? belirtelim… 

Dr. Edward M. Hollewell & Dr. John J. Ratey, yetişkinlerde dikkat eksikliği bozukluğu için önerilen teşhis kriterlerini şu şekilde belirtiyor:

  1. Aşağıda yer alan yirmi maddeden en az on beşine ilişkin kronik bir bozukluk yaşanması.
  1. Yetersiz başarı, hedeflere ulaşamama hissi. Kişi ne kadar başarılı olursa kendini kayıp ya da doğuştan gelen potansiyelinin tamamını kullanamıyormuş gibi hissedebilir.
  2. Organize olmakta zorluk yaşamak; DEB’li yetişkinlerin günlük yaşamda karşılaştıkları en önemli problemlerden birisidir. Randevuların unutulması, kaybolan evraklar, başkalarının kolayca yönetebildiği “küçük şeylerin” onlar için devasa engeller oluşturması…
  3. Bir işe başlamayı sürekli erteleme ya da bir işi bitirmede zorluk yaşama.
  4. Aynı anda devam eden pek çok iş ya da sorumluluğu üstlenmek ancak neredeyse hiçbirinin sonunu getirememek.
  5. Aklına gelen düşünceyi, o anda söylenmesinin uygun olup olmayacağını düşünmeden söyleme eğilimi. 
  6. Devamlı olarak aşırı uyarılma arayışı.
  7. Can sıkıntısına tahammül edememe.
  8. Kolayca dikkat dağılması, dikkati odaklamada zorluk, sıkıcı anlarda dış dünya ile bağlantıyı kesme eğilimi ya da hiper-odaklanma (kişi bir şeye odaklandığında kendisine  seslenildiğinde dahi duymayabilir).
  9. DEB’li yetişkinlerin sıkça yaratıcı, sezgisel ve son derece zeki bireyler olması.
  10. Bir işin yapılması için gereken prosedürlerin takip edilmesinde zorluk yaşamak.
  11. Sabırsızlık ve hayal kırıklığına karşı düşük toleranslı olmak.
  12. Para harcama, sosyal planlar ya da kariyer planları yaparken dürtüsel davranma eğilimi.
  13. Ortada endişelenecek bir şey olmadığında dahi gereksiz yere endişelenme eğilimi.
  14. Güvensizlik hissi; on üçüncü madde ile ilişkilidir ve DEB’li yetişkinler sık sık etraflarındaki dünya paramparça olacakmış gibi hissetmektedirler.
  15. Hızlı, değişken ve çalkantılı bir ruh haline sahip olmak.
  16. Huzursuzluk hissi yaşamak; özellikle fazlaca hareketsiz kalındığında ya da stresli anlarda ileri geri yürümek, diz sallamak, parmak tıkırdatmak gibi…
  17. Bağımlı davranışa eğilim; DEB’li yetişkinlerde alkol ya da kokain gibi maddelerin kullanımına veya yeme, alışveriş, kumar ya da fazla çalışma gibi bir aktiviteye karşı olmaktadır.
  18. Özsaygıya dair kronik problemler yaşamak.
  19. Hatalı öz-gözlem; DEB’li yetişkinler diğer insanlar üzerindeki etkilerini diğerlerinin onları gördüğünden daha etkili ya da daha az etkili olarak değerlendirmektedir.
  20. DEB, manik – depresif bozukluk, madde bağımlılığı, depresyon ya da dürtü veya ruh hali denetimine dair diğer bozuklukların aile geçmişi (DEB’in muhtemelen genetik olarak aktarıldığı düşünülmektedir). 

Yukarıdaki maddeler değerlendirildiğinde bazılarının herkes için geçerli olabilmesi mümkün görünüyor. Bu nedenle değerlendirme; davranışın aynı zeka yaşındaki çoğu insandan önemli oranda daha sık olması durumunda kriterin karşılanmış olduğu üzerinden yapılmaktadır. 

  1. DEB’in çocukluk geçmişi (çocukken herhangi bir teşhis konulmamış dahi olsa geçmiş değerlendirildiğinde belirti ve semptomlar gözlenebilir).
  2. Diğer medikal ya da psikiyatrik koşullar tarafından açıklanamayan durumların varlığı. 

Bu yaygın kriterler klinik deneyimlere dayanmakta olup davranışın aynı zeka yaşındaki çoğu kişiye göre önemli oranda daha sık olması durumu göz önünde bulundurulmaktadır.

 

Yazan: Semanur Erdal

Kaynak: Dikkat Eksikliği Bozukluğu / Dr. Edward M. Hollewell & Dr. John J. Ratey / Pozitif Yayınları – 2013

 

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*